Güç istenci, şu şekilde görünür:
a) “Özgürlük” istenci olarak ezilenler arasında, her türlü köle arasında: Hedef sadece özgür kalmak gibi görünür (dini açıdan: “sadece kendi vicdanına karşı sorumlu olmak”; “Protestan özgürlüğü” vs.);
b) Aşırı güç istenci olarak güce hazır daha güçlü insan türleri arasında; ilk denemede başarısız olduğunda, kendini “adalet” istenci olarak sınırlar, yani hükmeden türün sahip olduğu aynı haklar ölçüsüne sınırlar;
c) “İnsanlık sevgisi”, “halk”, ilke, gerçek, Tanrı sevgisi olarak; sempati olarak; “kendini feda etme” vs.; en güçlüler, en zenginler, en bağımsızlar, en cesurlar arasında; aşırı güçlenme, beraberinde taşıma, hizmetine alma, insanın yönlendirebileceği büyük bir güç miktarına sahip bir şekilde kendini içgüdüsel olarak dahil etme; kahraman, peygamber, Sezar, kurtarıcı, çoban; (—cinsel sevgi de buraya aittir; aşırı güçlenmeyi, sahiplenmeyi arzu eder ve kendini teslim etmekmiş gibi görünür. Temelde sadece “araca” duyulan bir sevgi, “ata” duyulan bir sevgidir— kullanabilecek durumda olduğu için şunun veya bunun birine ait olduğuna dair bir inançtır).
“Özgürlük”, “adalet” ve “sevgi”!!!
Arzu yoğunlaştıkça kayıtsız görünmek gibi oyunları oynayamaz oluruz, ne kadar çok ilgi duyuyorsak, karşımızdaki kişide bulduğumuz mükemmelliyet o denli bir aşağılık duygusuna neden olur.
Yeryüzünde herkesin anladığı bir dil vardır ve kendisi dükkanı geliştirirken bu dilden yararlanmıştır. Bu coşkunun dilidir, arzu edilen ya da inanılan bir şeyi gerçekleştirmek için sevgi ve tutkuyla yapılan girişimlerin dilidir..