Aldatmak sadece fiziksel temasla başlamaz. Bazen herhangi bir bakışta, bazen niyette, bazen de kalbin yön değistirmesinde başlar. Metroda, sokakta, parkta ya da sosyal medyada fark etmez; eger insan sahip olduğu değeri unutup gözünü ve dikkatini sürekli
başkanlarına çeviriyorsa, bu durum zamanla ruhunu yorar. Çünkü sadakat sadece bedene değil, zihne ve kalbe de aittir.
Özellikle sosyal medya, insanı sürekli kıyaslamaya, beğenilmeye ve yeni heyecanlar aramaya itebiliyor. Bir süre sonra kişi, elindekinin değerini görmek yerine
dışarıdaki seçeneklere odaklanıyor. Bu da ilişkilerin temelini sessizce zedeliyor. Elbette her göz göze gelmek aldatmak değildir; insan sosyal bir varlıktır. Ancak niyet önemlidir. Bir bakışın ardında arayış, ilgi
beklentisi veya gizli bir yakınlaşma isteği varsa,sorun da orada başlar.
Sadakat, kimse görmezken de sınırlarını
koruyabilmektir. Çünkü insan önce davranışlarıyla değil, düşünceleriyle yönünü kaybeder. Ruhu temiz tutan şey ise saygı, bilinç ve seçtigi insana karşı gösterdiği özendir.