"Ey Allah'ım! Sen Rahmân ve Rahîm'sin. Sen Rezzāk'sın (tüm mahlukatın rızkını verensin). Vehhab (çeşit çeşit nimetleri ba-ğışlayıp hibe eden), Ganî (çok zengin ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan) ve Muğni (dilediğini zengin yapan) yine Sen'sin. Biz aciz kulların, Sen'den başka kime yalvaralım? Sen'den başka kimden yardım dileyelim? Yâ Rab! Sen Azîz, Cebbâr ve Mütekebbir'sin. Sen Kahhar ve Muktedir'sin. Sana yalvaranların istediğini veren (Mücîb) yine Sen'sin. Yâ ilahi! Tüm iyilikler, güzellikler ve faziletler Sen'in katındandır. Biz yalnızca Sen'in fazlından ve kere-minden isteriz. Sen'den gayrısından yardım ve minnet dileme-yiz. Kendileri yardıma muhtaç olan aciz yaratıklardan yardım beklemek biz mü'min kullarına yakışmaz."
Pâdişâhım ehl-i mahşerden hâyâ etmez misin
Sağlığında herkese sihr eyledin câdû gibi
Kimseden umma sakın bir fâtiha ba'de'l-memât
Çünkü kırbaçla alınmaz fâtiha vergû gibi
-Günümüz Türkçesiyle-
Padişahım! Ölünce mahşerdeki insanlardan utanmaz mısın?
Sağlığında herkesi sihirledin cadı gibi
Öldükten sonra kimseden bir fatiha bekleme
Çünkü fatiha, kırbaçla alınmaz vergi gibi
İktidar deģişikliklerinde, özellikle bu deģişiklik içeriden bir terfiyle olursa, doğal olarak bazı sorunlar çıkar. Óncelikle atanan, kendisini zayıf hisseder. Bir gün önce aynl seviyede olduğu arkadaşlarınla șimdi amir-memur ilişkisi yaşıyor olmak rahatsız edicidir. Ne var ki, bu yeni role hemen
būrünmek ve milletle arana mesafe koymak da iticidir. Pek ișlemez de. Dahası, sırf siz bașa geçtiğiniz için ekibin dağılması sorunuyla da baș etmek zordur. Patronlara "İşte geldi ve ekibi bir arada tutamadı,' dedirtmek iyi olmaz. Bu yüzden ürkûtüců bir durumdur içeriden yükselmek.