9/10
·224 syf.··
2026 8. kitabı
Olga Tokarczuk'un yazdığı benimde onun kitapları arasından okuduğum ilk romanı. Yüzeyde 17. yüzyıl Fransa'sında geçen bir arayış hikayesi ama asıl mesele çok daha içte: hakikate nasıl yaklaşıldığı, kimliğin dışarıdan mı içeriden mi inşa edildiği ve bir şeylerin büyüsüne kapılırken kendini kaybetmemek. Dört karakterin yolculuğu aslında dört farklı varoluş biçiminin sınavı. Marki ne kadar çok sorgularsa o kadar kayboluyor — bilinci bir araç olmaktan çıkıp kendini yutan bir saplantıya dönüşüyor. Veronika hep seçilen, hiç seçemeyen biri olarak yola çıkıyor; ama o "insanımsı varlığı" sahiplenerek ilk kez kendi iradesiyle bir şeye ait oluyor. Burling ve Delabranche bilinçli ama saplantısız oldukları için kaybolmuyorlar. Gauche ise hiçbir şey aramadan, hiçbir şey beklemeden yürüyor — ve tam da bu yüzden Kitap'a ulaşan tek kişi o oluyor. Kitap yerinde bırakılıyor. Bu jest romanın en yüklü anı: hakikat yok edilmiyor, tüketilmiyor, sadece bırakılıyor. Bir sonraki arayan için hâlâ orada. Bu hem hakikatin erişilebilir olduğunu hem de arayışın hiç bitmeyeceğini söylüyor — ikisi aynı anda doğru. Romanın özü şu: büyüye kapılmak gerekiyor, ama tadını çıkararak. Ne Marki gibi içinde kaybolarak, ne de de Berle gibi daha başında sırtını dönerek. Gauche'nin bilmeden bulması bir teselli değil, bir davet — bırakabilenlere kapı açık.
Kitap’ın YolcularıOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20251,052 okunma
10/10
·322 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:54
Servet Ertekinoğlu'nun kaleminden çıkan "Ne Yola Çıkabildim Ne De Yoldan", aidiyet, köksüzlük, gurbet ve insanın kendini arayışını etkileyici bir kurguyla buluşturuyor. yüzyılın Ahlat'ından günümüze uzanan hikâyede, yüzyıllar öncesine dayanan bir sır, yarım kalmış hayatlar ve çözülmeyi bekleyen bir kader düğümü var. Geçmiş ile bugün arasında kurulan bağ, sayfalar ilerledikçe daha da derinleşiyor. Kitapta hicret kavramı sadece bir yerden başka bir yere gitmek olarak değil, insanın özüne dönüş yolculuğu olarak ele alınmış. Bu yönüyle okurken sadece karakterlerin değil, kendi iç dünyanızın da izini sürüyorsunuz. Tarih, duygu, arayış ve anlam sorgulamasını sevenler için düşündüren ve hissettiren bir roman.
Ne Yola Çıkabildim Ne de YoldanServet Ertekinoğlu · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202610 okunma
Reklam
NO: 26 (YAZILMAK İÇİN YAZILMIŞ?)
