"Her şey dilde başlıyor!" sözünden yola çıkarak, bir öğretmen olarak kullandığımız ifadelere dikkat etmeliyiz.
"O ücretli öğretmen!"
"Aday öğretmenliğim bu yıl sona erecek!"
"Seneye uzman öğretmen olacağım!"
"Atanamamış öğretmenler atama bekliyor!"
"Atanamadım ama özel bir okulda öğretmenim!"
"Sözleşmeli öğretmenlik yapıyorum!"
"Bu yıl kadrolu öğretmen oldum!"
Bu ifadeleri türetebiliriz, ilerleyen satırlarda türeteceğiz de... Ne kadar çok öğretmen varmış değil mi? Ücretlisi, sözleşmelisi, kadrolusu, uzmanı, başöğretmeni derken liste uzuyor. Sıralamayı bilerek bu şekilde yaptım. En alt statüden en üste doğru giden bu sıralamaya sonuç odaklı baktığımızda aslında hepimiz aynı işi yapmaya çalışıyoruz: Öğretmenlik.
..........
Öğretmen geldi, atmaya kıyamadı korodan, beni en arkaya koydu, kimsenin göremeyeceği bir yere.
O gün söz vermiştim kendime, güçlü bir kadın olacak, bir gün o müdürün karşısına çıkacak ve " İnsanin güzelliği kalbindedir öğretmenim," diyecektim.
Yıllar geçti, o minik kız şimdi tarih öğretmeliği mezunu; mesleğine aşık! Henüz atanamadim ana onu da başaracağım.
... Ve de bence çok güzelim,halt etmiş o. Bir de hâlâ aynı ilçe de müdür o küçük kızım sözü söz, mutlaka ona gidip yıllar o ve kırdığı o kalbin parçasını geri alacağım.
Ona dokunan, bu yere kendisinin atanmamış olması, onu es geçmeleri değildi ; ama şu geveze, laf ebesi Stremof'un bu yere herkesten daha az layık olduğunu nasıl olup da göremediklerine kızıyor, buna şaşıyordu. Bu atamayla onların kendi kendilerini, saygınlıklarını bitirdiklerini nasıl görememişlerdi.