Aykut Barış ÇELİK

Aykut Barış ÇELİK
@aykutbariscelik
Şair, Yazar aday adayı
Sakarya Üniversitesi mezun
People Republic of Tırşik
Fatih Çapa Tıp Fakültesi, 1994
531 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Yaşanmışlık diyelim kısaca.
Modern dünyada artık insanlar doymuş ve doymamış diye ayrılıyor. Ama benim bahsedeceğim kültürel olarak doymuş ve doymamış. Doymuş insan kitap okur, işi ile ilgili araştırma yapar, hazır yapay zeka gelişmişken bir şeyler üretme derdine düşer. Doymamış insan da hazıra konar. Doymuş insan için YouTube ve benzeri artık sadece kulağa ses girsin diye uğraştır. Doymuş adam işletmesi vs. varsa hadi bir de ekonomi takip ediyorsa YouTube pek albenili değildir ona göre. Doymuş insan manevi olarak bir yere varmış insandır. Şuan tanınmış bir sima bulun podcast yayını kovalamıyorsa bende neyim. Korona'dan sonra artık öyle ahım şahım bir yerde ünlü bir simanın gelip sohbete katılması da artık sık sık olmuyor. Belediyeler yaparsa. Ula benim dibinde biri kıç kadar Büyükçekmece, biri de algısını kaybedercesine egoist Beylikdüzü var ve hepsinin belediyesinde basit kıçı kırık bir tiyatroya bile bilet paralı. Kimsenin tanımadığı tiyatro oyuncusunun Büyükçekmece Belediyesi'nin kıç kadar kültür merkezi Atatürk Kültür Merkezinde mesela bileti paralı. Ulan bizim aşağı mahalle de bu kültür merkezi. Bisikletle sahile inince ister istemez geçiyorum önünden. Geçenlerde Hakan Gerçek ile Cem Davran'ın tiyatro gösterisi vardı Beylikdüzü Belediyesinde bilet ateş pahasıydı. İşte doymamış insan buna para yığıyor. İzlediğini anlamak için değil Cem Davran ve Hakan Gerçek ile fotoğraf çekilmek, tanışmak için belki de. Yeni tiyatro bölümü mezunu biri de kıç kadar Atatürk Kültür Merkezinde tiyatro gösterisi yapıyor tanınmak için. Yani özetle okuyun, kendinizi geliştirin. Bu 24 saatlik zaman diliminde yaptıklarınızla ve yapmadıklarınızla anılıyorsunuz.
Instagram'da gördüm benim yaşlarda ya var ya yok. Çocuğun biri kız arkadaşına hiç beklemediği bir anda evlilik teklifi etmiş. Kızın videoya yazdığından anladığıma göre normal arkadaşlarmış. Kız arkadaşının evlilik teklifi karşısında şaşırıyor ve prova falan mı yaptığını anlamaya çalışıyor, başka kıza mı evlenme teklifi edecek diye soruyor. Çocuk "hayır" deyip bizzat o an kız arkadaşına evlilik teklifi ettiğini söylüyor. Kız şaşkınlık sarhoşluğuyla kabul ediyor. Evlilik teklifi eden çocuk tam benim kafadan. Sevgililikle uğraşmak istemiyor ve belli ki kızı seviyor. Direkt evlenme teklifi ediyor. Helal olsun. Bende Allah'ın izni ile biriyle anlaşırsam hiç sevgililikle uğraşamam.
İstanbullunun bir huyunu sevmiyorum - gerçi hiç bir huyunu sevmiyorum da - . Oda şu: Birine bir şey veyahut bir yer soruyorlar. Sordukları kişi biliyorsa söylüyor hadi iyi niyetliyse bilmediğini de söylüyor. Bu yetmezmiş gibi soruyu soran kişi ukela bir tavırla: "Emin misin?" diye karşılık veriyor. Ulan ruh hastası ne tanıyorsun sen insanları? Ermiş misin sen? Seni ilk defa görenin sana kastı mı var? Sevgili İstanbul'u bu kafayla özür dilerim ama başka şehirde olsa bok yoluna gidersiniz. Sabah rüyanıza mı celalleniyorsunuz bilmem ama artık hayatı hormonları gelişen ergen gibi yaşamayın. Hayatın acıması yok.