10/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Şermin Yaşar'ın Söyleme Bilmesinler romanı, dışarıdan bakıldığında sıradan görünen bir ailenin içinde saklanan sırları, kırgınlıkları ve söylenememiş duyguları anlatan etkileyici bir aile romanıdır. Yazar, her karaktere söz hakkı vererek olayları farklı bakış açılarından sunar ve okuru sürekli olarak "Gerçek aslında neydi?" sorusunun peşinden sürükler. � Kitap Özeti +1 Romanın en güçlü yanı, karakterlerin kusurlarıyla birlikte son derece gerçekçi olmasıdır. Anne-babaların çocuklarına bıraktığı görünmez yükler, kardeşler arasındaki kırgınlıklar, aşkın yıllara rağmen sönmeyen izleri ve aile içinde nesilden nesile taşınan sırlar büyük bir samimiyetle işlenmiştir. � Kitap Özeti +1 Şermin Yaşar'ın sade ama derinlikli dili, kitabın akıcılığını artırırken okuru hem gülümsetir hem de hüzünlendirir. Roman ilerledikçe her karakterin görünenden çok daha farklı bir hikâyesi olduğu ortaya çıkar ve okuyucu olaylara dair yargılarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalır. � Kitap Özeti +1
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Merhaba, Semra ile, @destekyayinlari çıkan, @mitchalbom kaleminden, #birkeredaha kitabını okuduk. Öncelikle romantik bir hikaye ve 328 sayfadan oluşuyor. Yazar Amerika’nın en sevilen hikaye anlatıcılarından. Kitabındaki hikaye de benim en sevdiğim hikayelerden oldu. Kitabın başında kumar ve polis geçince farklı bir konu beklemiştim. Fakat hikayesi beni şaşırttı. Özellikle sonu beni çok etkiledi. Akıcı bir anlatıma sahipti. Sıkılmadan, sonuna kadar merak ederek okudum. İçerik olarak sadece bir aşkın hikayesi değildi. İkinci bir şansın olsa neler yapabileceğin ve değiştiremeyeceğin şeylerin önemini anlatıyor. Ah ikinci bir şansım olsaydı böyle yapmazdım dediğimiz olmuştur. Yazarda ana karakterin böyle bir gücü nasıl kullandığını, hatalarını ve aldığı dersleri anlatıyor. Aslında bir hikaye ama içinden çok anlam çıkarılacak ve düşünülecek bir konusu var. Bir hikaye sizi derinden etkileyecek ve etkisinden çıkamayacaksınız. Severek okuduğum ve iyi ki okumuşum dediğim kitaplar arasında yerini aldı. Sizlere de kesinlikle tavsiye ettiğim kitaplardan biri oldu. Bu kitabı kaçırmayın. Hayatınızda bir kere daha diyerek geriye gitme şansınız olsaydı ne yapardınız? Alfie, gücünü en kötü gününde öğrenir. Annesinin ölümünü geri almak isterken, bir hakkı olduğunu ama ölüm anını bir kez daha yaşarken bulur. Hatalarını, utançlarını düzeltebilir ama ölümden kaçamaz. Tüm ergenlik anlarında yaptığı utançları bir kere daha diyerek değiştirir. Kendini uçarı hareketleri denerken bulur ve onlardan kurtulur. Kızların ilgisini çekmeye ve yaptığı hataları düzeltmek için bir kere daha der. Çocukluğunda tanıştığı kişinin hayatının aşkı olduğunu bir kere daha karşılaşınca fark eder. Fakat aşk konusunda çok hata yapar. Bu hatalardan biri geri dönülmez bir yola sokar. Çünkü geçmişe gitmek ve
Edebiyat
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202645 okunma
Reklam
‘Bir çift yeşil göz’deymiş ’ruhum’ meğer…
8/10
·84 syf.·
2026 61. kitabı
