اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًاۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ Bilin ki, dünya hayatı oyun, oyalanma, süslenme, aranızda övünme ve daha çok mal ve çocuk sahibi olmaktan ibarettir. Bu, yağmurun bitirdiği, ekicilerin de hoşuna giden bir bitkiye benzer; sonra kurur, sapsarı olduğu görülür, sonra çerçöp olur. Ahirette çetin azap da vardır. Allah'ın hoşnudluğu ve bağışlaması da vardır; dünya hayatı ise sadece aldatıcı bir geçinmedir. [Hadid : 20]
يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًاۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُ ؕ İkiyüzlü erkek ve kadınlar müminlere: "Bizi de gözetin; ışığınızdan faydalanalım" dedikleri gün, onlara: "Ardınıza dönün de ışık arayın" denir; inananlarla ikiyüzlüler arasına, kapısının içinde rahmet ve dışında azap olan bir sur çekilir. [Hadid : 13]
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
•| Siz şükreder ve iman ederseniz Allah sizi ne diye azaba uğratsın! Allah şükredenlerin mükâfatını veren, her şeyi hakkıyla bilendir. Allah’ın verdiği sağlık ve her türlü nimetlerine karşı şükür, üzerimize bir vecîbe olduğu gibi vücûdumuzdaki uzuvların şükrünü yerine getirmemiz de bir vecîbedir. Sağlık ve nimetlerin şükrü, tam iman, ibadet, itaat, nefsin tezkiyesi ve infaktır. Uzuvların şükrü de, onlarla başkalarına zarar vermemek, onları haram ve günaha sebep olan yerlerde kullanmamaktır. Çünkü kalp, göz, kulak, dil, el, ayak, mide vb. bütün uzuvlardan Allah’a karşı sorumluyuz. Bunları Allah’ın rızasına uygun olarak kullanmazsak, sorumlu tutulur, cehennem azabını hak etmiş oluruz. Şükrün karşılığında bol nimet ve mükâfat, nankörlüğün karşılığında da azap vardır. [bk. 7/179; 17/36; 41/20-22; 36/65]
Nisa Sûresi, 147·Kitabı okuyor
Yüreği hassas , kalbi incelikli insanlar, her an bir azabın içindeydiler*.
Ünlü eğitimci Salzmann, çocuk eğitiminde, olumsuzlukları ve yapılmaması gerekenleri ele aldığı ve bu davranış tarzlarının sonuçlarını göstererek doğru davranışları ve yapılması gerekenleri de anlattığı eserinde "Çocuklarınıza Allah'ın hep ceza verip azap ettiğini anlatın. Böylece onların Allah'tan ve dinden uzaklaştıklarını göreceksiniz" der.
Çocuk
Adem'in zurriyeti zerreler hâlindeyken onun belinden çıkartılıp Allah “Ben sizin rabbiniz değil miyim?” (Araf, 172) diye sormuş, onlar da “Evet! Sen bizim rabbimizsin” (Araf, 172) diye cevap vermişlerdi. İşte bu sözleşme Allah'ın insanları üzerinde yaratmış olduğu fıtrattır. Fıtrat Allah'ın insanların üzerindeki Rab'lığını ikrar etmek demektir. İnsanlar büyüyüp ebeveynlerinin ve mürebbilerinin hükmü altına girdiklerinde, ebeveynleri -mümin iseleronları fıtrat hâlinde kabul ettikleri inanca göre eğitebilir. İnsan ölünceye kadar bu fıtrat üzerinde kalırsa, mutlu-birleyenlerden olur. Fıtrattan uzaklaştıran bir bozukluk kendisine gelirse yöneldiği inanca göre kalır. Sonra ölümünden ve can çekişmeden önce bulunduğu hâle göre vefat eder. Berzaha göçüp dünyadan ayrıldığında ise ayrılış hâlindeki durumuna göre orada bulunur. Mutluluk kazandıran bir hâlde dünyadan ayrılmış ise mutludur; bedbahtlık kazandıran bir hâlde ölmüş ise bedbaht olur. Sonra hayatı ve aklı kabrindekinden daha fazla olarak kendisine iade edilir. Bu esnada kabrin iki meleği beraberlerinde Hz. Muhammed var iken ona gelir ve şöyle sorarlar: “Bu adam hakkında ne dersin?” Bu esnada onlar Hz. Muhammed'in layık olduğu saygıyı göstermezler. Ölü onların (etkisinden) korunursa “Bu adam Muhammed'dir” der ve ekler: “Bize delil ve hidâyetler getirmiştir. Biz de ona inandık ve doğruladık.” Bunun üzerine iki melek şöyle der: “Huzur içinde uyu, böyle olduğunu biliyorduk.” Ölmüş insan iki sorgu meleğinin peygambere saygı göstermeyişlerini dikkate alıp -ki bu kabir fitnesidir“Bu adamın müminlerin inandığı gibi Allah katında bir değeri olsaydı, bu iki melek ona saygı gösterirdi” diyebilir. Böyle bir adam şöyle der: “İnsanların onun hakkında Allah'ın peygamberi dediklerini duydum. Ben de insanların söylediğini söyledim.”
1000Kitap