10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:45
Bitti. Kutü'l-Amare Kahramanı Hatıratını Enver Paşanın kendinden 2 yaş küçük amcası Halil Paşanın ve onun nezdinde Tüm Osmanlı Subay ve askerlerinin cesaret, fedakarlık vatan sevgisiyle acılara ölümlere gülerek koşarak giden destansı hayatları olarak yorumluyorum. Fakir ve yoksul Türk çocuklarının Osmanlının askeri yatılı mekteplerinde başlayan ve koskoca bir İmparatorluğun her köşesinde savaşarak sona eren gemgenç hayatları... Alıntıları çıkarırken biraz zorlandım. Çünkü Hatırat olduğu için anlam bütünlüğünü bozmamak için uzun alıntılar çıkarmak zorunda kaldım. Çünkü bu bir roman değildi, bu bir öyküde değildi bu gerçek kahramanların gerçek hatıratıydı. Bu yüzden sevgili okur kardeşlerim bu hatıratta yazan kahramanlıkları, acıları, çileleri, fedakarlıkları vatan sevgisini daha iyi anlatmak için gerçek resimler ve videolar paylaştım. Başlık yorumları yaptım. Duygulandığınız tahmin ediyorum.. Kutü'l-Amare Kahramanı veda ederken her zamanki gibi tüm hatıratı kapsayacak kendimce çıkardığım anafikir alıntıyı paylaşıyorum. "Şimdi artık hem hür bir vatanda serbest bir vatandaş hem de bütün bu hatıralarla yaşayan bir eski askerim. O hatıralar ki mektepten, Abdülhamit'in mahkemelerinden başlar. Makedonya'ya, Tunus'a, Trablusgarp'a İran'a, Kafkasya'ya, Irak'a, Dağıstan'a, Türkistan'a kadar uzanır. Bazen bakarım, bunlar bir hayata sığmayacak şeyler gibi görünür. Ama sığdı işte. ve ben bunların hepsini yaşadım. daima hareketli, daima mücadeleci olarak. Hiçbir zaman, hiçbir yenilgi kabul etmedik. Ümit, heyecan, karar gücü, ihtiras ve hayat ufkumuzun genişliği sınırsızındı. Hayatımın bu akışından memnunum". Kutü'l-Amare Kahramanı Halil Kut Paşa sayfa 243 Timaş Yayınları.........
Kutü'l-Amare KahramanıHalil Kut Paşa · Timaş Yayınları · 201586 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 17. kitabı
Bu kitaba inceleme yazmak için özellikle bekledim, bekledim ki içim soğusun, bekledim ki düzgün cümleler kurabileyim… Ancak ne kadar mümkün olacak bilemiyorum tabii. Çünkü Zeytindağı bir hatıra kitabı olmakla birlikte, Türk’e tarihinde ne kadar hırpalandığını, ezildiğini hatırlatan bir uyarı kitabı niteliğinde. Ve bu hatıralar insanın kanına dokunuyor. Türk askeri, kendi yurdundan, kendi milletinden çok uzaklarda; kimi zaman bomboş hayaller uğruna, kimi zaman oyalayıcı bir faktör konumunda savaşmış; açlık, susuzluk, yoksulluk içinde canını hiç bilmediği amaçlar uğruna feda etmiştir. Ne kadar acı ki Türk askeri gibi şanlı bir mevkide olsan da kaderin, hayatın, birilerinin iki dudağı arasından çıkacak birkaç cümleye bağlı. Aşağıda paylaşacağım alıntı sadece bir örnek. İngilizleri Kanal’da oyalamak için Almanların planı uygulanıyor. Plan şu: Arada birkaç bin Türk feda ederek İngilizleri Kanal’da tutmak, Almanların karşısındaki ingiliz sayısını azaltmak. Dile kolay, “arada birkaç bin Türk feda etmek”… “İngiliz raporu diyor ki: “Bu vaka üzerine muhafız kuvvet otuz bine çıkarılmıştır.” Demek, Kanal’da Almanlar muvaffak olmuşlardır. Fakat Cemal Paşa’nın yanında bulunan Fon Kress Bey, bu kadarla doymamıştı. O: -Bir defa buraya gelen kuvvetin vazifesi geri dönmek değil, ölmektir, diyordu. Cemal Paşa, kumandan ve kurmaylarına sordu: -Muvaffak olmak mümkün müdür, değil midir? Hepsi: -Hayır, cevabını verdiler. Ordu kumandanı, Fon Kress’in ısrarlarına rağmen, hemen ricat kararını verdi. Bu kadar, on beş bine yakın Türk çocuğunun canını kurtarmıştır.” Soru şu: Ya Cemal Paşa, Fon Kress’in ısrarlarına karşı koyamasaydı? İnsan düşünmeden edemiyor: Fon Kress, ‘buraya gelen kuvvetin vazifesi ölmektir’ sözünü kendi milletinin çocukları için de aynı rahatlıkla söyleyebilir miydi? Can,
Tarih
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yorumm
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 12:01
