HİÇBİRİ
SUAT DERVİŞ
Cavide…
Annesi ve babası tarafından terk edilmiş, halasının evinde büyümüş, kuzeni Neriman ile anlaşamayan, hiç sevilmediği için sevmeyi bilmeyen; hoyrat, hırçın, yalnız, sevgisiz, zalim Cavide.
Annesi mutsuz evliliği yüzünden geçmişte tanıştığı unutamadığı Danyal ile kaçar; evini, kızını, eşini terk eder…
Gururu zedelenen Ali, minicik kızını bırakarak Avrupa’ya gider. Çocuğunu ablasına emanet eder, iyi bir aile terbiyesi alması için…
Suzan içinse Cavide, o ahlaksız kadının kızıdır. Kuzeni Neriman ise ona karşı derin bir kıskançlık içindedir.
Zaman akar, Cavide zarif bir genç hanım olur. Çocukluğunda görmediği sevgi, hissetmediği güven ve yaşadığı yalnızlık onun karakterini şekillendirir.
Cavide zalim, hırçın ve soğuk görünür; fakat bu sertliğin altında aslında yıllarca bastırılmış bir sevgi ihtiyacı vardır. Sevilmeyen bir çocuk büyüdüğünde, sevgiyi aramak yerine kendini korumayı seçer.İnsanlara yaklaşmak yerine duvarlar örmeyi tercih eder.
Tüm benliği kendisiyle dolu olan Cavide’ye hayat bir gün aşkı hissettirir. O zaman tüm terk edilişlerini, tüm yalnızlığını affeder…
Lakin karşılıklı olan bu sevgiye yine zalim hayat mani olacaktır.
Cavide’nin yaşadığı aşk da onun için yalnızca bir aşk değildir; yıllarca alamadığı sevgiyi ilk kez tatma, kendini değerli hissetme arzusudur. Ama Suat Derviş burada romantik bir hikayeden çok, hayatın ve toplumun insanın karşısına çıkardığı engelleri anlatır.
İçime işleyen, beni derinden üzen, harika bir eser.Suat Derviş eseri 20’li yaşlarının başında yazmış.Bilhassa kadın karakterleri ele alış biçimi, psikolojik derinliği ve toplum eleştirisiyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir.
O dönemde ses getiren yazar, ilerleyen yıllarda siyasi duruşu sebebiyle (sosyalist) ihmal edilir, görmezden gelinir, haksızlığa