Beni tanıyanlar bilir ne kadar şiir sevmediğimi… Kitabı bir gecede bitirmiş ve çok beğenmiş olmanın sevinci, ayrıca yazarın arkadaşım olmasının vermiş olduğu mutlulukla bu incelemeyi yazmayı kendimde hak görüyorum. “Yirmili yaşların vermiş olduğu buhranla mücadele etmeye çalışırken karşıma geçip gözlerimin tam ortasına doğru bakarak ruhsuzsun demişti. Onca duyguyu ve düşünceyi satırlara döken bir şaire söylenecek en son kelimeyi özenle seçmişti. Yüreğimdeki sızıyla karanlık koridorda ilerleyip odama gitmiştim. Onun yapmış olduğu bu hamleye karşılık şairce cevap vermeliydim. Bilgisayarımı açıp masaüstüne yeni bir klasör ekledim: 'RUHSUZ' Yıllarca ruhu olan şiirler yazıp zıt isimle oluşturulmuş dosyanın içerisinde topladım. Karanlık yirmili yaşlarımın peşini bırakmazken otuz yaşıma girdiğimde hiç beklemediğim bir şey olmuştu. Bir çift yeşil göz hayatımı aydınlatmıştı. Aşkın vermiş olduğu ilhamla yazılmış şiirler kitabın ikinci bölümünü oluşturdu.” Arka kapaktan Hakkı Mert Canlı ‘nın kendi ifadelerini paylaşayım öncelikle. Kitap iki bölümden oluşmakta, ilk bölüm kendisinin de bahsettiği gibi, ruhunu arayan, bulamadığı için de kendini ‘ruhsuz’ zanneden, buhranlı bir içsel yolculuk ve hayatı sorgulama bölümü. Yaradılıştan bu yana değinilen Varoluşsal sorgular çokça hakim şiirlere. İlk bölümdeki şiirlerde vurgulanan bulantı hissi Jean-Paul Sartre ‘ın Bulantı kitabını okuduğum zaman hissettiğim o bulantı hissini anımsattı bana. Arayış, hayatı anlamlandırma çabası, insan ne için yaşamalı sorgulamaları o kadar yoğun ki… Kitap ince de olsa, uzun uzun kapak kapatıp düşündürdü bu bölümde. İkinci bölüm ise ‘bir çift yeşil göz’de ruhunu bulan bir yüreğin umudunu, yaşamı anlamlandırma tohumlarını serpiştiriyor yüreğinize. İlk bölümde kafanızda oluşan soru işaretleri ve üç noktalar birden
RuhsuzHakkı Mert Canlı · Ange Yayınları · 20243 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 12:05
Senden Önce Ben, aşkın insan hayatını nasıl değiştirebildiğini duygusal ve etkileyici bir şekilde anlatan modern bir dram romanı. Jojo Moyes bu kitapta yalnızca romantik bir hikâye sunmuyor; aynı zamanda yaşam, özgürlük, fedakârlık ve umut gibi derin konulara da değiniyor. Kitabın merkezinde Louisa Clark ve Will Traynor bulunuyor. Louisa, sıradan ve renkli dünyasında yaşayan enerjik bir genç kadınken; Will ise geçirdiği kaza sonrası hayatı tamamen değişmiş, içine kapanmış ve umudunu kaybetmiş bir adamdır. Louisa’nın Will’in bakıcısı olarak işe başlamasıyla birlikte ikisinin hayatı da yavaş yavaş değişmeye başlar. Romanın en güçlü tarafı karakter gelişimi. Louisa’nın neşeli ama kırılgan yapısı ile Will’in sert görünen ama derinlerde acı taşıyan karakteri birbirini tamamlıyor. Aralarındaki ilişki klasik bir aşk hikâyesinden çok daha gerçekçi ve duygusal hissettiriyor. Özellikle aralarındaki diyaloglar kitabın en etkileyici bölümlerinden biri. Kitap boyunca okuyucu hem güldüren hem de boğazı düğümleyen sahnelerle karşılaşıyor. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı olduğu için hikâye hızlı ilerliyor. Ancak asıl etkiyi karakterlerin yaşadığı duygusal çatışmalar yaratıyor. Özellikle Will’in hayata bakışı ve Louisa’nın onu değiştirme çabası okuyucuyu sürekli düşünmeye itiyor. “Senden Önce Ben” yalnızca romantik bir kitap değil; aynı zamanda yaşam kalitesi ve bireyin kendi hayatı üzerindeki karar hakkı gibi zor konulara da dokunuyor. Bu yüzden kitap bittikten sonra bile etkisi uzun süre devam ediyor. Final kısmı ise birçok okuyucu için oldukça sarsıcı ve unutulmaz bulunuyor. Genel olarak “Senden Önce Ben”, duygusal yoğunluğu yüksek, karakterleriyle bağ kurduran ve okuru derinden etkileyen bir roman. Özellikle dramatik aşk hikâyeleri sevenler için hem romantik hem de düşündürücü
Senden Önce BenJojo Moyes · Pegasus Yayınları · 201333,1bin okunma
9/10
·112 syf.··
2026 46. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 02:18
