8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 15:47
RİTÜEL-ADAM NEVILL,408 sayfa “ Ormanın derinliklerinde kadim bir ruh uyanıyor…” Daha ilk sayfalarda sizi içine çeken psikolojik gerilim bir roman. Korku dalında August Derleth ve Rusa ödülleri sahibi bir kitap.Arkadaşlık,merhamet,macera,doğa ile mücadele,mistik öğeler,pagan kültleri üzerine kurulu bir roman. İskandinavya'nın el değmemiş ormanlarında yollarını kaybeden dört eski üniversite arkadaşının, pagan kültleri ve karanlık bir varlık tarafından avlanmalarını konu alan gerilim ve korku dolu bir hayatta kalma hikayesidir Ritüel .Psikolojik gerilimle doğaüstü dehşeti birleştiren kitapta, dört arkadaş bu klostrofobik ormanda fiziksel ve zihinsel bir mücadeleye girer…. Buzul Çağı’ndan sonra oluşan ormanlar… 500- 600 yıl yaşamış ağaçlar.. Balta girmemiş bir orman… Dört eski üniversite arkadaşı, İskandinav ormanlarında çıktıkları bir vahşi doğa gezisinde tekrar bir araya gelir. Ama hiçbir şey bıraktıkları gibi değildir. Hayatlarında farklı yönlere ilerlemişler, pek çok ortak noktaları kalmamıştır.Eğlence amaçlı çıktıkları bu doğa yürüyüşü bir anda aralarında giderek artan bir gerilime yol açar. Kestirme olarak seçtikleri yol, yaşadıkları yorgunluk öfkeyle birleşince hayatlarına mal olabilecek bir kabusa dönüşür. Kestirme bir yol ararken, tarih öncesi ritüellerin yapıldığı ve şeytani bir varlığa ev sahipliği yapan kadim bir ormanda kaybolurlar. Grup, terk edilmiş evlerde buldukları kemikler, garip semboller ve ağaçlara asılı ölü hayvanlarla, pagan ritüellerinin hedefi olduklarını anlar.Doğa yürüyüşü artık eğlenceden çıkmış, fiziksel kondisyon eksikliği ve küçük sakatlıklar,yollarını kaybetmeleri,durmak bilmeyen yağmur,yiyecek stokunun azalışı,uykusuzluk grubun sinir sisteminin bozulmasına yol açarak aralarında kavgalar başlatır.Ancak sırayla
RitüelAdam Nevill · Pegasus Yayınları · 2015187 okunma
Kadının; cananı, sevgilisi, erkeği mesleğidir.
Puan vermedi·112 syf.··
2025 20. kitabı
Dostlar hoşgeldiniz, Türk Edebiyatından, tarihe damgasını vurmuş roman örneklerini incelemeye devam ediyoruz. En son, yine Ahmet Mithat Efendi’den bir roman okumuştuk ,ve, onun üzerinden, Osmanlı’da “namus” kavramına bir kısa bakış atmıştık. Şimdi, o Ahmet Mithat Efendi’nin manevi kızım dediği, filozof kızım dediği, hediye olarak biyografisini yazdığı (50 TL gösterip) Fatma Aliye Hanım, ve 2 romanını (Refet, Udi) inceleyeceğiz. Fatma Aliye Hanım 1862 doğumlu, Ahmet Cevdet Paşa gibi inanılmaz bir adamın kızı. Bu adam Osmanlı’da Adalet, Eğitim, Ticaret, Ziraat.. defalarca, nerede ihtiyaç varsa orada bakanlık yapmış, Tarih-i Cevdet adında, 12 ciltlik Osmanlı Tarihi yazmış, Mecelle gibi İslam Hukukuna dayalı, Türkçe medeni kanun yazmış, ki 1851 maddelik bu kanun, 1926’ya kadar Türkiye’de, 1949’a kadar Suriye’de, 1953’e kadar Irak’ta yürürlükte kalmış. Böyle dahi, böyle mükemmel bir adamın kızı Fatma Aliye. Ahmet Mithat Efendi onun biyografisini 1893 yılında yazmış, Fatma Aliye hanım 31 yaşında o zamanlar. Bu biyografiden ancak, bebekliği, çocukluğu ve gençliğini görebiliyoruz. Yani henüz 1896’da yazdığı Refet ve 1899’da yazdığı Udi romanları ile hayatının sonraki dönemlerinde yaşadığı olaylar falan yok bu biyografide. Fatma Aliye hanım 73 yaşında vefat ediyor çünkü… Tıpkı.. babası Ahmet Cevdet Paşa gibi… o da 73’ünde vefat etmişti. Öncelikle, Fatma Aliye, bizim edebiyatımızın ilk kadın yazarıdır. Ahmet Mithat, Avrupa’da bile birkaç kadın yazar ancak varken ülkemizden böyle bir yazarın çıkmış olmasını olağandışı bulduğunu söylüyor. Kitapta ilginç bulduğum diğer noktaları da sizlerle paylaşmak istiyorum. İlki; Osmanlı sosyetesinin çocuk yetiştirme şekli. Bunlar tıpkı Avrupa elitleri gibi, çocukları doğar doğmaz bir dadı ekibi ve süt anneye verir, iyice büyüyüp 4-5
UdiFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,182 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İslam dahilinde kadın hakları savunulabilir mi?
