1/10
·376 syf.··
2026 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:46
Kitap beklentilerimin çok altinda kaldi öve öve bitirilemeyen, fazlaca sisirilmis bir Elif Şafak kitabı daha.iyiki, kütüphaneden almısım dedirtti. Paraniza yazik en onemlisi de vaktinize yazık okurlar.Şimdi gelelim kitap incelemesine.Seçilen karakterler isimler o kadar nokta atısli secilmis ki. Türklere karşı olan dūsmanligini o kadar sinsice yedirmiski.Sonrada buna tarafsizca herkesimden insanin yasantilarindan kesitleri,kadinlarin zor hayat sartlari bulundugu kilifiyla lanse ediliyor.Turk ailesinde her dalavere var, Ermeni ailesindeki karakterler idealist dūzgūn hicbir kusuru yok varsada olabilecek ufak tefek seyler.Tarafsiz dedigi halde yazik onlar soykirima kurban gittiler agitlari. Bunuda cinine soyletmesi. Kurban zihniyetinin arkasina gecerek Türklere giydirmis sozum ona. En saygisizca olani da tecavuz olayinin bir Türk ailede yasanmasi ve ailenin kizlarindan en kucugununde veen guzel alimli acik giyinen Zeliha karakterinde gerceklesmesi. Tecavüz eden kardeşinin adi Mustafa olmasi neden ? ermeni ailede gerceklesmeyip bide o kadar isim arasinda gelip bu ismi seciyorsunuz sayin elif hanim?Anlıyoruz Müslümanlardan nefret ediyorsunuz ama saygida duymuyorsunuz.Suan yasadiniz arizonada daha iyisinizdir. Türkiyeyi sevmediniz soyadinizi annenizin adini kullaniyorsunuz . Bari isminizinde aslinda Elif olmadigini soyleyinde tam olsun. Gizli kapakli degil gercekci bi sekilde tarafi bulundugunuz yerden seslenin.Kimliklerini saklayan insanlardan misiniz sizde kitapta bahsettiginiz gibi? Gercekten Elif gibi dimdik olun..Baba ve Piç Baba ve Piç
Baba ve PiçElif Şafak · Metis Yayınları · 200617,8bin okunma
9/10
·204 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:18
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere Filibeli Ahmet Hilmi'nin ( 1865-1915), A'mak-ı Hayal adlı romanı hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Türk edebiyatının ilk felsefi ve gerçeküstü romanı kabul edilen bu eser, 1910 yılında yayımlanmıştır. Eser, doğu-batı felsefesi, yunan mitolojisi, islam tasavvufu, uzakdoğu inançlarının harmanlanarak yazıldığı bir eseridir. Eserin konusuna gelecek olursak; ​eser, iki ana bölümden oluşur. Romanın başkişisi Raci, iyi bir eğitim almış, ancak aldığı batılı-pozitivist eğitim ile geleneksel inançları arasında sıkışıp kalmış, büyük bir fikri ve ruhi bunalım yaşayan genç bir memurdur. Raci, içine düştüğü bu varoluşsal krizden kurtulmak için bir gün bir mezarlıkta Aynalı Baba adında bir dervişle karşılaşır. Aynalı Baba, kulübesinde yaşayan, her tarafı aynalarla kaplı, ney üfleyen, garip ama bilge bir adamdır. Aynalı Baba Raci'ye kahve ikram eder ve ney üfler. Raci, bu ezgiler eşliğinde her gün derin bir uykuya/vecd haline dalarak hayal aleminin derinliklerine fantastik ve sembolik yolculuklar yapar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulaşmak için Buda’yla Hiçlik Zirvesi’ne, Yunan tanrılarının bulunduğu Olimpos Dağı’na, Hürmüz ile Ehrimen’in savaş meydanına, Simurg’un sırtında Merih gezegenine, Kaf Dağı’na ve daha birçok yere gider. Raci hakikatin peşinde nice âlemde, boyut ve mekânda dolaşırken biz okurlara Ahmet Hilmi’nin Doğu ve Batı felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi üzerine kurduğu bu gerçeküstü romanı izlemek düşüyor. Kitap muhteşem bir kurguyla yazılmış, muhtemelen batıda yazılan bir eser olsaydı kült eserler içinde yer alırdı. Bu kitabı okuyup iyice anlamak için biraz mitoloji, felsefe ve tasavvuf bilgisine sahip olmak şart. Bazen biz de Raci gibi çıkmaza girip hakikati sorguluyoruz ve bunu yaparken sadece akıl ve mantık ile
