"Kurtuluş, refah ve inkişafın temini ve asri [uygar] bir halk olabilmemiz, ancak Amerika'nın mandasını kabul etmekle mümkündür. Çünkü biz kendi kendimize medeni olma kudretine sahip değiliz,"diyen Kurtuluş Savaşı'nın sözde onbaşısı Halide Edip'e (Adıvar), Mustafa Kemal Paşa şu sözlerle cevap veriyordu:"Ahmaklar, memleketi Amerikan mandasına, İngiliz himayesine terk etmekle kurtulacaklarını sanıyorlar. Kendi rahatlarını temin etmek için bütün bir vatanı ve tarih boyunca devam edip gelen Türk istiklalini feda ediyorlar. İstanbul'dan gelen arkadaşlar, hâlâ bu manda mevzuunda nasıl ısrar edebiliyorlar anlamak mümkün değil. Bunun 'muhulli istiklal' [aldatıcı bir istiklal] olduğuna inanıp, milleti de inandırmaya çalışıyorlar..?"
Zarın perdenin belgenin ta kendisi
Sabah yıldızı ışırken dışardadır
Gün doğarken içerdedir
Bir kadın doğursa dışardadır
Bir baba ölse içerdedir
Bir savaş olsa içerdedir
Bir barış imzalansa dışardadır
Deniz inse içerdedir
Deniz çıksa dışardadır
Çoban çoban içerdedir
Sürü sürü dışardadır
HEPSİ BİRDEN (korkuyla, ürpertiyle, coşkuyla, AzraiYi
görmüşcesine, İsrafil' in surunu işitmişcesine) - Peki köpek nerdedir
- Arkadaşlar sizi bir alacakaranlık uykusuna çağırırım
Köpek kemikten yapılmış
Üstüne sayfalar yazılı bir deridir
O bulunduğu zaman biz de bulunacağız
Bulunup bilineceğiz demektir
Eşsiziz demektir
Mağaramızı kılıçlar koruyacak demektir
Kent para fırın ve ateş değişecek
İçine bizim alınyazımız karışacak demektir
Gün saatini bizim yerimize
Kıtmir kuracak demektir
Köpek bir gün bize
O boz tüyleriyle
Islak diliyle
Bir çocuk sesini andıran sesiyle
Hepimizin çocuğu geri dönecektir
Bir külün içinde yüzyıllarca duran
Biçimini yakalayıp geri dönecektir
Katedrali uğuldatan gök gürültüsünde
Mermer yaran depremde
Bizi ansıyacaktır
Her define bulunuşunda bizi unutsa da
Yeraltından her levha çıkışında
Bizi hatırlayacaktır
Gebeler bizi yalan yanlış sezerler
Doğumlarda aydınlıkça bilirler
Çocuğun çevresindeki ışık
- Ki onu yalnız anneler görürler -
O ışık bizdendir bunu bilirler
Çocuklar şubat ayında
Kara düşen kurt izinde
Bizi ansırlar
Yüreğe inen bir çivi biçiminde
- Bizi unuturlar
Senato seçimlerinde
Sofrada değil belki şölende
Biz nerdeyiz arkadaşlar düğün nerde
Biz konuğuz şölende
Ama gün olur anılmayız
Manastırda bile
- Hey ancak göz kıvılcımını seçebildiğim arkadaş
Peki bizim o evren beneği
Köpek nerde
HEPSİ BİRDEN (bir korkuyla) - Evet köpek nerde
- Köpek ne dışarda ne içerde
Kayanın kendisi belki
Mağaramızı evrenden ayıran
Kayserden ve Kayser kentinden ayıran
GATA'nın
rehabilitasyon merkezi bölümündeki fizik tedavi salonunda herkes
kendi hareketlerini yapıyor ve bir yandan da sohbet ediyorlardır.
Tomris:
Banuhan, dizi bitiyor mu?
Banuhan:
Biri biterken öbürü başlıyor.
Tomris:
Hayırlısı, ben seviyordum bu diziyi.
Bahadır:
Ben de seviyordum.
Banuhan:
Ay, sen sevmesen hatrım kalırdı. Hem sen söyle, projeler ne
alemde?
Bahadır:
Çalışıyoruz.
Banuhan:
Bana yazdığın kadar kod yazsaydın şimdiye bin kere bitmişti.
Tomris:
Doğru vallahi.
Bahadır:
Yan gazi, yan.