BİR KİBRİTLE YOK OLMAK 2 Yazarı: Özge Naz Yayınevi: Guardian Sayfa Sayısı: 512 Merhaba. Serinin ikinci kitabı bitti. Yorumlayalım bakalım. Kasırga Hava Üssü'nün gölge askerleri Balkan Kızı için bir operasyona çıkmıştı. Yüzbaşı Barut eşliğinde Hayalet Timi görevi başarılı bir şekilde sonuçlandırdı. Talia Alaz artık ait olduğu topraklardaydı. Kendisinden saklanan gerçekler ile yalan dolu bir hayatta büyüyen kızımız çocukluğunun kahramanı Yeşil Dev ile artık karşı karşıyaydı. Yarbay Âkif Cesur Beton yıllar önce karşısında korkusuzca durarak ona Yeşil Dev lakabını takan kıza özlemle bakmıştı. Bir yanı korkuyordu. Talia'nın İngilizce konuşması ile işler karışır iken Barut Ulu ise Balkan Kızı'nın ne tarafta olduğunu çözmeye çalışıyordu. Yüzbaşı Alaz'ın kızı ne yapacaktı? Askerle iş birliği içinde olacak mıydı? Yoksa... Düşünmek istemiyordu ikinci seçenek yoktu. Talia, yıllar sonra ülkesine döndüğünde kırgındı. Kimse onları aramamıştı. Kaderlerine terk edilmişlerdi kardeşi ile birlikte. Ne yaşadıklarını kimse bilmiyordu. Geceleri nasıl uyuduğunu, gününün gözler önünde olmayan kısmında neler yaşadığını kimse bilmiyordu. Şimdi karşısındaki Yeşil Dev ona kızım diyordu. Neden geç kalmışlardı? Barut Ulu, ablası Umay'a Türkiye'ye döndüğünü haber vermiş kardeşi Ülkü'ye ise yine ulaşamamıştı. Ülkü'nün şımarık bir şekilde büyüdüğünü biliyordu ona eksiklik hissettirmemek için Umay da Barut Ulu da çok çaba sarf etmişti. Ama Ülkü evin hem şımarığı hem küçüğü modunu devam ettirdikçe Barut Ulu davranışlarını sorgulamadan edemiyordu. Talia Alaz'ı çocukluğundan beri tanıdığını timden kimseye söylemez iken yıllar önce ki patlamada tedavisini yapan doktor olduğu gerçeğini de sadece kendine saklamıştı. Ve o doktora olan sevdası ise sadece yüreğinde kalmamıştı, gözlerine bakan herkes o
1000k
Bir Kibritle Yok Olmak 2Özge Naz · Guardian Yayınları · 20241,526 okunma
9/10
·616 syf.··
2025 159. kitabı
Sezin Kaza... Benim en sevdiğim Askerim. Kitaptaki işlenişe göre, Türkiye'de ilk kez bir timin Kadın Komutanı oluyor. Ve adını time gelmeden önce kanla kazanıyor. Düşmanlarının kanlarıyla yaptığı Sezin Komutan sözü her şeyden önce benim için... Yazım diline gelirsek, bütün bilgiler araştırılarak ve uzun uzun anlaşılır bir biçimde açıklanarak yazılmış. Bence bu yönden anlatımı çok güzel. Gerçeklerle desteklenerek herşey açıklanmış. Askeriyede kullanılan bazı terimler, operasyon sahneleri falan derken gerilimin ve aksiyonun bol olduğu sahneler vardı gerçekten. Turan Komutan... Bizim Kaza'mıza, Zede olmaya gelen bir birey kendisi... Tanıştıkları andan beri aralarındaki çekimi asla inkar etmeyen, gerekirse birbirlerinin yaralarını deşen ama yine de uzakta olmayan iki Komutan... Timleri birbirine aile gibi olan ancak yaralarının da birbirlerinin içinde olan bir tim. Hiçbir şeyde birbirlerini esirgemeyen, her daim kenetli halde olan bir tim... Birbirlerinden yardımlarını esirgemedikleri gibi korkularını da esirgemeyen bir aile gibiler. İlk başta soğuk dursalar da yaşadıkları onlara bir şeyler hatırlatmış olacak ki soğukluk zamanla uçup gitti aralarında. Yazarımızın ilk defa kalemini okumama rağmen çok sevdim. Anlatımı açık, komik, yeri geldiğinde ciddi ama bir o kadar da kendini sevdiren bir kaleme sahip. Normalde bu kadar çok kimsenin kalemini övmem ancak gerçekten ve gerçekten övülmesi gereken kelimeler ve cümleler kurulmuştu kitapta. Ben de elimden geldiğinde emeğini sizlere göstermeye çalışıyorum. Serinin ikinci kitabını hemen okuyacağım. Burada yorumumu yazarak üçüncü kitabına da başlayacağım. (Bu arada, çok sevdiğim ve elimde olmasını istediğim için hemen serinin 3 kitabını da sipariş verdim...) Ben siparişleri verene kadar 4.kitabı da çıktığına göre, ek bir
KazazedeŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 20241,508 okunma
ah o yemendir, anlatılan senin de hikayendir..