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,3bin okunma
Reklam
70lerin günlük yaṣamının dökümü
5/10
·495 syf.··
2026 5. kitabı
Ayfer Tunç’un Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek kitabını bitirdim. Roman desem roman değil, belgesel desem belgesel değil; ikisinin arasında duran bir anlatı. Türkiye’de 70’lerin çocuğu olarak özellikle çocukluk yıllarına dair bölümler beni çok etkiledi. Arsaların verdiği özgürlük, sokakların kendiliğindenliği… 70lilerde bir çocuk olarak bunlar büyük bir şanstı.Kitap ilerledikçe daha belgesel bir tona kayıyor. Bu noktadan sonra benim için ilginçliğini biraz yitirdi. Düğünler, ev adetleri, gelenekler, o dönemin sineması, radyosu, şarkıları elbette ilginç; ama günlük yaşamın dökümü baya beni baydı. 2000’lerde doğanlara ne kadar çekici gelir merak ettim doğrusu.Edebi değer açısından ise çok güçlü bir tarafı olduğunu düşünmedim; daha çok bir dönemin panoraması gibi. Ayfer Tunç'un diğer kitaplarından daha farklı bir yerde. Sonunda bir dizin olsaydı çok daha işlevsel olurdu. Ama Türkiye’de yayınevleri ve editörler bu konuda hâlâ çok isteksiz. Bilmiyor olamazlar; tembellik mi, okuyucuyu küçümsemek mi, yoksa maliyetten kısmak mı, anlamıyorum. Böyle bir kitapta dizin şart. 70’lere dair bir el kitabı gibi; dönüp belirli konulara bakılabilmeli.
Bir Maniniz Yoksa Annemler Size GelecekAyfer Tunç · Can Yayınları · 20212,489 okunma
Kuşlar Yasına Gider
6/10
·248 syf.··
2026 19. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:34
Kuşlar Yasına Gider Merhabalar bugün sizlere @burcu_karaoglan06 'yla birlikte başladığım ve bitirdiğim Hasan Ali Toptaş'ın bir kitabıyla geldim. Yazarın kalemiyle ilk tanışmam oldu bu eser. Okurken içinizi ısıtacak samimi bir hissiyat oluşturacak. Kitapta entrika olay aksiyon aramayın. Köy havasında farklı kelimelerin yani o köy ağzı dediğimiz kelimelerin yer aldığı bir hüzünlü biraz da sevecen bir tarafı var. Yazar ile babası Aziz Bey arasındaki derin ilişkiye odaklanan otobiyografik ve destansı bir baba-oğul romanıdır. Ölümle yüzleşme sürecini, aile bağlarını ve İç Anadolu kültürünü işleyen dokunaklı ve çok katmanlı bir eserdir. Gelelim kitabın konusuna... Gençliğinde şoförlük yapan Aziz Bey, uzun süreler evden uzak kalmış (hatta çarşıya diyerek çıkıp on gün eve gelmediği olurmuş ve her geri döndüğünde ise bir araba vs alıp gelirmiş) ve aile hayatında bazı kopukluklar yaşanmasına sebep olmuştur. Oğlu (yazar/anlatıcı) ile arasında zaman zaman mesafeli, ancak kopmaz bir bağ vardır. Eser, yaşlı ve hasta olan Aziz Bey'in son günlerini anlatır. Ölümün yaklaşmasıyla birlikte yazar, babasının tedavisi için Ankara ve Denizli arasında mekik dokur ve bu süreçte geçmişteki eksiklikleri, pişmanlıkları ve babasının gizemli yönlerini sorgular. Yazar, bu süreçte yolda beyaz bir atın peşinden koştuğunu görür ve beyaz gömlekli bir çocuğu sürekli evlerinin bahçesinde dolandığına şahit olur. Bu esrarengiz şeyleri bir tek kendisi şahit olurken kimseye anlatma cesareti bulamaz. Yazar evli ve bir kız çocuğuna sahiptir. Bu süreçte yanında olan erkek kardeşi Nihat döneme şahitlik eder. Hayat dolu, renkli, aklına eseni yapan, kimseye haber vermeden yollara düşen ve zaman zaman etrafındakileri şaşırtan bir yapıya sahip olan Aziz Bey'in iç dünyası gözler önüne serilir. Yazar, babasının
