Puan vermedi·280 syf.··
2026 26. kitabı
İlk başta kitap hiç ilgimi çekmemişti annem hediye olarak almış,evimin kütüphanesinde kitaplıkta dururken dikkatimi çekti ,okumaya başladım.Willy’nin o yalnızlığı hayata küskünlüğü o kadar günümüzden bir parça ki okurken yalnız olmadığımı anladım.Wisam hayatın çilekeşlerinde kendine mutlu olacak sebepler bulan hatta gerçekten hayatımızda olması gereken insanlardan..Gerçek bir hayat hikayesinden olması bambaşka büyülüyor..Kesinlikle zamanınızı bu kitaba ayırın inanın pişman olmayacaksınız!!
Bu Şehirde Kimse Yok mu?Rövşen Abdullaoğlu · Aile Yayınları · 20242,500 okunma
Puan vermedi·736 syf.·
2020 648. kitabı
Uzun zamandır okumak istediğim ve çok merak ettiğim bir eseri daha okumuş olmamın mutluluğu içerisindeyim. Gülün Adı kendisi hakkında yapılan tüm olumlu yorumları sonuna kadar hakediyor. Tarih, felsefe, dini inançlar, tarikatlar gibi barındırdığı konularla dopdolu bir eser. Ayrıca bu konuları polisiye bir kurguyla vermesi eserin başka bir lezzetli yanı. Eseri beğenmekle birlikte okurken zorlandığımı da belirtmek isterim. Yazarın anlatımı, üslubu gayet anlaşılır olmasına rağmen ortaçağ dönemi hristiyan dünyası, tarikatlar, tarikat liderleri, bunların birbiriyle mücadelisi, papa ve imparatorun birbiriyle olan çekişmesi gibi konu içeriğiyle ne kadar cahil olduğumu bir kez daha gördüm ve açıkçası bunları kafamda oturtmaya çalışırken haliyle zorlandım. Ayrıca bir çok karakterin olması, bir çok latince kelime içermesi hatta çevirisi bile yapılmayan latince kelime ve cümlelerin bulunması, döneme ait kitapların orjinal ismiyle verilmesi ve bilmediğimiz kelimelerden dolayı sık sık dipnotlara başvuruyor olmamız okuru yoran ayrıca sebepler. Ortaçağ döneminde İtalya'da bulunan bir manastırda meydana gelen cinayetlerin aydınlatılması süreci kitabın ana hatlarını oluştursa da yukarıda bahsettiğim konu içeriğiyle her okura bambaşka dünyaların kapılarını açan çok özel bir eser Gülün Adı. Biz kitapseverlerin ilgisini çekecek başka bir konu ise bu manastırda bulunan ve dünyada eşi benzeri olmayan bir kütüphanenin bulunması. Öyle bir kütüphane ki dönemin en önemli eserlerini barındırıyor, görevliler haricinde kimsenin girmesine müsaade edilmiyor, belli başlı kitaplar haricinde hiçbir kitap dışarı çıkartılamıyor, labirentlerden oluşuyor ve bu gizemli yapısıyla hristiyan dünyası için çok özel bir konumda bulunuyor. Bir çok kişinin okurken zorlanacağını bildiğim halde böylesi dolu bir eseri
İnceleme
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Başyapıt
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 20:49
Besim hocayı Flu TV sayesinde tanıdım ve sonrasında kitabını okumaya karar verdim. Tam anlamıyla ufkumu açan, olaylara ve tarihe bambaşka bir açıdan bakmamı sağlayan bir başyapıt diyebilirim. Aslında kendi kafamda oturtamadığım ve sorguladığım birçok soru bu kitap sayesinde cevabını buldu. Örnek vermem gerekirse -Batının bu kadar ilerlemesinin sebebi nedir? -Rönesans/Reformu tetikleyen sebepler nelerdir ve bunun Avrupa'ya etkileri ne olmuştur? -Sekülerleşme/ Laiklik -Geleneksellik/ Medenileşme -Klasik/ Kanon yapıtlar nedir ve ülkemiz neden klasik yapıt çıkaramadı? -Aydın ve entelektüel ayırımı Kısaca yukarıdaki sorular sizinde kafanızı kurcalıyorsa hiç düşünmeden alıp okuyun ve okutturun. Herkese keyifli okumalar dilerim
