"Benim tek bir tutkum var, öylesine çok acı çekmiş ve mutluluğu hak etmiş olan insanlık adına, ışık tutkusu. Ateşli karşı çıkışım ruhumun çığlığından başka bir şey değil. "
Her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun bedelini öğrenirim. Ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. İnsanın gelenekleri olmalıdır.
Her şeyi basit bir kurama indirgemiştim: Baskı görenler her zaman haklıdır, baskı uygulayanlar haksızdır. Yanlış bir kuramdı bu ama, insanın kendisinin de baskı uygulayanlardan biri olmasının doğal sonucuydu. Sadece emperyalizmden değil, insanın insan üzerindeki egemenliğinin her çeşidinden kaçmam gerektiğini hissediyordum.