8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 14:36
#PınarKür ile tanışma kitabım #AsılacakKadın İmha kararı alınmış bir dönem kitap için. Müstehcen bulunmuş, cinsel arzuların tahrik, ar ve haya duygularının incinmiş olduğu ifade edilmiş. Bu kitabı okuyup böyle bir yönelim elde eden kişinin ruh sağlığı araştırılmalı diyor Kür, savunmasında. Kesinlikle katılıyorum. “Asılacak Kadın adlı romanıma konu olan gerçek olayın hikâyesini dinlediğimde ve asılmış kadının resmini gördüğümde yirmi bir yaşındaydım. Bu trajik öykünün bende yarattığı derin ve sarsıcı etki çok uzun süre devam etti. Öykü, yıllar yılı kafamda dolandı. İki buçuk yıllık yoğun masabaşı çalışmasına, bu çok uzun biçimlenme süresini de katarsak, Asılacak Kadın on beş yıllık bir emeğin ürünüdür.” “YALI CİNAYETİ SANIKLARI MAHKUM OLDU Birkaç ay önce kamuoyunu haftalarca meşgul eden ve halk arasında "Yalı Cinayeti" olarak adlandırılan dava dün sonuçlanmış ve sanıklardan Melek Ebruzade idama, suç ortağı Yalçın Özveren ise ömür boyu hapse mahkûm olmuşlardır.” Kocaman bir manşet ile üçüncü sayfada yer verilen bir cinayet haberi, kim suçlu, kim suçsuz bakmaksızın (görmek istemeksizin) suçlanan bir kadın. “Hiçbir şey demedi. Duruşma boyunca bir tek söz çıkmadı ağzından. Olacak iş midir. Görülmüş müdür sanığın böylesi. Hep bir şeyler söylemek için çırpınırlar. Tık. Kalem kırıldı. Gözünü bile kırpmadı. Bilmiyor mu kalemin kırılmasının ne manaya geldiğini. Bilir bilir. Gene de domuz domuz bakar gözünü gözüme dikip. İyi tanırım o bakışları. Bu gibilerin tek müdafaası susmak. Kötü kötü bakmak. Aklı sıra adam yerine koymuyor beni. Geçti o günler. Adam yerine konmadığımız günler çok gerilerde kaldı.” Ağır ceza başyargıcı Faik İrfan Elverir’in fikri bu. Eziklik kompleksi demek yersiz olmaz. Gecekondu da ezik bir çocukluk geçirmiş, hırs etmiş okuyup adam olmaya, başyargıç
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
233 Santigrat
8/10
·202 syf.·
2025 28. kitabı
En büyük bilimkurgu ve fantezi yazarlarından biri olan Ray Bradbury’in en meşhur kitaplarından biridir. 1966 yılında François Truffaut yönet- menliğinde beyazperdeye uyarlandıktan sonra, 1988 yılında opera olarak da sergilendi. Eser, kitapların yakıldığı belirsiz bir gelecekte geç- mektedir. Bu korkunç gelecekte kitaplar hükümet tarafından düşman ilan edilmiştir. Eskiden görevleri yangın söndürmek olan itfaiyeciler ar- tık kitap yakmaktadır. Yazar kendisini hissedilir biçimde baş kahramanla özdeşleştirmektedir. Baş kahramanımız, eskiden itfaiyecilerin ne görevi olduğunu, ne zamandan beri kitap yaktıklarını bilmemektedir. Sürekli bir sorgulama ve arayış içerisindedir. Yaptığı işten vicdan azabı çekmektedir. Etrafındakiler bu devre uyum sağlamış kişilerdir. Kahramanımız, anlaşı- lamamanın verdiği derin bir yalnızlık içerisindedir. Etrafındaki diğer kişi- ler kitapları gereksiz bulmaktadır; onlara göre bilgi edinmenin çok daha kolay yolları vardır. Hem zaten bilgi ne işlerine yarayacaktır! Kahramanı- mız kendisi gibi düşünen bir grup insanla bir matbaa açmıştır. Ve olaylar gelişir. Eser biraz karmaşık bir olay örgüsüne ve zor anlaşılır dile sahiptir. Yine de o kadar sürükleyicidir ki, kitap okuyor gibi değil de olayları biz- zat yaşıyormuş gibi hissedersiniz. Eser, okuyucuda derin bir karamsarlık hissi uyandırmakta, gelecekte bu şekilde olabilir mi sorusunu kitap bo- yunca beyninize kazımaktadır. Peki ya şimdiden bu distopyayı yaşamaya başladıysak? Eser, sizi de karakterleri ile beraber o devre götürmekte ve aynı hisleri size de yaşatmakta, aynı sorgulamaları size de yaptırmak- tadır. Eserin adı çok anlamlıdır ve içeriğini birebir yansıtmaktadır. Fah- renheit 451, kitap kağıtlarının yanıp tutuştuğu sıcaklık derecesidir. Bu ölümsüz eser; totaliter sistemlere, sansüre,
