"Dirilmemek üzere sona ermiş aşklar, olağanüstü olabilecek, ama olamayan anlar, keşfedilmesi gereken, ama sonsuza dek kumların altında kalan hazineler daha aklımıza gelir gelmez bizler, yürekler hemen ölürüz. Çünkü böyle bir durumla karşılaşınca ölümcül acılar çekeriz."
Bazen ona öyle gelirdi ki, o, bu dünyaya onun için gelmiştir, onu düşünmek, onu mutlu etmek için, denizden ve güneşten topladığı enerjiyi ona taşımak, ona vermek için yaşamaktadır. Yaşamanın aslı, amacı budur. O zaman deniz ve güneş onların mutluluk kaynağı idiler ve bunun için vardılar sanki. Onları çevreleyen bütün öteki varlıklar onların sevinç ve mutluluğunu tamamlayacak, arttıracak ilavelerden başka bir şey değildir.