Puan vermedi·248 syf.··
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 23:27
Emine Işınsu’nun kalemiyle daha önce Çiçekler Büyür’ü okumuş ve derinden etkilenmiştim. Azap Toprakları da aynı etkiyi bıraktı bende. Sayfalar ilerledikçe anlatılan acılar bir romanın kurgusundan çıkıp gerçek insanların yaşadığı hayatlara dönüştü. Bu kitabı okurken yalnızca bir hikâyeye tanıklık etmedim; yurtlarından koparılan, kimliklerini korumaya çalışan insanların sessiz mücadelesini de hissettim. Korkunun, belirsizliğin ve çaresizliğin satırlara nasıl sindiğini görmek insanın yüreğini burkuyor. Belki de kitabın beni bu kadar etkilemesinin sebeplerinden biri Bulgaristan göçmeni bir aileden geliyor olmam. Göçün, geride bırakılanların ve köklerinden koparılmanın ne demek olduğunu aile büyüklerimin anlattıklarıyla büyüyerek öğrendim. Bu yüzden romandaki acılar bana hiç yabancı gelmedi; bazı satırlarda kendi geçmişimizin izlerini gördüm. En çok da insanların sadece evlerini değil, hatıralarını, alışkanlıklarını ve hayatlarının bir parçasını geride bırakmak zorunda kalmaları içime dokundu. Çünkü göç bazen bir yer değiştirmekten çok daha fazlasıdır; insanın kalbinden bir parçanın eksilmesidir. Emine Işınsu bu eserinde yalnızca bir dönemi anlatmıyor, unutulmaması gereken acıları da geleceğe taşıyor. Çiçekler Büyür nasıl uzun süre aklımdan çıkmadıysa, Azap Toprakları da ciğerime işleyen kitaplardan biri oldu. Kitabı kapattığımda içimde derin bir hüzün vardı. Ama aynı zamanda bu hikâyelerin anlatılmaya ve hatırlanmaya devam etmesi gerektiğini düşündüm. Çünkü bazı acılar unutuldukça değil, hatırlandıkça anlam kazanır.
Azap TopraklarıEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2012917 okunma
10/10
·272 syf.··
2026 93. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 14:56
Ryszard Kapuscinski, Polonya’lı bir gazeteci, yazar.. Polonya Haber Ajansı’nın Afrika’da görev yapan tek muhabiriymiş. Gelişmekte olan ülkelere dair sonsuz bir tecrübesi var. Tabii gelişmekte olan ülkeler, genellikle ‘3. Dünya ülkeleri’ olarak olarak da adlandırılıyor. Kapuscinski, büyük bir cesaretle, Afrika, Latin Amerika ve Orta Doğu‘da çok sayıda ülkeye, özellikle bu ülkelerde baskının, zulmün, sömürünün, savaşın olduğu dönemlerde giderek, bizzat bu ülkelerin içinden haberler vermiş. O kadar ki, bazen kendi seyahatlerini kendisi finanse etmek, bunun için de sponsorlar bulmak zorunda kalmış. Bu seyahatleri 20 yıldan fazla sürmüş ve bu dönemde bu coğrafyalar ağlarda 27’den fazla devrim ve darbeyi ülke içinden tanık olmuş. Elimizdeki kitap, bu ülkelerden yazmış olduğu yazıların bir derlemesi. Aslında başlığa konu olan ‘Futbol Savaşı’ yalnızca yazmış olduğu haberlerden birinin başlığı ve kitabın geneline asla hitap eden bir başlık değil. Anladığım kadarıyla böyle bir başlığın daha vurucu olacağı düşünülmüş, bence yalnızca yanıltıcı olmuş. Kitabı burada anlatmak mümkün değil, ancak okumak gerek; ancak kitap boyunca insanların çektiği azap, zülüm, yoksulluk, açlık ve bunların yalnız ve yalnızca beyaz ya da siyah egemen sınıfların baskısı nedeniyle olduğunu okuyoruz. Adalet ve hukukun olmadığı ülkelerde, geniş kitlelerine tek bir şey kalıyor: zulüm yaşamak. Çok etkileyici bir kitap bence. Zaten bu nedenle çok sayıda da ödülün sahibi olmuş
Futbol SavaşıRyszard Kapuściński · Delidolu · 07 okunma
Reklam
Puan vermedi·248 syf.··
2026 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 19:19
