Ladrian

Her zaman böyle diye düşündü Furlong; bir saniye ara vermeksizin, hemen yapılacak bir sonraki işe geçiyorlardı hep. Olup bitenler üzerine düşünüp kafa yoracak zamanları olsaydı, diye düşündü, hayat nasıl olurdu acaba? Farklı bir hayatları mı olurdu, üç aşağı beş yukarı aynı mı; daha demin tereyağıyla şekeri çırparken bile aklı buradan, karısı ve kızlarıyla birlikte geçirdiği bu pazar gününden, eli kulağındaki Noel'den ziyade yarındaydı; kimin ne borcu olduğunda, nereye hangi teslimatı yapacağında... Üstelik biliyordu ki yarın da aklı yine aynı şekilde çalışacak, daha yarın bitmeden bu sefer de ertesi günü düşünecekti.
Reklam
Filozof Alfred Souza şöyle demiştir: "Uzunca bir süre hayatın, gerçek hayatın başlamak üzere olduğunu düşündüm. Ama önüme hep bir engel, daha önce yapılması gereken bir şey, tamamlanmamış bir iş, bitirilmesi gereken bir görev, ödenmesi gereken bir borç çıktı. Sonra hayat başlayacaktı. Nihayet, bu engellerim hayatım olduğunu anladım."
Bir insanın ruhsal durumuyla -cesareti ve umudu ya da bunların bulunmayışı- vücudunun bağışıklık durumu arasında ne kadar yakın bir ilişki olduğunu bilenler, umut ve cesaretin birdenbire yitirilmesinin öldürücü bir etkisi olabileceğini anlayacaktır.
Önemli olan ne varsa ruhunda barındırıyordu insan, dışarıdan kimse ona el uzatamazdı. Yeter ki kendisiyle sevgi ve güvene dayalı bir yaşam sürsün, o zaman her şey yapılabilirdi. O zaman ipte cambazlık yapmakla kalmaz, kanatlanıp uçabilirdi de.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Dünyaya düzgün biçimlenmiş uzuvlarının hepsi yerli yerinde gelmek, acımasız değil sevgi dolu bir anne babanın evladı olmak, coğrafi ya da toplumsal tesadüfler sayesinde savaştan ya da yoksulluktan kurtulmuş olmak tamamen şansa bağlıydı. Dolayısıyla rahat rahat erdemli olabilmek de.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Reklam