Asu Özbek

Asu Özbek
@asuozbk
7 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
'...hiçbir şey yaratamamanın ne kadar boş hissettirdiğini bilemezsin."
Sayfa 97·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2017 127. kitabı
Bu kitapla ilgili çok beğendiğim ve her cümlesine katıldığım bir yazıyı küçük düzeltmelerle sizinle paylaşacağım. Hem kitabı hem de günümüze tuttuğu ışığı görebilmemiz açısından çok önemsiyorum bu cümleleri. İşte her cümlesine katıldığım o efsane tespitler: "Geçenlerde Biz adlı romanını okuyordum. Yazarın Rusya'da politik hareketten dolayı hapsedildiği dönemde yazılan bu roman 26.yy dünyasında geçiyor. Bireysellikten ve duygulardan mümkün mertebe arındırılmış bir dünya. Mülkiyet hakkı yok, özel alan yok. İnsanlar cam evlerde yaşıyor. Yemek yemelerinden yürümelerine, sevişmelerinden sosyalleşmelerine her adım bir çizelgeye uygun olarak yapılıyor. İnsanlar sayılardan ibaret. Dünyaları da öyle. İşte böyle bir dünyada baş kahramanın ( D-530 ) tuttuğu kayıtlar aracılığıyla düşüncelerini görüyoruz. Şimdi bakalım; 1. Çevre tamamen düşman. Ağaçlardan, bitkilerden ve hayvanlardan nefret ediyorlar. Doğayı hayatlarından çıkarmak için yaşadıkları yerin etrafına devasa duvarlar dikilmiş hatta. Bu doğa ve hayvan düşmanlığı tanıdık geldi mi? 2. İnsanların her şeyi sayıyla hesaplı, limitler içinde yaşıyorlar ve bunun kendileri için en mükemmel düzen olduğuna inanıyorlar. Çok seslilik hayal bile edilemeyecek korkunç bir şey. Herkes bir arada ve aynı fikirde olmalı ama aynı fikirde olacakları şey de Velinimet'in istediği şey olmalı. Yani halk, muhalif bir konuda bir araya geldiğinde bu noktada kimse birlik vs. demiyor. Direkt düşman olarak algılanıp yok ediliyorlar. Düşünce özgürlüğüne olan düşmanlık tanıdık geldi mi? 3. İnsanların yatak odaları devletin tekelinde. Kim kiminle sevişmeli, ne sıklıkla ve ne zaman olmalı bunlar devletin belirlediği sınırlar içinde yapılmak zorunda. Aklı fikri halkının sevişmesinde olması, burnunu bu konunun içine sokması tanıdık geldi mi? 4. Halk,
Edebiyat
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202011,9bin okunma
7/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
Yakın bir arkadaşım Ursula Le Guin hayranı. O yüzden ne zamandır okumayı düşünüyordum ve bu kadar geç okuduğuma pişman oldum. Keşke o ölmeden önce tanışmış olsaydım onun satırlarıyla. Ne fark eder ki derseniz bunu açıklayamam sanırım. Başka çok sevdiğim bir yazar olan Tolkien için böyle hissetmiyorum ama. Çünkü zaten o hayattayken benim onun kitaplarını okuma ihtimalim yoktu. Ama Le Guin'in kitapları hep kitaplığımdaydı, gözümün önündeydi ve sürekli erteledim, o öldükten sonra da hevesimi mi kaybettim artık ne olduysa bu zamana kadar erteledim ama iki gün önce yeter bu kadar erteleme dedim ve başladım. Kitapta ilk farkettiğim şey isimlerinin önemi oldu ki Bay Rothfuss sanırım bundan biraz etkilenmiş dedim ve bu biraz moralimi bozdu çünkü Kral Katili Güncesi benim için tamamen yeni ve özgün bir dünyaydı. Ama yine de Rothfuss'un isimleri öğrenme mantığını ve üniversitesini daha çok sevdim. Evet, Le Guin'in okulu bana hiç sıcak gelmedi. Orayı hiç okul gibi düşünemedim. Hogwarts gibi bir yer bekliyordum ben sanırım. Ged'i hiç öğrenci gibi düşünemedim orada. Ged'in bu kadar çabuk her şeyi öğrenmesini, düşmanını bu kadar çabuk yenmiş gibi görünmesini de - yıllar aldığını biliyorum ama sadece Ged bunu söylediği için yoksa bir ayda olmuş bitmiş gibi geldi bana her şey- pek tatmin edici bulamadım. Konu güzel aslında ama bunun bu kadar kısa anlatılması ben de hayal kırıklığına sebep oldu. Bu kitabı kapattıktan sonra daha net bir şekilde anladım ki ben sürekli olaylar dönmesini, karakterin oradan oraya koşturmasını pek sevmiyorum. Bunlar illaki olacaksa bu olayların, karakterlerin ve duyguların uzun uzun betimlenmesini istiyorum. Bu kitapla sürekli Kral Katili Güncesini karşılaşırdım. İkisi de sürekli isimlerin öneminden bahsettiği için hemen bir bağ oluşmuştu zaten kafamda bir
Edebiyat
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,4bin okunma
Benim içimi dökebileceğim kimsem yoktu.
Sana bir öğüt verebilir miyim? -Elbette Kaderinden yakınma. Bunu aptallar yapar. -Unutmayacağım bunu.