Halkın sessiz, bitmez tükenmez sabırla dolu bir kederi vardır. Bu keder kabuğuna çekilmiştir, hiç sesi çıkmaz. Bir de gözyaşlarıyla taşan, sonra da kendini kapıp koyveren bir keder vardır. Bu hal en çok kadınlarda görülür. Ama bu da sessiz kederden daha hafif değildir. Sızlanmanın doyurucu yanı içteki acıyı deşip taşırmaktan ibarettir. Böyle bir keder avunma da istemez, çaresizlik onun besinidir. Sızlanmalar, kanayan yarayı büsbütün azdırmak ihtiyacından başka şey değildir.
İnsan, dünyaya çiçek olarak gelsek kimin hangi çiçek olarak doğacağını hissedebiliyor. Kesin konuşmak gerekirse o asla bir gül olamazdı; edepsiz bir Karmen vitrini de diyebileceğimiz gül masum bir çiçek değildir. Hangi çiçek olduğunu bilmek bir yana, henüz hakkında hiçbir şey bilmediğim halde Emerenc'in bir gül olamayacağını ânında hissetmiştim.
TANRIM BANA
DEĞİŞTİREMEYECEĞİM ŞEYLERİ KABUL ETMEK İÇİN SÜKUNET,
DEĞİŞTİREBİLECEĞİM ŞEYLERİ DEĞİŞTİRMEK
iÇiN
CESARET,
VE HER ZAMAN ARADAKİ FARKI
ANLAMAK İÇİN AKIL BAHŞET