4/10
·480 syf.··
2026 5. kitabı
No: 26 kitabını okudum, ancak bana göre çok saçmaydı. Kitap: çocukluğunda yaşadığı travmaların üstesinden gelmeye çalışan ve internette "Yeşil Küpeli Kız" adıyla gizli magazin haberleri yapan Mine Uysal ile Efe Duran adlı bir gencin yarım kalan duygularla ve sırlarla dolu aşk hikâyesini anlatıyor. İkinci kitabı Daire 7. ben ikisini de okudum ve yazılmak için yazılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim fikrimce, bu kitabı almak yerine daha yararlı ve faydalı eserler almanız sizler için çok daha iyi olacaktır. No: 26No: 26 Beyza AlkoçBeyza Alkoç
Duygu ve Düşünce
No: 26Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202111,6bin okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 7. kitabı
·
98 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:33
Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi adlı kitap, benim için sadece bilgi veren bir eser değil, aynı zamanda insanın evrendeki yerini sorgulatan etkileyici bir yolculuktu. Bill Bryson, bilim gibi çoğu zaman karmaşık görünen konuları sade ve anlaşılır bir dille anlatmayı başarıyor. Kitabı okurken kendimi bir ders kitabının içinde değil, merak uyandıran bir keşif hikâyesinin içinde hissettim. Evrenin oluşumundan dünyanın şekillenmesine, canlıların ortaya çıkışından insanlığın serüvenine kadar uzanan geniş bir anlatım sunuyor. En çok hoşuma giden yönlerinden biri, bilim insanlarının başarılarının yanında yaşadıkları zorluklara ve hatalara da yer vermesi oldu. Bu sayede bilim, uzak ve ulaşılmaz bir alan olmaktan çıkıp daha insani bir boyut kazandı. Kitap boyunca insanın ne kadar küçük bir varlık olduğunu, buna rağmen ne kadar büyük soruların peşinden gittiğini düşündüm. Bill Bryson'ın anlattığı her konu, beni günlük hayatın telaşından çıkarıp milyonlarca yıllık bir zaman dilimine götürdü. Özellikle evrenin büyüklüğü ve yaşamın ortaya çıkışına dair bölümler derin bir hayranlık uyandırdı. Bununla birlikte kitap, bilimin kesin cevaplardan çok bitmeyen bir arayış olduğunu da gösteriyor. Okudukça öğrenmenin sonunun olmadığını ve merak duygusunun insanı sürekli ileri taşıdığını hissediyorsunuz. Benim için bu eser, sadece bilimsel bilgiler sunan bir kitap değil; aynı zamanda insanın kendisini, dünyayı ve evreni daha iyi anlamasına yardımcı olan değerli bir rehber niteliğinde. Okumayı bitirdiğimde zihnimde yeni sorular ve daha fazla öğrenme isteği bırakması, kitabın en güçlü yönlerinden biri oldu. İyi okumalar dilerim.
Hemen Her Şeyin Kısa TarihiBill Bryson · Boyner Yayınları · 2023223 okunma
Aylaklığın Felsefesi
8/10
·192 syf.··
2021 6. kitabı
·
133 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 15:49
Aylak Adam, okuduğum birçok romandan farklı bir yerde duruyor. Çünkü burada olaylardan çok bir arayış anlatılıyor. Başkarakter C., toplumun ona biçtiği rolleri kabul etmeyen, sıradan bir hayatın
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2026 75. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 19:47
Kütüphanede görür görmez yüz yılı aşkın süre önce kaleme alınmış bu eseri okumak bana ilginç bir deneyim gibi geldi. Alır almaz başladım ve belli bir olay örgüsü dışında kaleme alınan ruhsal, zihinsel arayış içinde olan kitap karakterine rast geldim bu serüvende. Kahramanımız mutluluğun peşinde değil, melankolik takılan, edebiyat aşığı, felsefe tutkunu. Yalnızlığı seven değil bulunduğu ortamda onun gibi insanlar olmadığı için belli bir müddet yalnızlığa mecbur kalmış biri. Bildiklerini, tecrübelerini çevresindeki insanlarla paylaşmaktan çekinmezken kendisine #bitikadam denmesine de karşı. İçinde ölmek değil yaşamak duygusunu diri tutmayı başarıyor eser boyunca. Felsefe olsun, sorgulayan zihne sahip karakter olsun beni de silkelesin derseniz tam size göre. Reklam değil. @monoklkitap "Ben dünyaya olduğu gibi kabullenmek istemediğim için düşlemle onu tekrar yaratmayı ya da yıkarak değiştirmeyi deniyorum. Onu sanatla yeniden inşa ediyor ya da teoriyle alt üst etmeyi deniyorum. Bunlar birbirine iki zıt çaba fakat aralarında uyum ve birlik var." ~ "İşte buradayım: İçimi açtım ve kendimi vurdum; anatomi masalarındakiler gibi iç organlarımı ve sinirlerimi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdim. Eğer isterseniz en hakiki benliğimle tanışabilir ve aceleci yargılardan kurtulabilirsiniz. Burada olan benim biyografim değil içsel olaylarımın gerçek akışıdır. Eserimden geriye kalan her şeyin açıklaması ve anahtarı burada bulunuyor. Bu bir sanat eseri değil, kendime ve başkalarına yapılan bir itiraftır."
Bitik AdamGiovanni Papini · Monokl Yayınları · 20201,397 okunma
Reklam
Reklam