Puan vermedi·152 syf.··
2025 19. kitabı
Fatma Aliye Hanım 1862 doğumlu, Ahmet Cevdet Paşa gibi inanılmaz bir adamın kızı. Bu adam Osmanlı’da Adalet, Eğitim, Ticaret, Ziraat.. defalarca, nerede ihtiyaç varsa orada bakanlık yapmış, Tarih-i Cevdet adında, 12 ciltlik Osmanlı Tarihi yazmış, Mecelle gibi İslam Hukukuna dayalı, Türkçe medeni kanun yazmış, ki 1851 maddelik bu kanun, 1926’ya kadar Türkiye’de, 1949’a kadar Suriye’de, 1953’e kadar Irak’ta yürürlükte kalmış. Böyle dahi, böyle mükemmel bir adamın kızı Fatma Aliye. Ahmet Mithat Efendi onun biyografisini 1893 yılında yazmış, Fatma Aliye hanım 31 yaşında o zamanlar. Bu biyografiden ancak, bebekliği, çocukluğu ve gençliğini görebiliyoruz. Yani henüz 1896’da yazdığı Refet ve 1899’da yazdığı Udi romanları ile hayatının sonraki dönemlerinde yaşadığı olaylar falan yok bu biyografide. Fatma Aliye hanım 73 yaşında vefat ediyor çünkü… Tıpkı.. babası Ahmet Cevdet Paşa gibi… o da 73’ünde vefat etmişti. Öncelikle, Fatma Aliye, bizim edebiyatımızın ilk kadın yazarıdır. Ahmet Mithat, Avrupa’da bile birkaç kadın yazar ancak varken ülkemizden böyle bir yazarın çıkmış olmasını olağandışı bulduğunu söylüyor. Kitapta ilginç bulduğum diğer noktaları da sizlerle paylaşmak istiyorum. İlki; Osmanlı sosyetesinin çocuk yetiştirme şekli. Bunlar tıpkı Avrupa elitleri gibi, çocukları doğar doğmaz bir dadı ekibi ve süt anneye verir, iyice büyüyüp 4-5 yaşına gelene kadar da çok görmezlermiş. Fatma Aliye de bu şekilde büyümüş. Böyle olunca Ahmet Mithat, çocuğu annesine-babasına soramayıp dadılarına sormuş. Onlar da çocuğun erken yürüyüp, erken konuştuğunu ve çok duygusal olduğunu söylemişler. Öyle ki, sütten kesme döneminde, sütle birlikte süt anneyi de evden gönderirlermiş ki, çocuğun süte, memeye ilişkin hiçbir bağı kalmasın. Bunu açıklamak için de “süt anneni umacılar* kaçırdı,
RefetFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,3bin okunma
Lunapark Kapandı Yaşi Ailesi.
9/10
·792 syf.··
2025 6. kitabı
Selâmlar | Sekizinci Hayat | Nino Haratischwili Nino Haratischwili’nin Sekizinci Hayat ‘ı, yalnızca bir ailenin değil, aynı zamanda yirminci yüzyılın sancılı tarihinin izini süren devasa bir destan. Gürcü kökenli Yaşi ailesinin Venedik’ten gelen ve lanetli olduğu düşünülen çikolata tarifiyle başlayan hikayesi, altı nesil boyunca süren bir yaşam zincirini gözler önüne seriyor. Çikolatayla simgelenen bu lanet, sevgi, kayıplar, savaşlar ve içsel çatışmalarla şekillenmiş bu geniş ailenin kaderini belirliyor. Haratischwili, Gürcistan’ın ve çevresindeki coğrafyanın siyasi ve toplumsal tarihini Yaşi ailesinin hikayesiyle harmanlayarak bir yüzyılı aşan bir panoramaya dönüştürüyor. Roman, 2006 yılında 12 yaşındaki Brilka’nın Amsterdam’da ailesinden kaçarak başlayan hikayesini, teyzesinin (aynı zamanda anlatıcı olan Niza’nın) onun peşine düşmesiyle açılıyor. Brilka’ya, Yaşi ailesinin dört nesil öncesine dayanan hikayesi anlatılmaya başlanır. Zamanı baltalayan bir balta görevi üsteleniyor Niza. Başkalarınının hatırladıklarından kendi hayal gücüyle kesişenlerle yetinmek zorunda. Geçmişe kulak kabarttan Niza ‘ya biz de eşlik ediyoruz. Ve Niza ‘nın “umut eden herkesi aldatan yüzyıl, kızıl yüzyıl “ dediği bir çağı okuyoruz. İşte bu noktada roman, kişisel olanla tarihi olanı buluşturur. Sovyet Rusya ‘nın kuruluşu, Devrimler, savaşlar, darbeler, Kızıl Ordu’nun yükselişi,, II. Dünya Savaşı, Sovyet Rusya’nın çöküşü gibi tarihsel dönüm noktaları, Yaşi ailesinin yaşamlarına köklü bir şekilde dokunur. Lenin, Stalin ve Gorbaçov gibi liderlerin etkilediği dönemler üzerinden ilerleyen bu epik anlatıda, Haratischwili yalnızca tarihsel gerçekleri sunmakla kalmaz; aynı zamanda bu gerçeklerin psikolojik, duygusal ve sosyal yansımalarını bireyler üzerinden hissettirir. Kitap yalnızca
Edebiyat
Sekizinci HayatNino Haratischwili · Aylak Adam Yayınları · 2018239 okunma
Allah'ı İnkâr Mümkün mü? Evet.