Poetik ve PolitikBesim Dellaloğlu · Timaş Yayınları · 2020142 okunma
10/10
·99 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 22:20
Merhaba sevgili okur, Türkân Hanım'ın Ölümü, Selçuk Baran’ın “Kış Yolculuğu” kitabındaki öykülerden birisiydi. Orada öyküden şöyle bahsetmişim: Türkân, güzel, gizemli, cesur ve çalkantılı hayatı olan bir kadındır. Etrafındaki herkesin baktığı ancak her birinin farklı gördüğü bir kadın. Kiminde saygı uyandırırken, kiminde onu çözememiş olmanın verdiği bir öfke uyandırırdı. İnsanlarla konuştuğu tek bir konu vardır: ölüm. Türkân Hanım’ı ve onun ölümümü başka gözlerden okuyoruz. Bu yönden farklı bir üslubu vardı. Selçuk Baran’ın tanıdık eşya anlatımı bu öyküde de görülüyordu. Özellikle saat vurgusu işlenen konuyla örtüşüyordu. “Atları da vururlar” filmi izleme listesine eklendi. Ayrıca daha önce duymadığım bir yazar olan Federico Garcia Lorca’nın kalemini merak ettim ve hemen okuma listeme ekledim. Bu kitapta oyun ve öykü hâli bir arada yer alıyor. “Türkân Hanım” adıyla sahnelenen oyunu, Selçuk Baran öyküyü yazdıktan sonra oyuna uyarlamış. Umarım bir gün oyunu görmek kısmet olur efenim. Oyun ve öykü ters akışla kaleme alınmış. Öykü oyundan sonra yazılmış gibi bir his bırakıyor okurda. Öyküde her şey olup bittikten sonra çevrenin bakış açısı işlenirken, oyunda sonuca giden sebepler işlenmiş. İkisinin bir arada basılması fikri bu sebeple benim çok hoşuma gitti. Özellikle öykü versiyonunu çok daha fazla beğendiğimi rahatlıkla söylemeliyim. Oyun ve öykü arasında, olayın işlenişi ve kurgu açısndan farklar var. Özellikle Türkân Hanım’ın sonu bambaşka. Öyküde Türkân Hanım’ın gizemi daha etkileyiciydi, bu durum hikayenin de gücünü arttırıyordu. Arkadaş çevresine “çekirdek” demesi oyunda en sevdiğim kısmdı. Oyunun ve öykünün çalma listesi: Ajda Pekkan/ Kimler geldi, kimler geçti Nesrin Sipahi/ Sen istedin Ayten Alpman/ Tek başına Bu arada, Atları da vururlar filmini hâlâ
Türkan Hanım’ın ÖlümüSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020177 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 20. kitabı
Merhaba Bugün size okurken zihnimi sürekli diri tutan, sayfalar ilerledikçe merak duygusunu katlayan bir kitaptan bahsetmek istiyorum Süper Çocuk Yazarın kalemine özellikle değinmek istiyorum çünkü gerçekten övgüyü hak ediyor. Anlatımı akıcı, sade ama aynı zamanda vurucu. Olayları gereksiz detaylara boğmadan, tam yerinde ve etkili bir şekilde veriyor. Kurgu ise oldukça dikkatli kurulmuş hikâye tek parça hâlinde değil, aksine katman katman açılıyor. Her yeni bilgi, önceki olaylara farklı bir gözle bakmanı sağlıyor. Bu da okurken sürekli bir bağlantı kurma hâli oluşturuyor. Karakter tarafında ise Jason öne çıkıyor. Onu sadece yaşadıklarıyla değil, içsel kırılmalarıyla da tanıyoruz. Bu da karakteri yüzeysel olmaktan çıkarıp daha gerçek ve etkileyici bir noktaya taşıyor. Kitap, 1983 yılında kaybolan dört itfaiyecinin yıllar sonra ortaya çıkmasıyla başlayan gizemli bir olayla açılıyor. Ortaya çıktıklarında akıl sağlıklarını yitirmiş hâlde olmaları ve yaşadıklarına dair anlattıkları, hikâyenin daha en başında bir soru işareti bırakıyor. Bu olay, kitabın genel atmosferini belirleyen en önemli kırılma noktalarından biri. Asıl hikâye ise bir gazetecinin hapishanede Jason ile yaptığı görüşmeler üzerinden ilerliyor. Jason’ın çocukluk yıllarında ailesini kaybetmesi, yetimhanede büyümesi, tüm zorluklara rağmen okuyup psikolog olması… Hayatını bir düzene oturtmaya çalışırken yaşadığı büyük kayıplar ve sonrasında gelişen olaylar, onu bambaşka bir yola sürüklüyor. Geçmiş ile bugün arasında kurulan bu bağ, hikâyeyi hem daha derin hem de daha etkileyici hâle getiriyor. Kitap boyunca sadece “ne olacak?” diye değil, “neden böyle oldu?” diye de düşünüyorsun. Olayların ardındaki sebepler, karakterin yaşadıklarıyla birleşince ortaya daha anlamlı bir tablo çıkıyor. Özellikle geçmişte
Süper Çocuk Yanık Göz ve Genç NolanMurat İsfan Korkmaz · Bengisu Yayınları · 2024161 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2026 23. kitabı
Ayyy yazardan ne okusam kapılıp gidiyorum kesinlikle kusursuz ve mükemmel bir kalemi var. Karakterleri aşırı sevdim. Özellikle Metis kesinlikle güçlü bir kadın karakterdi korkuların esaretine kapılmak yerine bir çıkış yolu bulmak için çabalaması çok güzeldi. Kartal’a gelecek olursak Metis’e olan yaklaşımı ve korumacı hareketleri çok hoştu kesinlikle önceliğini o yapmıştı. Rüya ve ekip bambaşka bir olaydı Rüya herkesin isteyeceği bir arkadaş bir dosttu. Kitabı okursanız Barakada buluşuruz… Metis’in tek tutkusu dans etmekti harika bir ekibi vardı bir gün işten çıkıp eve gittiğin de tanık olduğu cinayet hayatını değiştirmekle kalmamış onu bir çıkmaza sokmuştu. Kaçmaya çalışmış ama müsade edilmemişti polise giderse yada birisine bir şey söylerse öldürüleceğini bilerek serbest bırakılmıştı ama gözler üzerindeydi. Bu yüzden bir süre evden çıkmamış çalışmaya ara vermişti ev arkadaşı Rüya olayları bildiği için ve buna son vermek için onu bir gece eğlenceye çıkarmıştı Rüya’nın sevgilisini de gözetleyebilmek amacıyla kılık değiştirerek gittikleri eğlence mekanında polis baskın yapmıştı. Polis korkusu onu hiç tanımadığı bir barmenden yardım istemek durumunda kalmıştı. Onun kurtarmak karşılığında ne isterse yapacağını dile getirerek geceyi atlatmıştı tâki yardım eden Barmen ona bir süre burada çalışmasını teklif edene kadar. Ev kirasını ödemek için çalışmak zorundaydı ve Kartal’ın teklifini kabul etmişti. Sözde sevgilisi olan Ekin’in ilgisizliği ve umursamazlığı da bu durumların üstüne gelince onunla ilişkisini bitirme kararı almıştı ama dans ekibinde ona ihtiyacı vardı ve aylar sonra olacak dans yarışmasına katılıp, kazanarak yurt dışına gidip peşindeki mafyalardan da kurtulma planı vardı. Hiçbir şeyi riske atamazdı ama eğlence mekanında Kartal ile çalışmaya başlayınca ilk defa
1000Kitap
Sokağın Dansı - Aşk RitmiGonca Çakır · Vera Kitap · 202631 okunma