“Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma, Meryem.”
Öğrenmeye başladığı şey aslında özgürlüğün yüküydü.
Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol, yukarıya, ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir.
Ne de olsa gerçeklik her yöne çekilebilirdi- gerçekler unutulabilir, hakikatler bastırılabilir, hayatlar hileli bir prizma gibi sadece tek bir açıdan görülebilirdi; yeter ki insan asla çok yakından bakmamaya karar versin.