Hakikaten yapabileceğimiz tek bir iş vardır, o da ölmek. Bak, bunu yapabiliriz ve ancak bu takdirde irademizi tam bir şey yapmakta kullanmış oluruz.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
1000Kitap
Bak işte sevginle boyanıyor sözlerim. Sen kapılıyorsun her yeri, her şeyi sen.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yorularak gidiyorsa ilişki bir daha düşünün
Su haline bak, Denise. iyi görünmüyorsun. Yoksa seni böyle yoran aşk mı?
TREPLEV: Akşam oldu, her şey kararıyor. Yalvarırım erken gitmeyin. NİNA: İmkânsız. TREPLEV: Peki, ben size gelsem, Nina? Tüm gece boyunca, sabaha kadar, bahçede durup pencerenize bak-mak için... NİNA: Olmaz, bekçi görür. Köpek de alışkın değil size, havlar.
Sayfa 16 - Yediveren Yayınları·Kitabı okuyor
Kıbrıs davasında hemen her devlet, dost ve müttefik sandıklarımız bile aleyhimizde olmasına rağmen işte 100.000 Türk, 400.000 Rumla boğuşuyor. Bu oransız vuruşmada yenilmeyişinin sebebi anayurdun kendisini desteklediğini bilmesidir. Hele bu destek, kritik anda Erenköyü'nde yapılan hava saldırısı gibi olunca Kıbrıs Türkünün savaşı daha yıllarca sürer: Türk birlikleri Kıbrıs-a çıkıncaya veya Selânik'e girinceye kadar... Kerkük Türkü'nün de desteğe ihtiyacı var. Üstelik Kerkük Türkü daha da talihsizdir. Nasıl talihsiz olmasın ki Barzânî adında bir Kürt eşkıyası devlet kurmaya ve Kerkük Türklerine azınlık hakkı vermeye kalkıyor. Kurtu-luş Savaşı'ndaki bir türkü, Yunan gibi aşağılık bir düş-manın Türkiye topraklarına ordu sokmasını: Ankara'nın taşına bak, Gözlerimin yaşına bak. Biz Yunan'a esir olduk, Şu feleğin işine bak. mısralarıyla anlatılıyor ve talihin böyle hain bir tecelli-sine karşı Türk Milleti'nin öfkeli şaşkınlığını belirtmiş oluyordu. Bu acı hâtıra yetişmiyormuş gibi, şimdi bir de Kürt devlet kuracak da 1.000.000 Türk'e azınlık hakkı mı verecek? Bu küstahça iddialar karşısında Türkiye'nin kültür ve fikir hayatında söz sahibi olan, söz sahibi olduğunu iddia eden bunca kalem sahibi arasından, Sedat Simavi gibi biri çıkıp da Kerkük Türkleri'ni millî bir dava haline getire-mez mi?
Sayfa 35 - Ötüken, 17 Temmuz 1965·Kitabı okuyor
Kim ne ederse kendine eder
"Işte böyle, insan cürmünü anladı mı yürek sızlamaya başlar. Kim ne ederse kendine eder, kötülüğü de kendinedir, iyiliği de. Bizim istiğfarımız da şükrümüz de tövbeye muhtaç. İstiğfar eden istiğfarıyla,şükreden şükrüyle övünür. Kendini başkalarıyla kıyaslar. Bak hele sen șu nefse, insanı nereden vurur? Bırak 'O şunu dedi', 'Bu bana şunu yaptı,' sözlerini. Çevir aynayı kendine doğru, o aynada izle bir kendini, hakikat aynası bu, yalan bilmez…
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Alıntı