En kültürlü halklar bile hala barış içerisinde yaşamayı öğrenemediler.
Geçmişten kalan kin duygusu ve yıkıp yağmalama ihtirası, tıpkı sahilde bulunan herşeyi bir anda yutan dalgalı bir deniz gibi, aniden dışa vurmaktadır.
Su baskınlarından korunmak için sağlam duvarlara ihtiyaç vardır.
Tanrı 'yı içinizde, ruhunuzda arayın, bunu kendiniz için yapın.
Daha sonra halka Tanrı' nın doğru yolunu gösterin.
Tekrar ediyorum -kalbinde Tanrı inancı olmayan bir halkın kurtuluşu yoktur.
Halkımızı kurtarın, ona Tanrı 'yı verin.
Ruh ve içerikten yoksun inanç formülleri değil,
Tanrı inancını telkin edin.
Dinsizlik -manevi fakirlik ve hastalıklı ruh halinin belirtisidir.
Dinsizlik -halkın sahip olduğu bütün kutsal değerlerin ölmesidir.
Bunun sonucu olarak, insanlar hayvani duyguların esiri olur, maneviyatsızlık, ahlaksızlık, kaba egoizm, hırsızlık ve had safhada duygusal çöküntü başlar.
Aydın olmak gösterişli bir kıyafet giymek yahut kolalı bir yaka ve modaya göre şapkayla dolaşmak değildir.
Aydınlar halkın beynidir.
Halk bizi eğitimimiz bittikten sonra iyi maaşlı bir işe girerek, akşamları lokantalarda oturmak veya sözde
'okuma salonlarında' kağıt veya domino oynamak için yetiştirmedi.
Bu hayatı yaşayanlar aydın değil, aydın süprüntüleridir.