Roman
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
Puanım: 8 / 10 | Geç kalınmış incelemelerden biri daha :)
8/10
·256 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 18:49
Dünya döndükçe güncelliğini asla kaybetmeyecek, her neslin dönüp dönüp kendinden bir şeyler bulacağı muazzam bir Rus klasiği bitirdim. Turgenyev’in Babalar ve Oğullar’ı, sadece eski ve yeni kuşağın çatışmasını değil; bir toplumun, değerlerin ve inançların kökten değişimini o kadar duru bir dille anlatıyor ki hayran kalmamak elde değil. Kitabın kalbinde, edebiyat tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan Bazarov var. Kendini her türlü otoriteyi, geleneği ve duyguyu reddeden bir "nihilist" olarak tanımlayan bu genç tıp öğrencisi, arkadaşı Arkadiy ile birlikte onun gelenekçi ailesinin yanına gidiyor. İşte o andan itibaren; geçmişe tutunmaya çalışan fedakar babalar ile dünyayı baştan yaratmak isteyen, her şeye meydan okuyan o öfkeli oğulların çarpışmasını izliyoruz. Turgenyev’in en sevdiğim yanı, bu çatışmada asla tek bir tarafı haklı çıkarmaya çalışmaması. Ne babaları tamamen haklı bulabiliyorsunuz ne de oğulların o katı mantığına tamamen sırt çevirebiliyorsunuz. İki tarafın da yalnızlığını, sevgisini ve birbirini anlama çabasındaki o çaresizliği okurken insanın içi burkuluyor. Hele o Bazarov’un her şeyi rasyonalize eden buz gibi mantığının, aşk ve ölüm karşısında nasıl eğilip büküldüğünü izlemek muazzam bir karakter analiziydi. Klasik Rus romanlarının o göz korkutan ağır havasından çok uzak, su gibi akan, çok katmanlı ve sarsıcı bir kitap. Dönemler, fikirler ve modalar değişse de evdeki o "baba-oğul" masasının kavgalarının hiç değişmediğini görmek acayip bir deneyimdi. Mutlaka okunmalı.
1000Kitap
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Mo serisini bitirdikten sonra yeni kitabımız yine aynı yazardan devam ediyor. Bildiğiniz üzere yada Taşı Türk’ler için önemlidir. Hava değişimi yaptığı yağmur ve kar yağdırdığı efsanelerde dile getirilir. Bu taşın çok önemli bir tarafı da insanlara sevgi dirlik dinginlik getirmesidir. 13 yaşlarına gelen yada adlı kızımız yıllarca dedesi ve ninesi tarafından bakılıp büyütülmüş anne ve baba sevgisinden mahrum kalmıştır yıllar onları unutturacağına özlemine özlem katmış özellikle baba sevgisi ve özlemi ağır basmıştır. Nice zorlasa da babası hakkında bilgi edinemeyip ona hep bir gün geleceği söylenmiştir. İşte Yada daha fazla bekleyemez ve babasını araştırmaya başlar sonunda babasının çok önemli bir görev üstlendiğini ve mihenk taşının asıl kendisi olduğunu öğrenir bu zorlu yolculukta baba ve kızı bir çok tehlike hatta ölüm beklemektedir heyecanlı bir macera doğaüstü olaylar ve insanüstü yetenekler bizi bekliyor hayal dünyanızı zorlayın ve bu güzel hikayeye katılın…
Yada’nın GizilgücüGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 2021510 okunma
Reklam
Reklam