Puan vermedi·200 syf.··
2025 489. kitabı
yemen.. islam inancına göre hazreti ademin oğlu kabil, kardeşi habili günümüzde suriyede yer alan şam şehrinde bulunan kasiyun dağında öldürür.. bu olaydan sonra kasiyun dağı çevresi 'dem-u şakik' olarak anılır bölgede yaşayanlarca.. (dem: kan; lugatim.com/s/DEM , şakik: ana baba bir erkek kardeş; lugatim.com/s/%C5%9EAK%C4%B0K ) dem-u şakik: kardeş kanı.. kardeş kanının aktığı yer.. zamanla bu kelime bölgeye gelenlerce gerek söyleniş gerekse yazılış olarak farklılığa uğrar; demuşk, dımaşk, dimaşk, damascus.. kardeşini öldüren kabil, babası adem tarafından kendisine beddua edilerek buradan kovulur.. kabil, yemene gider, burada nesli çoğalır, kendi yaşamı da hazin/ibretlik şekilde son bulur.. buraya dek yazdıklarımı -varsa- dikkatli okuyanlar dem-u şakikin söyleniş ve yazılışı değişirken bölgenin günümüzdeki adı olan şamın geçmediğinin farkına varmışlardır.. peki şam adı nereden gelmiştir? şuradan; şam, arapça sol, kuzey anlamına gelir.. islamiyet sonrası bölgenin, dünyanın, evrenin merkezi sayılan mekkedeki kabe araplarca bölgedeki yerleri isimlendirme konusunda da bölge insanını etkilemiştir.. mekkedeki kabenin sol tarafında kalan dem-u şakik bölgesine araplar dimaşk eş-şam demişlerdir, soldaki kardeş kanı bölgesi.. zamanla bu isim araplar arasında eş-şam, şam şeklinde kısaltılarak kullanılmıştır, bölgedeki müslüman olmayanlar ise buraya hala damascus demeye devam etmişlerdir.. bölgedeki araplarca mekkedeki kabeyi merkeze alarak bölgedeki yerleri isimlendirme olayından etkilenen bir diğer bölge de günümüzde aden körfezinde yer alan yemen bölgesidir.. yemen de kabenin güneyinde, sağında kaldığı için arapça güney, sağ anlamlarına gelen yemen sözcüğü ile anılan bu bölge zamanla dillerde, yazıda ve haritada bu adla belirtilir, gösterilir, ifade edilir
Türk Tarihi
Ah O Yemen'dirRüştü Paşa · Dorlion Yayınları · 020 okunma
ŞEHİT NUSRET BEYİ UNUTMAYIN!!
Puan vermedi·127 syf.··
2025 410. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 15:34
okumuş olduğum Urfa Mutasarrıfı Şehit Nusret Bey'in Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbindeki Savunması adlı kitap hakkında buraya inceleme yazmaya başlamadan önce şu iki şeyi yazayım; - hakkında inceleme yazmaya başlayacağım bu kitabın belirli bölümlerinden incelememde bahsedeceğim zaman bu bölümlerin buraya alıntı linkini kopyalayıp yapıştırmayacağım.. bunu yapma nedenim -varsa- incelememi okuyan kişinin, kişilerin inceleme-alıntı arası git geller yaparak incelemeden görece kopmasını, uzaklaşmasını bir nebze de olsa önlemektir.. (hem zaten bu düşüncemden sebep bu kitaptan burada alıntı da paylaşmadım..) - yukarıda yazdığım düşüncemden sebep bu inceleme -varsa- okuyucunun, okuyucuların gözüne muhtemelen biraz uzun gelecektir.. yazacağım incelemenin uzun olmasından sebep incelemeyi okumak istemesine rağmen okuyamayacak olan varsa yazacağım bu incelememi okumak yerine adına inceleme yazdığım kitaptan yararlanarak oluşturulmuş şehit nusret beyi anlatan şu vidYoyu izleyebilir; youtu.be/QsuEWW9cyJ0?si=... şunu da belirteyim; yukarıdaki linkte yer alan vidYoya kıyasla benim aşağıya yazacağım inceleme daha detaylı ve birden fazla kaynak ile oluşturulmuş bir yazı.. ----------------------------------------------------------------------------------------------- preveze sancağı sorgu hakimlerinden behram efendinin oğlu olan nusret bey, 1875 yılında yanyada dünyaya gelir.. mülkiye mektebinden mezun olan nusret bey 1900-1912 arası farklı yerlerde öğretmenlik ve mutasarrıflık (kaymakamlık) yapar.. 1912 yılının sonlarında I. balkan savaşında kaymakamlığını yaptığı iskeçenin işgal edilmesi sonrası istanbula dönen nusret bey, 1914 yılında bayburt kaymakamlığına atanır.. ilerleyen süreçte nusret bey, erzincan kaymakam vekilliği, ergani madeni kaymakam vekilliği yapar.. nusret beyin görev yaptığı bu bölgelerde aynı zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk
Türk Tarihi
Urfa Mutasarrıfı Şehit Nusret Bey'in Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbindeki SavunmasıMüslüm C. Akalın · Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat Ve Araştırma Vakfı Yayınları · 20111 okunma