Kitap Mısır Kahire'de geçiyor. Tamamen gerçek bir olay. Bir hücrede idamı bekleyen Firdevs'in hayatı... Firdevs; babası tarafından hor görülmüş, hiç sevilmemiş ve annesi tarafından, henüz kendisinden neyin koparıldığını anlamayacak yaştayken sünnet edilmiş bir çocuk. Fakat dünya ona hiçbir zaman çocuk olma hakkı vermiyor. Her erkekte babasından göremedigi sevgiyi, her kadında annesinde bulamadığı şefkati arayan Firdevs, sığındığı amcasının da tacizine uğruyor. Yaşlı bir adamla küçük yaşta evlendiriliyor, yediği lokmaları sayan, dayak atan ve onu hor gören bir erkek daha giriyor hayatına böylece. Dayaktan, açlıktan ve eşinden ümitsizce kaçıyor. Sürekli düşünerek sebepler arayan, sevgiyi bulamayan Firdevs ; erkeklerin çoğu zaman namuslu kadına merhamet değil görev gözüyle baktığını, evdeki kadının eş olmaktan çıkıp; yemek yapan, susan, dayak yemeye katlanan bir gölgeye dönüştüğünü; Ama aynı erkeklerin bir fahişenin karşısına geçtiğinde saygılı konuşmayı, para harcamayı, incelik göstermeyi öğrendiğini kendince idrak ediyor. Ve anlıyor ki; Evli ya da fahişe… aslında çoğu kadının hayatı bir tür pazarlığın içinde geçiyor. Sadece bazı kadınların bedeli nikâhla, bazılarınınki parayla ödeniyor. Birinin ücreti sofraya konan yemek, diğerininki avucuna bırakılan para oluyor. Ama her kadın biraz; sevilmek, korunmak, yalnız kalmamak uğruna kendinden bir şey eksilterek yaşıyor. Firdevs de bunu anladıktan sonra bedenini satmaya başlıyor. Fakat aslında ilk kez o zaman satılık olmayan bir şeye dönüşüyor. Çünkü yıllarca bedeni herkes tarafından ücretsizce kullanılmışken, şimdi ilk kez sınırlarını kendi çiziyor. Aşkı yaşayacak gibi olduğu her anda erkekler tarafından edilgen bir acize dönüştüğünü kavrıyor. Ve aşkın olmadığını anladığında daha yüksek fiyata kendini satıyor.Ama
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
Puan vermedi·1062 syf.··
2026 7. kitabı
Lev Tolstoy’un 1877 tarihli başyapıtı Anna Karenina, "Mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır" meşhur açılış cümlesiyle başlar. Eser; mutsuz evlilik, tutku, sadakat, kıskançlık ve 19. yüzyıl Rus aristokrasisinin ahlaki çöküşünü ustaca işleyen kusursuz bir psikolojik romandır.Roman, dönem Rusyasında kadın ve erkek ahlakı arasındaki derin çifte standardı şiddetle eleştirir. Vronski’nin yasak ilişki yaşaması toplum tarafından hoş görülürken, Anna sosyal bir parya haline gelir ve dışlanır. Tolstoy, ataerkil sistemin ve aristokratik yapının riyakârlığını, Anna'nın tecrit edilmişliği üzerinden gözler önüne serer.Tolstoy’un edebi dehası, karakterlerin iç çatışmalarını yansıtmadaki başarısında yatar. Anna'nın Vronski'ye duyduğu tutkulu aşkın zamanla nasıl saplantılı bir kıskançlığa ve ruhsal çöküntüye dönüştüğü (günümüzde Anna Karenina Sendromu olarak da bilinen süreç) adım adım işlenir. Anna Karenina, bireyin kendi mutluluğunu arama hakkı ile toplumun geleneksel kurallarına uyma zorunluluğu arasındaki çatışmayı inceler. Anna, tutkusunu seçerek evliliğine, annelik görevlerine ve toplumsal ahlaka başkaldırır. Ancak Tolstoy, geleneksel aile kurumunu yıkan bu isyanı cezalandırır; romanın sonunda huzur, Tolstoy’un değer verdiği toprağa bağlılık ve geleneksel aile yapısını koruyan Levin ile Kiti'de bulur. Edebiyat eleştirmenleri tarafından sıkça "tarihin en mükemmel ve en kusursuz romanı" olarak nitelendirilen eser, sadece bir aşk hikâyesi değildir. Sanayileşme, tarım reformları ve değişen kültürel yapının arka planda ustaca işlendiği roman, insan ruhunun derinliklerine inen sosyolojik ve felsefi bir başyapıttır.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Reklam
Reklam