1000Kitap
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Reklam
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 273. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2024 14:08
Anlaşılacağı üzere, amatör yamyamlığından ar­ tık yaşamayan onlarca dile hakim bilgeliğinedek,Burton'unefsaneviolarakniteleyebileceği­ miz hiçbir özelliğini göz ardı etmedim. Nedeni çok açık; efsanevi Burton, Bin Bir Gece Masalla­rı'nın çevirmenidir. Kimi zaman şiirle düzyazı arasındaki radikal ayrımın, okuyucunun beklen­ tilerindekifarkların büyüklüğünden kaynaklan­dığını dilşünmilşümdür ;şiirin düz yazıda asla göz yumulamayacak bir yoğunluğa sahip oUluğu var­ sayılır. Buna benzer bir şeye Burton'un eserlerinde de rastlanır; başka hiçbirArap kültürü uz­manının rekabet edemeyeceği esaslı bir saygın­lığa sahiptir o. Yasak olanın çekiciliğine kapıl­mıştır. Söz konusu olan, Burton Club'ın bin üyesi için bin kopyayla sınırlandırılmış tek bir baskı­dır ve yasal zorunluluk nedeniyle bir daha ya­ yımlanamaz.
Hayata Dair
Binbir Gece MasallarıRichard F. Burton · Kırmızı Kedi Yayınları · 2017110 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2023 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2023 00:00
Artistik patinajcı kızımız ve hokey oyuncusu oğlumuzun lovelanmalarını okuduğumuz bir çıtır çerez diyebilirim kitap için. Çıtır çerez kitaplara göre bir tık fazla kalın ama yine de akıyor. Amerikan lise, amerikan üniversite temalarına bayılırım zaten ama içine bir de buz sporları girince daha da bayılıyorum. Tema bakımından beni memnun etti ama karakterler konusunda çok emin değilim. Başrol kızımız Anastasia, fena değil aslında. En azından arlı, namuslu, asla tek gecelik ilişkiler yaşamayan ama yine de kampüste elden geçirilmemiş kız bırakmayan arsız oğlanla öylesine bir gece geçirip "böyle şeyler asla yapmam ama kaslara, adonislere karşı koyamadım ya uf, neyse namus timsali olmaya burdan devam edeyim" tiplerine girip bir de ne hikmetse oğlanı da bağlayıp kendine kitlemiyor en azından. Şey aslında kampüste elden geçirilmemiş kız bırakmayan arsız oğlanı bağlayıp kendine kitliyor aslında ama en azından ar namus bekçiliği yapıp bizi germiyor. Anastasia, arsız oğlanımız Nate'den daha arsız Nate, tam bir klişe... Üzerine konuşma gereği bile duymayacağımız o oğlanlardan. Aşırı yakışıklı, takım kaptanı, sürekli başka bir kızla ama aşırı iyi kalpli, çok zengin ve baba sorunları var... Kitapta beni rahatsız eden şey Aaron'a düşen rol oldu. Ne olurdu eşcinsel ve çok tatlı bir partner olsaydı... Çocuğun amacı neydi onu bile anlayamadık. Saf kötülük gibi davrandı durdu. Bir de nedense hayalimde hep eşcinseldi Aaron. Pek kafamda oturtamadım o yüzden. Saçma bulduğum şey ise Nate'in takım arkadaşlarının Anatasia'ya tapması oldu. Tamam sevsinler ama bu kadar sevmeleri aşırı saçmaydı. Yine de kitaba puanım 7 falan olur gibi. Aldığım için pişman değilim, kafamı dağıttı.