Emine Işınsu’nun kalemiyle daha önce Çiçekler Büyür ve Sancı kitaplarında tanışmış, her iki eseri de büyük bir beğeniyle okumuştum. Azap Toprakları ise yazarın tarihî roman anlayışını ve güçlü anlatımını bir kez daha görmemi sağladı. Kitap, yalnızca bir dönemin siyasi olaylarını anlatmakla kalmıyor; yurtlarından koparılan, kimliklerini ve kültürlerini korumaya çalışan insanların yaşadığı acıları da gözler önüne seriyor. Göç, ayrılık, aidiyet ve vatan özlemi romanın merkezinde yer alıyor. Emine Işınsu, tarihî olayları kuru bilgiler hâlinde vermek yerine bunları karakterlerin hayatları üzerinden anlatarak okuyucunun hissetmesini sağlıyor. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken şey, insanların yaşadıkları zorluklara rağmen umutlarını ve mücadele güçlerini kaybetmemeleri oldu. Bir yandan tarihî olayların etkilerini okurken diğer yandan karakterlerin iç dünyalarına tanıklık ediyoruz. Bu da kitabın duygusal yönünü güçlendiriyor. Emine Işınsu’nun sade ama etkileyici anlatımı sayesinde kitap oldukça akıcı ilerliyor. Tarihî roman okumayı sevenler için hem öğretici hem de duygusal bir eser. Her ne kadar benim için Çiçekler Büyür kadar etkileyici olmasa da, yazarın insanı hikâyenin içine çeken güçlü kalemini bu kitapta da hissettim. Emine Işınsu okumaya devam ettikçe onun yalnızca tarih anlatmadığını, tarihin içinde yaşayan insanların sevinçlerini, acılarını ve mücadelelerini de anlattığını daha iyi anlıyorum. Azap Toprakları da bu yönüyle hafızamda yer eden bir okuma oldu.
Azap TopraklarıEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2012917 okunma
Puan vermedi·704 syf.··
2026 4. kitabı
Ben bu kitabı okuduğumda, aslında Raskolnikov’un baltayı indirdiği an asıl cinayeti kendi ruhuna karşı işlediğini çok net gördüm. Dostoyevski bana katilin dışarıdaki polisten değil, kendi içindeki vicdan mahkemesinden kaçamayacağını muazzam bir psikolojik gerilimle hissettirdi. Kitap boyunca karakterlerin her birinin kendi doğrusunu savunmasını, insan ruhunun ne kadar çok sesli ve karmaşık bir yapısı olduğuna yordum. Bence yazar, Raskolnikov'un çektiği o amansız azap üzerinden, insanın ne kadar dibe vurursa vursun ahlaki bir arınmayla yeniden doğabileceğini kanıtlamak istemiş. Nihayetinde bu eser benim için kuru bir polisiye değil, vicdanın ve kefaretin sınırlarını zorlayan muazzam bir içsel yüzleşme metnidir.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 38. kitabı
Ayfer TunçAyfer Tunç'tan okuduğum ikinci öykü kitabı. Kitap ince bir kitap olmasına rağmen insanı etkileyen, bir süre etkisinden çıkamayacağınız (özellikle Fehime adlı öykü) ağır bir hüzne sahip. Ancak Ayfer TunçAyfer Tunç bunu demogoji yapmadan her an karşımıza çıkacak yalınlıkta anlatmış. Kitap dokuz öyküden oluşmuş. Kalemini çok sevdiğim, ne yazarsa okurum diyeceğim yazarlardandır. Kalemi daim olsun.
Kırmızı AzapAyfer Tunç · Can Yayınları · 20211,370 okunma
Görünmemenin Ağırlığı
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Beni en çok “görülmeme” hissiyle vurdu. Bir kadının tüm hayatını tek bir erkeğe bağlaması ve buna rağmen karşılık bile görmemesi çok sarsıcıydı. kadın var ama yok sayılıyor, hissediyor ama görünür değil. Stefan Zweig bunu çok sade anlatmış ama etkisi ağır. Okurken “bir insan ne kadar görünmez olabilir?” diye düşündüm. Yani işte erkekler, dedim.
Psikoloji
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025266,3bin okunma
Reklam
Reklam