aysel kocabaş

aysel kocabaş
@aytiti
İç Mimar, yazar
lisans
18 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Sineklerin Tanrısı
9/10
·261 syf.··
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2020 15:27
Sineklerin Tanrısı kitabının yazarı William Golding; 1911 yılında İngiltere’de doğmuş. Oxford Üniversitesinde fen bilimleri ve İngiliz edebiyatı üzerine eğitim almış. İkinci Dünya Savaşı sıralarında ve sonrasında öğretmen olarak görev yapmış. Savaşta da deniz eri olarak çalışmış. Savaş gören ve o ortamda insanların birbirlerine nasıl kıydıklarını gözleri ile gören biri olarak, onların psikolojilerini ve insancıl dürtülerinin farkında olan yazar, kitabı yazarken de eminim bundan fazlaca yararlanmış. William Golding, insanların tamamen kötü ya da tamamen iyi olmadıklarına inanan biri ve kitaptaki karakterlerden yalnızca ikisi hariç diğerlerinin bunu ifade ettiğini görüyoruz. Roger karakteri yüz de yüz kötüyü, Simon karakteri de yüzde yüz iyiyi simgeliyor. Diğer tüm karakterlerde iyilikte var kötülükte, birbirlerinden kötü yönü ağır basan ve iyi yönü ağır basanlar olarak ayrılıyorlar. Kitap ilk okunmaya başlandığında çocuk kitabı gibi algılansa da, ilerledikçe, çocukların aslında tamamen iyi melekler olmadığını, neticede onları insanların yetiştirdiğini ve onlarında birer insan olduğunu anlıyoruz. Ve bu küçük insanları bir adada kendi hallerine bıraksanız, büyüklerden görükleri, öğrendikleri ne ise onlarda aynısını orada yapıyorlar. Kitabın insana verdiği mesajlar o kadar fazla ki, okumanızı mutlaka tavsiye ederim.
Edebiyat
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tarih Şuuru
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2020 11:35
” Biz gece ile gündüzü (kudretimize delalet eden) iki ayet (nişane) kıldık da gece ayetini silip (giderip yerine eşyayı) gösterici (ziyada) gündüz ayetini indirdik. Ta ki (gündüzün) Rabbinizden (geçmişinize ait) bir lütuf inayet arayasınız. Yılların sayısını, (vakitlerin) hesabını bilesiniz. İşte size (böylece) her şeyi gereği gibi anlattık.” 17/İsra, 12. Zaman birimleri, Allahu Teala’nın insanoğlunun yararlanması, ibadetlerini, kulluğunu yerine getirirken faydalanabilmesi için yarattığı kavramdır. Hz. Adem’den başlayan, günümüze dek süren ve kıyamete kadar da devam edecek olan bu süreç; insanlığın tarihidir. Bu süreçte sayıları 124.000 olduğu bilinen peygamberler, insanları kulluğa davet edip, Allah’a isyan etmemelerini tebliğ etmiştir. Peygamberlerin geldiği dönemler, insanların Allah’tan başkasına kulluk etmeye başladığı, doğru yoldan saptığı, küfre bulaştığı dönemlere denk gelmektedir. Allah kullarını her zaman uyarmıştır. İslamiyet Ve Devlet Peygamberimize vahyin inmeye başladığı dönemde, Mekke devleti Allah’ın varlığını kabul etmekte ancak putlara tapmakta geri durmamaktaydı. Kendini halkın içerisinde yüksek kesim sayanlar, zenginlik, mal, mülk, keyif içerisinde hayatlarını yaşarken, insanlıklarını çaldıkları köleler onlara hizmet etmekteydi ve sanki dünyaya bunun için geldiklerine inanıyorlardı. Halbuki insanlar arasındaki mertebe yalnızca Allah’a karşı olan samimiyetle, ihlasla ölçülebilirdi. Peygamberimiz insanlara sadece Allah’a kulluk etmelerini, putlaştırdıkları insanlara ve tağutlara hizmet etmeyi ve tapmayı bırakmalarını tebliğ ettiğinde, insanlar bir şahsiyetleri olduğunun farkına vardılar.İslamiyet insanlara şahsiyetlerini geri kazandırdı. Kölelik yaptıkları insanların, kendilerinden üstün olmadıklarını, Allah katında kıymetleri olduğunu, bu yolda
