"Japonya'nın ani, beklenmedik ve şasırtıcı Avrupalılaşması ispat etti ki, emperyalistler tarafından girişilen, Avrupalılaşma milliyetçilik icabı diye sunulunca, can-ı gönülden benimsenebilmektedir. Japonlar, Avrupalılaşmaya bir yandan doğrudan doğruya ve zorlama yoluyla mâruz kalırken, öte yandan Avrupalılașma onlara, dolaylı olarak ve demokratik bir yoldan, Amerika tarafından telkin edildi. Çin'den geler Asyaî bir kültür ve medeniyetin etkisi altında kalmış olan Japonlar, Avrupa medeniyetini de kolayca ve tehâlükle kabul ettiler. Japonya bir nesillik pek kısa bir zamanda yalnız Avrupalılaşmış bir millet olmakla kalmadı, Çin Asya'sına tașmak için Avrupa devletleriyle yarıșa girdi, sadece ticari pazarlar peşinde koșmadı, nüfus artıșını boşaltmak için sömürgeler de aradı.
Bu çatışmada İngilizler, Rus düşmanlarına karşı adalıları desteklediler. zira Rusların güneye, İran'a ve Orta Asya'ya doğru yayılmaları Hint'teki Pax Britannica`yı tehdit etmekteydi. 1894 Çin-Japon savaşında da bir Asya devleti olan Çin'in Avrupalılaşmış bir Japonya tarafından bozguna uğratılması, bütün ilerici Asyalıları Avrupa'nın bir zaferi olarak memnun etti"
Sayfa 39 - İletişim yayınları 9.baskı