Dünyanın bir yanılsama, gece vakti görülen kötü bir düş olmadığı foğru olabilir. Ona kaçınılmaz bir şekilde uyandığımız, onu ne unutabileceğimiz, ne de ondan vazgeçebileceğimiz doğru olabilir. Ama sonun yaklaştığını her zamanki gibi güç buluyorum.
Kafkanın romanının yaşandığı zaman sürekliliğiyle bağını yitirmiş bir insanlığın dönemidir. Öyle bir insanlık ki, hiçbir şey bilmemekte, hiçbir şey anımsamamakta, adları olmayan kentlerde oturmaktadır. O kemtlerin sokaklarının adları yoktur ya d abir gün öncekinden başka bir ad taşımaktadır., çünkü ad, geçmişin bir sürekliliğidir ve geçmişi olmayan insanlar da adsız ünsanlardır.