Din
Tarih Şuuruİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayıncılık · 2022397 okunma
Kardeşimin Hikayesi; Yalın Ama Etkileyci
9/10
·330 syf.··
2020 1. kitabı
·
7311 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2020 19:56
YALIN AMA ETKİLEYİCİ BİR KİTAP Zülfü Livaneli’nin kitaplarını okuyanlarınız bilir ki, yazarın ağır zorlayıcı bir dili yoktur. Kardeşimin Hikayesi de öyle bir kitap. Okurken sizi hiç zorlamayan, kendiliğinden akıp giden bir hikayesi var. İlk 200 sayfası benim için biraz sıkıcı geçti ama gariptir ki kitap kendini okutmaya devam ediyordu. 200. sayfadan sonra zaten artık taşlar yerine oturmaya başladıkça sayfaları ard arda çevirmeye başladım. 200. sayfadan sonrasını da bugün okudum zaten ve Serenad kitabında olduğu kitap bittikten sonra bir süre donup kaldım. Bu kadar yalın ve sade bir dille bu kadar etkileyeci bir final ve hikayenin karda yürüyüp izini belli etmezcesine, basit ilerken bir anda okuyucu şoke etmesi şaşırtıcı ve başarılı diye düşünüyorum. Kitabın Konusu Kardeşimin Hikayesi; Karadeniz kıyısında yer alan ve İstanbul’a oldukça yakın bir kasaba olan Podima kasabasında geçiyor. Podima kasabası, İstanbul’da ki yoğunluktan, kalabalıktan bıkmış, işlerden elini eteğini çekmiş, huzurla yaşamayı seçen emekli veya zengin insanların taşındığı bir yer. İstanbul’a oldukça yakın olduğu içinde ihtiyaç halinde gidip gelmeleri çok rahat. Podima’ya yerleşen genç ve zengin bir ressam, ailesi ile birlikte bir akşam davet veriyor ve davet bir cinayet ile son buluyor. Bu cinayeti araştırmak ve mesleğinde ilerlemek isteyen genç gazeteci bir kız kasabaya gelerek olayları yakından incelemeye başlıyor. Davete katılan isimlerden birisi de Ahmet ARSLAN. Ahmet duygulardan yoksun, aşk, öfke, mutluluk vs gibi hiç bir duyguyu hissedemeyen, üstelik insanlara asla dokunmayan enteresan bir karakter. Çok ilginç biri olması ve meraklı gazeteci kıza anlatacak gizemli hikayelerinden dolayı, gazeteci kızın ilgisini çekiyor. Kitapta cinayetin araştırılma süreci, Ahmet’in gazeteci kıza anlattığı
Edebiyat
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
MÜSLÜMAN OLARAK DERT EDİNMEMİZ GEREKEN BAZI KONULAR
10/10
·168 syf.··
2019 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2019 15:10
Müslümanca düşünme üzerine denemeler, Rasim ÖZDENÖREN’in 1985 yılında yayınlanan kitabıdır. Rasim ÖZDENÖREN ismini duymuşsunuzdur eminim. Kendisi Cahit Zarifoğlu’nun ” Bu insanlar dev midir?, Yatak görmemiş gövde midir?” diye bahsettiği yedi güzel adamdan birisidir. Geçmiş yıllarda Trt de Rasim Özdenören, Alaaddin Özdenören, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Akif İnan, Erdem Beyazıt, Cahit Zarifoğlu’nu konu alan ” Yedi Güzel Adam” dizisi yayınlanmıştı. Bugün benim size bahsetmek istediğim konu ise, Rasim Özdenören’e ait olan ”Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler” kitabıdır. Yazıma öncelikle sizi sorgulamaya ve düşünmeye mecbur