IcebreakerHannah Grace · Olimpos Yayınları · 20232,488 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2023 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2023 15:26
Hürrem Sultan ile başlayan ve Kösem Sultan'ın ölümüne kadar devam eden saray kadınlarının devlet idaresine mü dahaleleri Hatice Turhan Sultan ile son bulmuş ve harem ar tık devlet işlerine müdahale edemez hale gelmiştir . Tüm bu gelişmelere rağmen Osmanlı Devleti yıkılışına ka dar güçlü bir Türk devleti olarak kendisinden söz ettirmiştir
Mahpeyker Kösem SultanMehmet Işık · Yediveren Yayınları · 201670 okunma
Akdeniz'in zenginliğinin kısa özeti
8/10
·216 syf.··
2022 98. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2022 15:06
Kitabın arka kapağındaki yazı kitabın bir nevi içeriği bence. AKDENİZ'İN ÖYKÜSÜNÜ ANLATMAK, KAYIP KITALARIN, TEK BİR İZ BIRAKMADAN YOK OLAN MEDENİYETLERİN, ANTİK YUNAN'LA MISIR'IN, CENNETTEN KOVULANLARLA TEK GÖZLÜ DEVLERİN VE DAHA NİCELERİNİN ÖYKÜSÜNÜ DE ANLATMAKTIR. Diyor yazarımız Ulaş Töre Sivrioğlu Gelgelim ne anlatıyor bu kitabımız. Öyle güzel anlatmış ki içerik fotoğraflarıyla o yönden artı güzellikte. Akdeniz medeniyetininin en büyük krallıkları biri Mısır diğeri Yunanistan bir diğeri ise Roma krallığı. Benim ilgimi tabi ki Mısır medeniyeti çekti. Ve Yunan medeniyeti yanında gelen Yunan mitleri. Akdeniz'in ilk insanları olan Neandertallerinden tutun da ilk alfabenin doğumuna, sanat ve Rönesans'a ardından Roma ve Kartacaya hatta kölelik konusunu sade dille anlatımı ile ders kitabı niteliğinde tavsiye edebileceğim bir kitap. Kitabı bitirmek üzere iken önemli bulduğum bir yer var. O da Kartaca'nın en önemli savaşçısı Hannibal'ın, Roma'nın en büyük düşmanı olan Hannibal'ın Mustafa Kemal Atatürk ile bağlantısı. O da şöyledir efenim Yaşlı sürgün şimdi Bithynia Krallığı'na sığınmıştı. Bazı kaynaklara göre Bithynia Kralı Prusias'a yeni bir başkent kurmasını önermiş kral da onun önerdiği yerde kendi adına Prusa (Bursa) kentini kurmuştu. Hannibal ar- tık altmışlı yaşlarının ortalarına gelmişti ve burada huzurlu bir ihtiyarlığın tadını çıkarabilirdi ama Romalılar hâlâ onun peşindeydi ve Bithynia kra- lindan Hannibal'i istemeye devam ediyorlardı. Sonunda kralı ikna etmeyi başardılar. Romalılar genelde ele geçirdikleri düşmanlarını Roma'ya götürüp bir kafes içinde halka teşhir ederek aşağılarlardı. Bir zamanlar Roma'ya korku salmış böylesine ünlü birinin sirk hayvanı gibi gösterilmesi Romalılar için gerçek bir eğlence olacaktı. Ancak Hannibal onların bu zaferi tat- masına izin
Edebiyat
Medeniyetlerin Şafağı Akdeniz'in ÖyküsüUlaş Töre Sivrioğlu · Epsilon Yayınevi · 058 okunma
Reklam
Reklam