En Uzun Yolculuk: Kaybolduğumuz Yerde İnşa
Puan vermedi·256 syf.··
2026 4. kitabı
Kendi İçine Yolculuk: Kayboluşun Şifası Hayat bazen bizi öyle bir noktaya getirir ki, tanıdığımızı sandığımız kişiyle aynadaki yansıma arasındaki uçurum derinleşir. Veronique Maciejak, bu eserinde aslında "kaybolmanın" yeniden doğuşun ilk adımı olduğunu hatırlatıyor. Notlarımda üzerinde durduğum o "denge formu", bu kitapta karakterin kendi içsel karmaşasından sıyrılıp özüne dönme çabasıyla somutlaşıyor. Çoğu zaman hayatın hızına kapılıp başkalarının beklentilerini karşılarken, "mutsuz değilim ama mutlu da değilim" dediğimiz o gri alanda sıkışıp kalıyoruz. Kitap, bu sıkışmışlığın aslında ruhun bir imdat çağrısı olduğunu savunuyor. Değişimin anahtarı, dış dünyadaki gürültüyü susturup bedenin ve ruhun fısıltılarını duymaya başlamaktır. Notlarımda belirttiğim "bedenle konuşmayı öğrenmek" tam da burada devreye giriyor; çünkü bastırdığımız her duygu bedende bir ağrıya veya ruhsal bir tıkanıklığa dönüşüyor. İnsanın kendini kaybettiği o ıssız yer, aslında dış etkilerden arındığı en dürüst noktadır. Burada önemli olan, aynadaki yansımayı bir düşman değil, en sadık müttefik olarak görebilmektir. Kendine bir anne şefkatiyle yaklaşmak, hataları ve eksikleriyle barışmak, iyileşme sürecinin temel taşıdır. Sonuç olarak, kendimizi bulmak için önce kaybolma cesaretini göstermemiz gerekiyor. Geçmişin suçluluk duygularından ve "yetersizlik" sayaçlarından kurtulduğumuzda, sadece kendimiz için yaşamanın o hafifletici gücünü keşfediyoruz. Maciejak’ın rehberliğiyle anlıyoruz ki; en büyük başarı, hayatın her koşulunda kendimize dürüst kalabilmek ve ruhumuzun ihtiyaçlarına "evet" diyebilmektir. İnsanın kendini bulduğu yer, aslında dışarıda bir durak değil, kendi içindeki o dingin limandır.
Kendimi Kaybettiğim Yerde BuldumVeronique Maciejak · Yan Pasaj · 2022553 okunma
O bizi anlamaz biz de onu anlamayız.
Puan vermedi
José Saramago, Portekiz'in Lizbon kentinin kuzeyindeki küçük bir köyde doğdu.(1922-2010) Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü. Ailesiyle birlikte taşındığı Lizbon'da öğrenim gördü. Öğrenimi sırasında kırsal kesimde çalıştı. Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı. Makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlüğe ve çevirmenliğe kadar birçok işte çalıştı. Daha sonra bir yayınevinde, yayın hazırlığı ve üretim departmanında görev yaptı. Diario ve Lisboa gazetelerinde kültür editörü olarak çalıştı. Siyasi yorumlar yazdı. Portekiz Yazarlar Birliği'nin yönetim kurulunda görev üstlendi. 1976'dan sonra kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1993'te Kanarya Adaları'ndaki Lanzarote adasına yerleşti. Pilar del Rio ile evlendi. İlk romanı Günah Ülkesi 1947'de yayımlandı. 1995 yılında kaleme aldığı Körlük adlı romanıyla birlikte geniş kitlelerce tanındı, büyük bir başarı yakaladı. Yazarın romanları ve denemelerinin yanı sıra iki şiir kitabı ve oyun kitapları da vardır. José Saramago, 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmaya layık görüldü.Yazarın anlatma biçimi gayet dikkate değerdir ve öğüt niteliğindedir. Kitaplarındaki düz yazılarında, kendine özgü bir yazım stili vardır: Diyalogları düz yazı biçiminde yazar ve noktalama işareti olarak nokta ve virgülden başkasını kullanmaz. Anlatım dili de oldukça muzip, sade ve akıcıdır. Bunlar da, okuyucuyu yazara bağlayan diğer etkenlerdir. Ünlü yazar 18 Haziran 2010 tarihinde, 87 yaşında öldü. Saramago, bir ateistti. 1969 yılında üye olduğu Portekiz Komünist Partisinden ömrünün sonuna kadar ayrılmamıştır. Havva ile Adem’in oğlu Kabil, kardeşi Habil’i öldürür ve Tanrı tarafından lanetlenir. Kabil’in laneti evinden uzakta zamansallık ve mekansallık olmadan yolculuk etmektir. Gittiği yerler arasında Sodom ve