bırakacak, kitaptan bir kaç alıntı ile başlamak istiyorum. ''Üreticilerin, fiyatları düşürmemek için piyasaya mal arzetmekten kaçınıp stoklama yolunu tercih ettikleri bir dünyada, bir kısım insanların çıplak gezdiğini görünce, bu işin içinde bozukluk olduğunu söylemek için ekonomi tahsil etmeye gerek yok. Kaliforniya’nın portakal bahçelerinde portakal toplamaya çıkmış yüz binlerce tarım işçisinin günde üç portakal karşılığında bütün gün çalışmaya mecbur bırakıldıkları için karınlarını doyuramadıkları, fakat bahçe sahiplerinin fiyatları düşürmemek için toplanan portakalları denize döktükleri bir dünyada bir bozukluk olduğunu görebilmek için Kaliforniya’ ya portakal toplamaya gitmiş olmamızda gerekmez. İletişim araçlarının geçmişin hiç bir döneminde görülmediği biçimde çoğaldığı ve günlük hayatımızı doğrudan etkilediği bir dünyada, insanların fertler olarak iletişimsizlikten bu kadar yakındığı bir tablo ile karşılaşılıyorsa, bu işte de bir bozukluğun olduğunu teslim etmek zorundayızdır.'' Yukarıda ki üç çelişkili duruma baktığımızda, aslında problem olarak görülen konuların bizim kafa yapımızdaki bozulmalardan olduğunu görüyoruz. Cahiliye dönemindeki
Din
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
İLBER ORTAYLI’NIN TECRÜBELERİNDEN SÜZÜLENLER
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2019 15:36
lber ORTAYLI, ismini birçok yerde duymuş olmanız mümkün. Kendisi Türk Tarih Profesörü, Türk Tarih Kurumu’nun şeref üyesi, Halil İNALCIK hocanın öğrencisi, 2005-2012 yılları arasında da Topkapı Sarayı Müzesi başkanıdır. 2012 yılında yaş haddinden dolayı emekli olmuştur. Kendisi şuan 72 yaşındadır ve elbette yaşadığı dünya hayatında, gezip gördüğü yerler, tanıştığı insanlar, aldığı eğitim, izlediği sinema & tiyatrolardan dolayı belirli tecrübeler edinmiştir. ''Herkes kendi talihinin mimarıdır..'' Bir Ömür Nasıl Yaşanır? ugün size bahsedeceğim kitap; ”Bir Ömür Nasıl Yaşanır?” kitabı, İlber hocanın tecrübelerinden süzülenlerin toplanıp ciltlenmiş halidir. Kitapta; -İnsan hayatının dönemleri ve her bir dönemde tecrübe edinmemiz gereken şeyler -Kimden ne öğrenebiliriz? Nasıl insanlarla yakınlık kurmalıyız? -Yeni bir lisan en iyi nasıl öğrenilebilir? -Sorumluluk sahibi bir insan kendisi ve çocukları için nasıl bir eğitim modeli aramalıdır? -En iyi seyahat nasıl yapılır? Hangi müze, meydan, sokakları görmek için dünyanın bir ucuna gitmeye değer? -Tarihi anlamak için hangi filmleri mutlaka izlemek gerekir? -Hangi klasik kitaplar mutlaka okunmalı? gibi birçok sorular İlber hocanın tecrübeleri ışığında cevaplanmıştır. İlber hoca geçen yıllarda, yeni evlenecek çiftlere ne önerirsiniz diye soranlara, ”Mobilyaya çok para harcamasınlar, o parayla ve o güzel yaşta dünyayı gezsinler” diyen bir hocadır. Kendisi pahalı mobilyalarla evde dört duvarın içinde oturmaktansa, asgari düzeyde mobilyalar kullanıp, kalan parayla yeni şehirler, ülkeler görmenin, yeni insanlarla tanışıp, başka dünyaların havasını solumanın daha doğru olduğunu düşünür. Keza bende kendisi gibi düşünüyorum. Lüks bir hayat bize konfor sağlar belki ama, yeni ülke, yeni insanlar, yeni denizler & okyanuslar görmenin bize
1000Kitap
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma