Eğer kötü bir davranışta bulunduysanız, pişmanlık duyun, elinizden geldiği kadar durumu düzeltin ve bir dahaki sefere daha iyi davranmaya bakın. Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir.
Ne istediğinize dair net bir hedefiniz olsun, ama "nasıl" detaylarını tahmin edilemez kuantum alanına bakın. Yaşamınızda, tam da sizin için doğru olacak şekilde gerçekleştirmesine izin verin. Herhangi bir şey bekleyecekseniz beklenmeyeni bekleyin. Teslim olun, güvenin ve arzu edilen bir olayın nasıl gerçekleşeceğini dert etmeyin.
Bu çoğu insan için aşılması en zor mücadeledir, çünkü biz insanlar her zaman gelecek bir gerçekliği (bilinmeyeni) yeniden geçmiş bir gerçeklikte yaşandığı şekilde (bilinen) yaratmaya çalışarak onu kontrol etmek isteriz.
-Zaten zamanımızda yetenekli insanların hemen hepsi gülünç görünmek korkusunun tedirginliği içindedir...Delilik gibi bir şey bu...Bu aşırı duyarlık içe giren bir şeytan gibi...
-Sizde herkes gibi,yani çokları gibisiniz,ama herkes gibi olmamaya bakmalı.
-Herkes böyle olduğu halde mi?
-Evet buna rağmen.Yalnız siz böyle olmayın.Zaten herkesten başkasınız.Bakın,şu anda çirkin ve gülünç halinizi açıklamaktan çekinmediniz.Oysa zamanımızda kim yapar bunu?Hiç kimse.Kimse kendinde kusur görmek ihtiyacı duymuyor.Herkes gibi olmayın,tek başına kalmak pahasına olsa bile ayrılın."
Giysi genel olarak bedeni korumak ve saklamak için varsa da, ayrıca bedenin biçimini belirginleştirmeye ve onu açığa çıkarmaya da yarar. Aslında, giyimli bedenin betimi beden deneyimini her zaman az ya da çok ülküsel olan çıplağa oranla çok daha canlı bir biçimde yansıtır.
- Ademden bugüne bir düzen merakıdır tutturmuşsunuz. Bakın doğaya! Neden doğanın düzenine uymak istemezsiniz de kendi aptal düzeniniz içinde yok olup gidersiniz? Bir ağaç bile özgür sizden, bir kelebek bile uzun yaşıyor hepinizden! Bir kardelen kadar yürek yok sizde! Kaldırın artık başınızı! Bakın, yıldızlar ve ay, geceye nasıl da kafa tutuyor? Görmüyor musunuz? Siz de parlayın artık, nolur... Şu kısacık ömrünüzü, saçma sapan olmazsa olmazlarınızla heba etmeyin! Yaşayan ölüler gibisiniz! Bakın birbirinizin yüzüne! Bakın! Bir günaydını, bir merhabayı esirgiyorsunuz birbirinizden. Biliyorum, sevmeyi unuttunuz karşılık görmeden. Küçümser oldunuz herkesi, yücelttiniz gücü ve size üstünlük veren her şeyi.Ey zavallı İnsan!Uyan artık!Uyan!