8/10
·216 syf.·
2024 34. kitabı
Kitabın başlığının cevabının nasıl "Evet'' olduğunu anlatacağım. Fakat uzun ve yorucu bir inceleme olacağını düşünüyorum. Bu konuda ''doğru'' olmadığı için, ''akla yatkın'' açıklamalar sunmaya çalışacağım. Bu basım, kitabın dilinin sadeleştirilmiş hâli olsa dahi kitabın içeriği ağır. Felsefe bilgisi olmadan okumak ve idrak etmek epey zor. 216 sayfa olması biraz göz boyuyor. Araştırılma yapmadan okunulmayacak bir kitap, özellikle belirteyim. Öncelikle kitabı, Atatürk'ün okumuş olduğu ve benim de ilgimi çeken bir kitap olduğu için satın almıştım. Buna vesile olan kaynak #k:356234. Bahsi geçen yer, sayfa 237-238. Aynen alıntılıyorum: ''30 Kasım günü Silvan'daki karargâhına varan Mustafa Kemal, ertesi gün Filibeli Ahmet Hilmi'nin 'Allah'ı İnkâr Mümkün mü?' eserini okumaya başladı. 2 Aralık günü Van seferine ilişkin raporunu tamamladı. Seferin milis kuvvetleriyle gerçekleştirilmesini mümkün görmüyor, ordunun kullanması hâlinde de takviye ve iaşe yardımının şart olduğunu öne sürüyordu. Bu seferle ilgili olarak not defterine, 'Bence yapılacak şey kalmamıştır,' yazmış, 'Allah'ı İnkâr Mümkün müdür?' eserini okumaya devam etmişti. Mustafa Kemal bu eseri 3 Aralık günü bitirdiğinde not defterine şunları yazdı: 'Allah'ı İnkâr Mümkün müdür? eserini bitirdim. Bütün filozofların, türlü dinlere mensup olanların hepsi ruhun var olduğunu ve olmadığını, ruhun ve cismin bir veya ayrı olup olmadığını, ruhun yaşayıp yaşamadığını inceliyor. Bunda, ilim ve fenne dayananlar olumlu. İmam Gazali, İbn-i Sina, İbn-i Rüşd gibi İslam bilginlerinin beyanları bayağı telakkiden büsbütün başkadır; yalnız ifadelerinde çok rumuz var. Dindar mütefekkirler kaideleri, ilim ve fenni, felsefeyi, anlayışları, şeriatı tefsir için evirip çevirmeye gayret etmişler.'' Atatürk bu kitaptan özellikle din boyutunda
Felsefe-Düşünce
Allah'ı İnkar Mümkün mü?Filibeli Ahmed Hilmi · Çağrı Yayınları · 201580 okunma
7/10
·140 syf.··
2024 105. kitabı
Kitap ana karakterimiz Ada ve çocukluğundan beri aşık olduğu, 18 yaşında da öptüğü, aile dostları Dermot'u konu alıyor. Aralarındaki yaş farkı yüzünden Dermot onu o zamanlar redettsede üç yıllık askerlik sonrası dönüp, babasının da isteği üzerine Ada'ya at sürmeyle ilgili ders veriyor. O sırada yaşadıkları yakınlaşmalarda fikir ve planlarını altüst ediyor. Gold Rush Ranch serisinin ara kitabı olduğu içindir belki bilinmez ama kitap çok hızlı ilerledi ve bazı ayrıntılara da girilmemişti (At yarışları, Dermot'un ailesi, Ada'nın üniversite hayatı, yaşadıkları yıl). Yine de kafa dağıtmak için okuyup bir daha da aramayacağınız bir kitap diyebilirim. *Yaş farkı *Çocukluk aşkı *Smut
2024 Okuma Raporları
Out of the GateElsie Silver · Independently published · 20216 okunma