2. KİTAPTAN KESİTLER
Şimdi rahatsız bakışlar var üzerimde; Sahi, o kadar belli mi benden ne kaldığı? Hiç mi görmediniz hayatınızda, Tepeden tırnağa aşka boyanmış birini? ​Sen de kırmızı, ben diyeyim siyah... Ben seninle, Aşkın en koyu rengine büründüm.
Şiir
Notre Dame Katedrali
Victor Hugo , Notre Dame'ın Kamburu kitabını yazarak bu yapıyı yıkımdan kurtarmıştır... 《 2.fotoğraf Zangoç Quasimodo’nun heykeli... Victor Hugo müzesinde yer alıyor 》 Yüreğinizde sadece şefkat ve merhamet var. Sevecenliğinizle parıldıyorsunuz, çok ince, iyi yürekli, merhametli ve sevimlisiniz.. Notre Dame'ın Kamburu || Victor Hugo
Seyahat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Benim sevgi, 1-2 ton var herâlde; devamlı dibe çekiyor.
Felsefe

Ali Mekke ÇAYLI

@alimekke
·
Benim ağırlığım, sevgimdir; beni nereye götürürse oraya çekilirim. Augustinus
Psikoloji
Ya ben kesin evde kaldım ya hayalindeki kocayı bulmak için 2 demirin arasında dilek dilicektim eklenmedi bende mi şansızlık var yaa
Selmanı farısi ra Yüzlerce soruyla baş başayım.Kıyılara vuruyorum kendimi; en uç noktaya, o yüz yılı aşan deniz fenerine... Serkan BOL-Kör Kuyu Selmanı Farisi tasavvuf ehlinin yıldızı Şimdi yüzlerce soruyla baş başaydı O tasavvuf ilminin sönmeyen yıldızıydı Verdiği cevaplar yüz yılları aşarak yaşardı Resuli Ekrem derdiki Selman ehlibeytten Gizleme saklama insanları ilimden Hak ve hakikat aşığı bir yiğitsen Felek uzak olsun yazdığın heceden Ehlibeyttendir Selmanı Farisi Çeksede her çileye bir kez öf demedi Efendimiz onu över ve severdi O bir deniz feneri idi en uç noktaydı ilmi Ey Selman olsun selamın ve duan Yumuşak söz bol selam ile kazanır insan Hakkın sevgisini kazanır ona imanı olan Sende ayrılma güzel ve nasihat yolundan Selmanı farısi dua etti dediki ey Allahım Kıymetlendir ibadet ile geçsin zamanım Tüm servetimi terkederim ben razıyım Seninle baş başa geçsin benim her anım
Din
Gašru: Mezopotamya ve Ugarit’in Güç Tanrısı Gašru, eski Yakın Doğu panteonlarının gölgede kalmış ama ilginç bir figürüdür. Ugarit'te Gataru adıyla anılırdı; "güçlü, kuvvetli" anlamına gelen bu sözcük, hem bir tanrı adı hem de genel bir sıfat olarak kullanılırdı. Bu yönüyle Gašru, ruhsal güç, belki yeraltının karanlığıyla, belki ölüm sonrası alemle; kimi kaynaklara göre savaş ya da bitki dünyasıyla ilişkilendirilmiş olabilir. Zamanla, Mezopotamya'daki bazı tanrılar — Lugalirra ya da Erra gibi - Gašru'ya benzer niteliklerle algılanmış; bu da Gašru'nun doğrudan bir tanrı olarak değil ama karakter olarak anlam kazandığını gösteriyor. Neo-Babylon döneminde, Opis şehrinde Gašru adına tapınaklar olduğuna dair yazılı izler bulunur; bu da onun kültünün bir dönem varlığını sürdürdüğünü düşündürür. Öte yandan, Gašru'nun adı yalnızca bağımsız bir tanrı olarak değil, pek çok tanrının epiteti (sıfatı) olarak da geçer. Örneğin, yağmur ve fırtına tanrısı Adad, çoban tanrısı Dumuzi ya da aşk ve savaş tanrıçası İştar — kimi metinlerde "gašru / güçlü" sıfatıyla nitelenir. Bu, "Gašru" nun sabit bir kimlik değil, bir nitelik, bir güç sembolü olarak görüldüğünü işaret eder. Antik dünyanın tozlu arşivlerinde dolaşırken, bazı tanrı ve tanrıçaların görkemli tapınakları ve destanlarıyla karşılaşırız. Ancak bu büyük isimlerin gölgesinde, daha az bilinen ama işlevleri itibarıyla merkezi öneme sahip figürler de bulunur. İşte Gašru, tam da böyle bir figürdür: Adı bizzat "Güç" anlamına gelen, Ugarit'in sisli kıyılarından kadim Mezopotamya'nın bereketli ovalarına kadar uzanan kültürel bir köprü. Gašru (veya Ugaritçe’deki eşdeğeri Gataru), sadece bir tanrının adı değil, aynı zamanda mutlak ilahi kudretin ve yıkıcı gücün somutlaşmış haliydi. Gašru'nun hikayesi, kültürel alışverişin ve inanç