beyza

9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
"Aslında insanoğlunun bir değil, iki benliği vardı." Sanırım kitapdaki bu alıntı kitabın tamamını özetleyebilecek değerde. Kitap, insanın içinde yatan ve olduğu karakterin zıttı olan ikinci benliğimizin aslında farklı bedeni olmadığı için dışarı çıkamadığını anlatmak istiyor. Hani şu meşhur Yin Yang amblemi gibi. Siyahın içinde beyazın olduğu gibi, beyazın içinde de siyahın olması. Bizim zıt özellikte diye kutuplaştırdığımız şeyler, kendi içinde bir bütün oluşturuyor. Saf kötü ya da saf iyi diye bir şey yoktur. Mutlaka bizim derinlerimizde yatan, yansıttığımız kişiliğimizin zıttı bir kişilik vardır. Kitabın ürpertici atmosferi var, baş karakterimizin ikinci kişiliğinin dış görüntüsü bunu temellendiriyor. Tıpkı Dorian Gray'in Portresi gibi aslında. Dorian biri aracılığıyla içindeki canavarı uyandırıyordu burada ise kendi isteğiyle. Zaten ikiside gotik edebiyatının baş yapı taşları. Kitap adı gibi gerçekten de tuhaf bir hikaye. Herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Şunu da unutmayalım, yazarımız Robert Louis Stevenson gördüğü kabustan etkilenerek yazmış bu hikayeyi. Bazı insanların kabusları bile sanatsal. Evet iki benliğimiz olabilir ama bunu dengelemek bizim elimizde. Bir şeye körü körüne bağlanmaya kesinlikle karşıyım. Ne saf iyi, ne saf kötü. Nerede ne olman gerektiğini bil yeter.
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2023 16:08
Stefan Zweig 'in çok bilindik bir yazar olmasına rağmen çok bilinmedik muhteşem kitabı. Aslında kendini Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu gibi popüler kültüre kaptırmaması, daha da özel kılıyor. "Portal" kanalından hikaye ile alakalı video izlemiştim. Videonun içerisinde de gerek kitap, gerek de filmlerdeki karakterlerin karakter gelişimini anlatıyordu. Kişinin karakterinin baskı altında ortaya çıkacağını söylüyordu. O videoyu izlerken aklıma baş karakterimiz Christine geldi. İlk başlarda gördüğümüz o masum, utangaç, mülayim karakterin bir günde tepetaklak oluşu, şöhretin gözündeki bütün perdeyi siyaha boyaması, damarlarına işlemesi ve karakterini bütünüyle sarsması beni korkuttu. Sayfaların hızla akıp geçeceği bir kitap olacaktır. Hızla sayfaları geçerken, verilen mesajları da atlamamak gerekir. Bu hikayenin bir değil birden çok mesajı vardır. Hikayenin sonunun üstü kapalı bitmesi hoşuma gitti diyebilirim. Çok rastladığımız bir son değildir. Kim bilir belki de bizim içimizde de açığa çıkmayı bekleyen aç gözlü yanımız vardır, açığa çıkmasını sağlayacak şartlar henüz yoktur. Tıpkı Doktor Jekyll ve Bay Hyde’in Tuhaf Hikayesi gibi. O kitapta da şu söz geçiyordu: "Aslında insanoğlunun bir değil, iki benliği vardı." Belki de bazılarımzda ise ikiden çoktur. :)
İnceleme
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,025 okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 14:42
Kitap; belki de yaşamınız boyunca size birçok yönden katkıda bulunabilecek, içinizde yatan ve uyandırmak istediğiniz benliğinize "Hadi kalk, yapabilirsin." dedirtecek, kendinizden büyük gördüğünüz, o dağların tepesine çıkardığınız insanların aslında sizden daha geride, tepede değil de dağın eteklerinde kaldıklarını öğretecek bir kitap. Baş karakterimiz Martin Eden'in gelişimi, aşkı, arkadaşlığı, başarısı ve hayatı tüm artı ve eksileriyle önümüze sunulmuş. Belki de bu kadar gerçekçi olmasının nedeni, şaheserimizin yazarı Jack London 'ın bir nevi otobiyografi yazmasıdır. Hayatımızda beklediğimiz şeylerin er ya da geç olmasını isteriz ama ileride isteklerimizin değişebileceğini hesaba katmayız.Kitap buram buram felsefe kokuyor. Martin benim için kurgulanmış bir kitapta kurgulanmış bir filozof. Ruth ise bencilin teki. Kitabın başından beri sevmediğim bir karakter. Burjuva diye gözümüzde büyüttüğümüz o zengin, şatafatlı hayatların kendi içerisindeki saçmalıkları fark ettiğimizde, aslında benliğimizin onlardan daha üstün olduğunun farkına varırız. Hepimizin içinde bir dahi yatar ama sadece çabalayanlar gösterebilir dünyaya. Zor günlerinde yanında olmayan insanların şöhreti bulunca peşinde pervana olmaları ise karaktersizliğin ayrı bir cilvesi aslında. Dilerdim ki kurgu olsaydı ama kitap bir nevi toplum aynasının yansımasının kelimelere dökülmüş hâli. Kitaba sonlara doğru gelen Brissenden karakterimiz ise belki de en favori karakterimdir. Gönül isterdi ki saatlerce bu kitap hakkında yazayım ama yanlış sözler kullanıp büyüsünü bozmaktan korkuyorum. Kitabı mutlaka okuyun arkadaşlar, kendinizden bir parça bulacaksınız. Ha bir de saçma olacak ama şans eseri kitabın sonlarında radyoda "Ferhat Göçer - Yıllarım Gitti" çalıyordu, sanki bu şarkı Martin'den Ruth'a ithaf edilmiş gibiydi. :)
İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma