BABAM VE GECE
Dua et derdi babam, Allah'a yaklaşırsın
Üç defa öp başma koy bu yeşil geceleri
Aldanma gündüzün vahşi beyazlığına
Bahçeye bağışlama içindeki çiçeği
Gece ıslak saçlarını dualar eşliğinde
Gün ışığı perdeleri delene kadar tarardı
Bildiğim duaları unuttum da, unutmadım
Gündüzleri gece gibi yaşayıp giden babamı
Babası İsmail Heniyye'nin kanının Gazze'de şehit edilen herhangi bir çocuğun kanından daha değerli olmadığını ifade eden Abdusselam, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yolda binlerce şehit verdik. Babam da bu şehitlerden sadece biridir. Gerekirse bizler de şehit olacağız. Fakat Kudüs ve Filistin bir gün mutlaka özgür olacak. Sadece babamızla değil; şehitlerimizin hepsiyle gurur duyuyoruz."
Hemen önümdeki misafir Abdusselam'a başınız sağ olsun, Allah size sabırlar versin, deyince Abdüsselam; "Lütfen böyle demeyin. Burası bir taziye evi değil, burası bir düğün evidir. Babam şehit olarak hayattaki en büyük gayesine ulaştı. Bu nedenle bize sabır dilemek yerine, bizi tebrik edin." dedi. Tıpkı düşmana karşı savaşmak için Çanakale'ye giden evlatlarının ellerine kına sürerek, çocuklarını din ve vatan için kurban etmeye hazır olduklarını haykıran Anadolu insanı gibi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben bir insanım, bir bireyim - benim de annem ve babam, anılarım ve bir geçmişim var - ve siz beni bir sedyenin üzerinde o ameliyathaneye götürmeden önce de ben bir insandım!"
Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor. Öyle olaylardan sonra kişisel takvimimiz değişiyor ve yeni çağlar açılıyor. Şöyle demeye başlıyorsunuz – a, bu babam ölmeden önceydi. Ya da babam hayattayken. Ya da – iki yıl sonra… Kızım doğduktan sonra da böyle olmuştu. Dünya aniden ikiye bölünmüştü – yeni (çocuğa ait)çağdan önce ve sonra.
"9. Senfoni"yi bestelediği sırada Beethoven artık işitmemektedir. Notalarını temize çekip kopyalaması için birlikte çalışmaya başladığı Anna Holtz'a "Eğer Tanrı benim babam olsaydı, onu reddederdim," der konser öncesinde.
Konakladıkları yere varınca Hamzat çadırından çıktı, varıp Umma Han'ın atının üzengisinden tuttu, onu tam bir han gibi karşılayarak şunları söyledi: 'Bugüne kadar ailenize bir kötülüğüm dokunmadı, bundan sonra da böyle bir şey olmasını istemem. Siz de bana dokunmayın, insanların gazavatı benimsemeleri için yaptığım çalışmalara engel olmayın. Babam nasıl babanıza hizmet ettiyse, ben de bütün askerlerimle sizin hizmetinizde olacağım. Beni kendinizden bilin, aranıza alın.
Öğütlerimle size yardımcı olayım, siz de keyfinizin istediği gibi yaşayın.' Umma Han konuşma konusunda beceriksizdi.
Ne diyeceğini bilemediğinden öylece suskun duruyordu. Bunun üzerine ben Hamzat'a, 'Madem durum böyle, siz Hunzah'a gidin; han da, anası da sizi orada saygıyla karşılayacaklardır.' dedim. Ama sözlerimi bitirmeme izin verilmedi ve burada Şamil'le ilk sürtüşmemi yaşadım. Hemen orada, imamın yanında duruyordu. 'Sana değil, hana soruyorlar.' dedi. Sustum.