Tanrı' dan müsaade istedik. Şimdilerde kendimize inan­mayı deniyoruz. Şimdilerde dediğim, 350 senedir. Hayrın ve şerrin menşei [kaynak] biziz gayrı. Bu mesuliyetin tazyiki [ba­ sınç] altında buhranlarımızda yenilendi, çeşitlendi, kesikeşti.
Sayfa 357·Kitabı okudu
Alıntı
"Ey Allah'ım! Sen Rahmân ve Rahîm'sin. Sen Rezzāk'sın (tüm mahlukatın rızkını verensin). Vehhab (çeşit çeşit nimetleri ba-ğışlayıp hibe eden), Ganî (çok zengin ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan) ve Muğni (dilediğini zengin yapan) yine Sen'sin. Biz aciz kulların, Sen'den başka kime yalvaralım? Sen'den başka kimden yardım dileyelim? Yâ Rab! Sen Azîz, Cebbâr ve Mütekebbir'sin. Sen Kahhar ve Muktedir'sin. Sana yalvaranların istediğini veren (Mücîb) yine Sen'sin. Yâ ilahi! Tüm iyilikler, güzellikler ve faziletler Sen'in katındandır. Biz yalnızca Sen'in fazlından ve kere-minden isteriz. Sen'den gayrısından yardım ve minnet dileme-yiz. Kendileri yardıma muhtaç olan aciz yaratıklardan yardım beklemek biz mü'min kullarına yakışmaz."
Sayfa 103·Kitabı okuyor
Reklam
Bakasini ölümüne taniklik etmenín zorluu, gerçekte kendi ölümüne dair mutlak bir delille karlamanin zorluundan ba- ka nedir?
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ، يَقُولُ : (( وَاللَّهِ إِنِّي لَأَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ فِي الْيَوْمِ أَكْثَرَ مِنْ سَبْعِينَ مَرَّةً )) رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ . Ebû Hureyre radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittiğini söylemiştir: "Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah'dan beni ba-ğışlamasını diler, tevbe ederim." (Buhari)
Sayfa 13 - Nebevi Hayat Yayınları·Kitabı okuyor
KITA
Pâdişâhım ehl-i mahşerden hâyâ etmez misin Sağlığında herkese sihr eyledin câdû gibi Kimseden umma sakın bir fâtiha ba'de'l-memât Çünkü kırbaçla alınmaz fâtiha vergû gibi -Günümüz Türkçesiyle- Padişahım! Ölünce mahşerdeki insanlardan utanmaz mısın? Sağlığında herkesi sihirledin cadı gibi Öldükten sonra kimseden bir fatiha bekleme Çünkü fatiha, kırbaçla alınmaz vergi gibi
Sayfa 53 - Sapiens Yayınları
İktidar deģişikliklerinde, özellikle bu deģişiklik içeriden bir terfiyle olursa, doğal olarak bazı sorunlar çıkar. Óncelikle atanan, kendisini zayıf hisseder. Bir gün önce aynl seviyede olduğu arkadaşlarınla șimdi amir-memur ilişkisi yaşıyor olmak rahatsız edicidir. Ne var ki, bu yeni role hemen būrünmek ve milletle arana mesafe koymak da iticidir. Pek ișlemez de. Dahası, sırf siz bașa geçtiğiniz için ekibin dağılması sorunuyla da baș etmek zordur. Patronlara "İşte geldi ve ekibi bir arada tutamadı,' dedirtmek iyi olmaz. Bu yüzden ürkûtüců bir durumdur içeriden yükselmek.
Reklam
Reklam