Medine müdafası ve küsen şehirler Gönül dağımın al gülü Açsın nergisi sümbülü Petek kovan baldır dili Sevdiğim küsmüş gücenmiş sabri galip dogan SEVDİĞİM KÜSMÜŞ GÜCENMİŞ Değerli edebiyat defteri es selam aleyküm Allahın selam ve bereketi hepimize olsun kıymetli şairimiz Sabri Galip gönül dağımın al gülü diyerek duasına başlıyor açsın nergiz sümbül diyerek güzel bir niyaza bizide ortak ediyor sene 1916 ile 1919 yıllarıdır birinci dünya savaşının en çetin yılları ingilizler medine mekkede binlerce katliam yaptı ilk önce arılar sonra insanlar katledildi o arıların petekleri yok edildi Mekkenin o yıllarda en temel uğraş alanı hurma bahçeleri ve zeytinliklerdi birinci dünya savaşında insanların kendi eli ile diktiği peygamber hurmaları ingiliz çizmeleri altında ezildi hayvanlar insanlar bitkiler şehit edildi Sinan Canan kitabında sen her nefesinden sorumlusun oysaki insan çoğu zaman okuyor fakat ne yazıkki doğru yorumlayamıyor Sinan Canan kainatta önemsiz hiç bir olay vuku bulmaz desede insanoğlu önemsizleştiriyor bu yüzdende üretemiyor düşünemiyoruz işte Medine Müdafası  1916-1919 yılları arası mekkede şerif hüseyinin mekkede verimli üretim ve bahçelere sahip olabilmek amacı ile ingiliz desteğinde başlattığı bir isyan ve kuşatma harekâtıdır bazen sevdiklerimizi bazen ise kutsal şehirleri küstürüyoruz Medine fatihi fahrettin paşa ihtiyar bir kurt gibi ne kadar çok dirensede yalnızlığa terkedilmiş teslim olmuştur O Medine fatihi ve peygamber askeri Hüzün penceresindendi bakışım, Kışın bağrındaki sakladığı bahara. Uzar uzadıya, Mevsimler hazan. Gün ölür  Gecenin koynunda sabahlar. ramazancelik-HÜZÜN PENCERESİ Es selam aleyküm ve Rahmetullah değerli okurlar ve yazarlar Allahın 99 adı ile hepinize bereket diler dualar ederim sayın Ramazan Çelik abim mevsimler
Din
​"Kömürü elmasa dönüştüren şey, maruz kaldığı o devasa basınçtır. Şu an yaşadığın zorluklar da senin parlayışının hazırlığı." 💎🔥 Üzerinde hissettiğin o ağır yük, aslında seni eğitiyor. Kırılıyorsun, yoruluyorsun ama aynı zamanda güçleniyorsun. Bu dönemin bittiğinde arkana bakıp "İyi ki pes etmemişim" diyeceksin. #güçlenmek #başarı #sabır #dönüşüm
1000Kitap
Reklam
​"Korku, seni sadece yerinde saydırır; cesaret ise hiç bilmediğin yollarda sana yeni kapılar açar." 🚀🔥 "Ya başaramazsam?" sorusunu bir kenara bırak ve "Ya her şey hayal ettiğimden daha güzel olursa?" diye sor kendine. İlk adımı atmak uçurumdan atlamak değil, kendi kanatlarını keşfetmektir. Bugün o adımı at. #başarı #motivasyon #cesaret #yenibaşlangıçlar
1000Kitap
Yeşilçam’da Bir Prekarya Devrimi: Yılmaz Güney Sinemasının Sosyolojik ve Estetik Dönüşümü Türk sinema tarihinin en özgün kırılma noktası, sinemayı bir rüya fabrikası olmaktan çıkarıp toplumsal gerçekliğin aynası haline getiren Yılmaz Güney’in varoluş mücadelesidir. Adana’nın Yenice köyünde, topraksız bir amele ailesinin çocuğu olarak doğan, pamuk tarlalarında büyüyen ve film kutuları taşıyan bir çocuk işçiliğinden gelen Güney, sinema sektörüne en alttan, güvencesiz işçi sınıfının, yani prekaryanın tam kalbinden dahil olmuştur. Bu sınıfsal köken ve köksüzlük hali, onun sinemasal dehasının en büyük yakıtı olmuş ve Yeşilçam’ın geleneksel yapısını kökten sarsacak bir ekolün doğmasını sağlamıştır. Yılmaz Güney’in kariyeri, sinema tarihindeki yerini sağlamlaştıran iki temel evreden oluşur. İlk evre, kitlelerin hafızasına kazınan Çirkin Kral dönemidir. Bu dönemde imza attığı yüze yakın popüler macera filmi, genellikle sanatsal veya ideolojik sineması kadar ön plana çıkarılmaz. Ancak aktör Kadir İnanır’ın da vurguladığı gibi, Güney bu ticari filmler sayesinde halkla sarsılmaz bir bağ kurmuştur. Mevcut düzeni doğrudan yok etmek yerine, o düzenin sırtına binip sistemi içeriden parçalama metodunu seçmiş; Yeşilçam’ın formüllerini ve dağıtım mekanizmalarını çok iyi öğrenerek, sistemi yine sistemin kendi seyircisi ve finansal gücüyle dönüştürmeyi başarmıştır. Dönemin kabadayılık, feodal bağlar ve entelektüel çevrelerin iç içe geçtiği ortak sosyal zemininde varlık gösteren diğer aktörler jön sisteminin sınırları içinde kalırken, Güney bu ilişkileri radikal bir siyasi ve sanatsal manifestoya dönüştürmüştür. Bu sınıfsal meydan okuma, Yeşilçam’ın yerleşik estetik standartlarını da alaşağı etmiştir. Güney’e kadar sinemanın başrol tanımı Batılı, kentli ve pürüzsüz jön kalıplarına
Sinema
'Lüzumsuz kadın ' kitabından, kocaman bir kütüphane:)
Gençleeeeerrr yaklaşın şöyle, diyeceklerimi daha fazla tutamadim içimde :) Öyle bir kitap okudum ki, bittiğinde elimde tek bir kitap değil; okunmayı bekleyen onlarca kitap vardı. 📚☺️🤷 Lüzumsuz Kadın eserinde karşılaştığım yazarları, eserleri, şairleri, sanatçıları, film ve bir belgeseli not aldım. Sunmak için acaaaaaayip bir heyecan içerisindeyim, sürç-ü lisan edersem şimdiden affola :) Yazarlar ve Eserleri diye başlangıç yapmak istiyorum:) Buyruuuuuuun; ☆ Fernando Pessoa - Huzursuzluğun KitabıAlberto Moravia - Düzen AdamıDanilo Kiş - Ölüler AnsiklopedisiClaudio Magris - MikrokozmoslarErnest Hemingway - Çanlar Kimin İçin Çalıyor ve Paris Bir ŞenliktirSaul Bellow - HerzogEmil Michel Cioran -
​"Kırıldığın yerler, ışığın içeri sızacağı çatlaklardır. Düştüğün yeri değil, oradan nasıl ayağa kalkacağını düşün." 🔥🚀 Planların altüst olmuş olabilir, belki de her şeye sıfırdan başlamak zorunda kaldın. Unutma; en güçlü ağaçlar, en sert rüzgarları atlatanlardır. Reset at, derin bir nefes al ve sahneye geri dön. #motivasyon #başarı #pesetmekyok
1000Kitap
Reklam
Reklam