Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Esir Şehir Üçlemesiyle tanıştım Kemal Tahir'le. Üçlemeyi peş peşe okudum, zaten araya başka kitap almam da mümkün değildi.
Beni dönemin her kesimden insanıyla tanıştırdı. Kalemi de karakterlerle öylesine uyumlu ve değişken ki... Oldukça naif ve ruha dokunurken, birden kas gücüne güvenen insan konuşmasına geçişleri çok keskin ve keskin olduğu kadar da başarılı. Kemal Tahir bize, hikayenin içine yedirilmiş ve hep birbiriyle ilintisi olan farklı hikayeleri, farklı hayatları anlattığı gibi aynı olayları bir şekilde başka birinin gözünden nasıl göründüğünü de anlatıyor.
Üçlemenin ikinci kitabı Esir Şehrin Mahpusu’nu okurken elimde olmadan hep Kafka’nın Dava’sını düşündüm. Aslında Kamil Bey’in başına gelen Dava kadar bulanık değil, tersine oldukça net ve kesin.
Ve üçlemenin son kitabı; Yol Ayrımı. Kitabın daha ilk sayfasından yol ayrımını yaşatıyor okura. Okumamış olanlar için daha fazla yorum yapmak istemiyorum ama son kitapta; diğer iki kitaptan akılda kalan sorulara psiko-analizla cevap veriyor.
Bugüne kadar okumamış olmak kayıpmış...
Yol AyrımıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20194,157 okunma
Esir Şehir Üçlemesiyle tanıştım Kemal Tahir'le. Üçlemeyi peş peşe okudum, zaten araya başka kitap almam da mümkün değildi.
Beni dönemin her kesimden insanıyla tanıştırdı. Kalemi de karakterlerle öylesine uyumlu ve değişken ki... Oldukça naif ve ruha dokunurken, birden kas gücüne güvenen insan konuşmasına geçişleri çok keskin ve keskin olduğu kadar da başarılı. Kemal Tahir bize, hikayenin içine yedirilmiş ve hep birbiriyle ilintisi olan farklı hikayeleri, farklı hayatları anlattığı gibi aynı olayları bir şekilde başka birinin gözünden nasıl göründüğünü de anlatıyor.
Üçlemenin ikinci kitabı Esir Şehrin Mahpusu’nu okurken elimde olmadan hep Kafka’nın Dava’sını düşündüm. Aslında Kamil Bey’in başına gelen Dava kadar bulanık değil, tersine oldukça net ve kesin.
Ve üçlemenin son kitabı; Yol Ayrımı. Kitabın daha ilk sayfasından yol ayrımını yaşatıyor okura. Okumamış olanlar için daha fazla yorum yapmak istemiyorum ama son kitapta; diğer iki kitaptan akılda kalan sorulara psiko-analizla cevap veriyor.
Bugüne kadar okumamış olmak kayıpmış...
Esir Şehir Üçlemesiyle tanıştım Kemal Tahir'le. Üçlemeyi peş peşe okudum, zaten araya başka kitap almam da mümkün değildi.
Beni dönemin her kesimden insanıyla tanıştırdı. Kalemi de karakterlerle öylesine uyumlu ve değişken ki... Oldukça naif ve ruha dokunurken, birden kas gücüne güvenen insan konuşmasına geçişleri çok keskin ve keskin olduğu kadar da başarılı. Kemal Tahir bize, hikayenin içine yedirilmiş ve hep birbiriyle ilintisi olan farklı hikayeleri, farklı hayatları anlattığı gibi aynı olayları bir şekilde başka birinin gözünden nasıl göründüğünü de anlatıyor.
Üçlemenin ikinci kitabı Esir Şehrin Mahpusu’nu okurken elimde olmadan hep Kafka’nın Dava’sını düşündüm. Aslında Kamil Bey’in başına gelen Dava kadar bulanık değil, tersine oldukça net ve kesin.
Ve üçlemenin son kitabı; Yol Ayrımı. Kitabın daha ilk sayfasından yol ayrımını yaşatıyor okura. Okumamış olanlar için daha fazla yorum yapmak istemiyorum ama son kitapta; diğer iki kitaptan akılda kalan sorulara psiko-analizla cevap veriyor.
Bugüne kadar okumamış olmak kayıpmış...