Felsefe
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zihnin Gücüyle Başlayan Yolculuk
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 323. kitabı
Hayat, insanın aklında canlandırdığı düşüncelerin yansımasıdır. Hill’in eseri, sıradan bir insanın bile, azim ve kararlılıkla nasıl zenginliğe ve başarıya ulaşabileceğini gözler önüne seriyor. Hikaye, yoksulluktan başlayıp düşüncenin gücüyle zirveye çıkan bireylerin yaşamlarına odaklanırken, başarıya giden yolda zihnin nasıl şekillendirilmesi gerektiğini ustalıkla aktarıyor. Her sayfa, okuyucuyu kendi potansiyelini keşfetmeye çağırıyor; hayallerin sadece hayal olmaktan çıkarak eyleme dönüşmesini sağlıyor. Bu kitapta yalnızca finansal zenginlik değil, ruhsal ve zihinsel zenginlik de ana tema. Hill, insanın içindeki gücü keşfetmesi ve onu yönlendirmesiyle başarıya kapıların açılacağını anlatıyor. Karakterlerin yaşadığı ikilemler, engeller ve içsel çatışmalar, okuyucunun kendini sorgulamasını ve değişim yoluna adım atmasını tetikliyor. Yazarın anlatımı, okuru bırakmayan bir akıcılıkla ilerliyor; her paragraf yeni bir keşif, her cümle bir sırrın anahtarı gibi. Zihinle şekillenen kader, sabırla örülen umutlar ve yılmadan devam eden inanç... Hill’in eserinde bu temalar yaşamın ta kendisi gibi dokunuyor. Her birey, kendi başarı öyküsünü yazabilir; önemli olan bu yolculuğa cesaretle başlamaktır.
Duygu ve Düşünce
Düşün ve Zengin OlNapoleon Hill · Altın Kitaplar · 20213,287 okunma
9/10
·168 syf.··
2023 16. kitabı
.Elimizdeki olanaklarla değil alabileceğimiz risklerle de doğru orantılı olduğunu deneyimlemiş oldum .Ne mutlu bana ki öğrenmeye, üretken olmaya ve yeni hayaller kurmaya devam ediyorum .Başarı, ulaştığımız mevki veya elde ettiğimiz güç ile ölçülemez. Ün ya da unvan sahibi olmak ya da çok para kazanmakla ölçülemez .Hayatta başarıyı sadece kariyerimizde başardıklarımızla ölçemeyeceğimiz aşikar; aile hayatımız, sosyal hayatımız, kişisel kazanımlarımı, hepsi çok mühim .Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın. Değer oluşturmaya odaklanmak, değerli olmak çok daha anlamlı. Ben de hayatımı değer oluşturmaya odakladım; pozitif etki ve değer oluşturdukça mutlu oluyorum .Hem zorlukların bir gelişim fırsatı olduğunu hatırlamak çok önemli .İnançlarım, zihniyetim, tutum ve davranışlarım .Beliefs, mindset, attiude and behaviors .Tam tersi olan yokluk zihniyeti ise kişinin yeterli kaynaklara ve varlığa sahip olmadığı ve olamayacağı, hatta elindekileri kaybetme korkusu, değişimden çekinme, kurban mantalitesi ve olumsuz düşünceler ile ilintili .Self limiting belief .Eğer kendimizi eleştiricsek, davranışımızı eleştirelim ve bir dahaki sefer neyi farklı yapacağımızı düşünelim. Kendimizi sıfatlarla aşağılamayalım, olumsuzluklar kaderim imiş gibi sınırlayıcı telkinlerde bulunmayalım. .Gelişim zihniyeti(Growth mindset) .İnsanlar inandıkları şeyler, başarılarını belirler .Merakınızın peşinden gidin. Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım .Olay+ Cevap=Sonuç(Event+ Response= Outcome) .Sonucu belirleyecek tek şey bizim verdiğimiz cevap. Ne sonuç almak istiyorsak, kısa ve uzun vadede ne elde etmek istiyorsak, ona göre cevabımızı seçmeliyiz .Arzu ettiğim sonuç için nasıl bir cevap vermeliyim? .Kendini olayların kurbanı görmek yerine keşkeler ile geçmişte yaşamak
Kişisel Gelişim
Hayallerin Ötesinde YaşamakEbru Dorman · Destek Yayınları · 202195 okunma
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2021 01:15
Kitap, kitle hareketlerini incelerken, bu hareketlerin cazibelerinin sebeplerini, bu hareketlere katılmak isteyenlerin – yani hoşnutsuzlar ve hüsrana uğramışların- hâl ve isteklerini, bu kitle hareketlerini başlatmak ve sürdürmek için gerekli eylemleri ayrı bölümlerde açıklıyor. I. Kitle hareketlerinin cazibesi Bir kitle hareketinin başlamasını sağlayan değişim arzusu nedir? İnsanlar bir kitle hareketine neden katılmak isterler? Yazar bu soruların cevabını şöyle veriyor: “Yükselen bir devrimci harekete katılan kişilerden birçoğunu cezbeden şeyin, kendi hayat koşullarında birdenbire ve çarpıcı biçimde meydana gelecek bir değişim ihtimali olduğu, malumun ilanıdır.” Bir insanın hayatının birdenbire ve çarpıcı biçimde değişmesini istemesinin sebebi, insanın hayatından mutsuz olmasıdır. Yazarın “hüsrana uğramışlar” olarak nitelendirdiği bu grup, bir kitle hareketinin doğuşunun ilk sebebidir. Ancak bir kişinin veya bir grubun hüsrana uğramış olması, kitle hareketini başlatmaya yetmez. Kitle hareketinin başlaması için hüsrana uğramışların içinde bir güç isteği de bulunması gerekir. Yine de, güç hırsına sahip bir kişi, her zaman bir değişim isteyecektir de denilemez. Eğer bu kişi geleceğe olumlu bakıyorsa, o andaki hayatından memnun değilse bile, yeniyi savuşturmak ve statükoyu muhafaza etmek isteyecektir. “Doygunluk hissi olan insanlar bunun iyi bir dünya olduğunu düşünüp onu aynen korumak, hüsrana uğramış kişilerse bu dünyayı temelden değiştirmek isterler. Thoreau şöyle der: "Bir insanın işlerini görmesine engel olacak bir derdi varsa, hatta karnı bile ağrıyorsa, bunun için dünyaya yeni bir düzen verilmesi gerektiğine inanır." “Bireysel çıkarlarımız ve umutlarımız, uğruna yaşamaya değer görülmediğinde, hayatı yaşamaya değer kılacak şeyi kendi dışımızda aramaya şiddetle
İnsan ve Duygular
Kesin İnançlılarEric Hoffer · Olvido Kitap · 20193,720 okunma
9/10
·208 syf.··
2020 185. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2020 01:36
Bir çeviri ne kadar kötü olabilir? Başka bir dilde yazılmış bir eseri, hele ki bu eser edebi bir özellik de taşıyorsa, başka bir dile çevirmek kolay bir şey değildir. Hem yazarın dediklerine sadık kalmak, hem iki dil arası dengeyi kurmak ve okuyucuya güzel, akıcı yani estetik bir eser sunmak zor iştir. İngilizce basımından Türkçe’ye “Derya Öztürk”ün çevirdiği baskısından okudum ilk, daha doğrusu okumaya çalıştım ama 50'ci sayfaya gelince okuyamayıp yarıda bırakmak zorunda kaldım. Maalesef ki bu zamana kadar okumakta bu kadar zorlandığım başka bir çeviri eser olmadığını açık yüreklilikle söylemek istiyorum. Anlatım bozuklukları gırla gidiyor…Neyse ki bir arkadaşın tavsiyesiyle çevirisini Hakan Alp'ın yaptığı kitabı okudum, gerçekten teşekkür ederim kendisine o kadar güzel lafı dolandırmadan anlatmış ki. Eğer bir okuyucumuz bu yazıdan sonra bu kitabı almaya karar verecekse, bunu göz önünde bulundurarak alması gerçekten çok önemli..! Kitabın içeriği ile ilgili kısaca bilgiler ve başlıklar... Yazar giriş bölümünde kitabının alt başlığını irademize faydalı olacak duygularımızı güçlendirmek ve zararlı olanları da uzaklaştırmak olarak tanımlıyor. Bunu nasıl yapacağımızı güzel bir sistematik içerisinde bizlere aktarıyor. Yazar öncelikle Mücadele etmemiz gereken irade düşmanları hakkında bilgi verdikten sonra bize dış kaynaklarımız ile iç kaynaklarımızı tanıtıyor ve en sonda irade psikolojisi hakkında bilgi vererek kendimizi nasıl güçlü kılacağımızı anlatıyor. Mücadele Edilecek Düşmanlar 1-İsteksizlik Süreklilik gösteren çabadan korkup tembellik ve rehavet gösteririz. Güne ‘canım istemiyor’ haliyle başlayıp uyuşuk vaziyette yataktan çıkarız. Tüm günü tembellik içerisinde geçirip, lüzumsuz sohbetlerle, oyunlarla zamanımızı zayi ettikten sonra gece yatağımıza girdiğimizde
Psikoloji
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,5bin okunma