9/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
“Özgür olmayan bir beyin ile sadece bildiklerinizi tekrar edersiniz. Keşfetmek istiyorsanız, uçmanız şart.” Herkese Merhaba Bayılarak okuduğum serinin ikinci kitabı da bitti nihayet ama yine öyle bir yerde bitti ki hemen üçüncü kitaba başlamak istiyorum. Bildiğiniz üzere Mater serisi bir Bilim Kurgu romanı ve gerekse verdiği gerçek bilgiler gerekse içindeki kurgu insanı öylesine alıp gidiyor ki. Tesla 20 yıl sonra bulduğu abisini 10 dakika içinde kaybeder ve 20 yıllık hayatının bir yalandan ibaret olduğunu öğrenir. Abisi ölmeden önce Tesla’ya gerçek adının Pia olduğunu peşlerinde bir takım adamların olduğundan bahseder. Bu kitapta bebekliğinden bu yana Teslaya aşık olan Galen ve en yakın arkadaşı Devin de yer almaktadır. Birbirinden ilginç olaylar ve birbirinden farklı bilgilerle dolu bu kitabı okurken sürekli kendi kendime ya böyle şeyler olsaydı dedim. Bu arada kitapta bir örgüt var ve örgüt insanın da DNA sını değiştirmeye çalışıyor ve bunun üzerinde çeşitli deneyler yapan dünya üzerinde en güçlü laboratuvar araştırma merkezi. Adı da Neon ve Tesla’nın peşinde olan adamlar da Neon adındaki yapı. Neon bir şekilde Tesla’ya ulaşsa da Galen asla vazgeçmiyor Tesla’dan. Sonunda ise…. Mutlaka okuyun
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202010,9bin okunma
Puan vermedi
Bazen bir hikaye sadece iki insanın aşkını anlatmaz. Bir gecede değişen hayatların,kaybedilen yuvaların ve yıllar boyunca taşınan umutların hikayesini anlatır. Bilinmeze Doğru – Hülya Başarangil Demir Kadir ve Yulian birbirlerini seven iki genç.Ancak yaşadıkları dönemde aşk tek başına mutlu olmaya yetmiyor.Savaşın,baskının ve ayrılıkların gölgesinde kurdukları hayat hiç beklemedikleri olaylarla sarsılıyor. Bir gecede dağılan bir aile... Birbirinden koparılan insanlar... Ve yıllarca cevabı aranan sorular... Hikaye Kırım'dan başlayıp Selanik'e,oradan da İstanbul'a uzanırken yalnızca bir ailenin yaşadıklarını değil bir dönemin insanlara yaşattığı acıları da görüyoruz.Her yeni sayfada farklı hayatlara dokunuyor.Karakterlerin verdiği mücadelelere tanıklık ediyoruz. Kitapta en çok etkilendiğim şeylerden biri karakterlerin yaşadıkları kayıplara rağmen hayata tutunmaya devam etmeleriydi. Çünkü bazen insanın elinden her şey alınabilir ama sevdiklerine kavuşma umudu kolay kolay tükenmez. Kadir'in,Yulian'ın,Vera'nın ve Katherina'nın yolları yıllar boyunca farklı yönlere savrulsa da hikaye boyunca kalbinizde hep aynı duygu kalıyor.Bir gün her şeyin yerini bulmasını istemek... Hazırsanız... Ayrılıkların,göçlerin,özlemlerin ve yıllara meydan okuyan bağların eşlik ettiği bu yolculuğa çıkabiliriz... Çünkü bazı hikayeler mutlu başlamak için değil unutulmamak için yazılır.
Bilinmeze DoğruHülya Başarangil Demir · Bilge Kültür-Sanat Yayınları · 202560 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Biz birbirimizi yaralarımızdan tanıyoruz.
Puan vermedi·116 syf.··
2026 28. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 02:05
Melisa Kesmez’in son romanı Çiçeklenmeler’i minicik bir novella, hatta belki bir uzun öykü. Çağdaş öykü yazarlarının sevilen isimlerinden Melisa Kesmez, eserlerindeki kendine has üslubu ve huzur veren anlatımıyla birçok okuyucunun radarına girmeyi başardı sanırım. Benim kendisinden okuduğum üçüncü kitabı. Nohut Oda, Bazen Bahar ve Çiçeklenmeler. Üç kitabını da severek okudum ama Çiçeklenmelerdeki bazı yerler zorlama gibi geldi bana belki beklentileri şaşkınlığa uğratmak adına böyle bir yolu denedi yazarımız bilemiyorum. Bakalım sizler okunca ne düşüneceksiniz? :) Roman, Türkan’ın eşini kaybedişi ile dünyadaki biricik oluşuyla karşılaşmasına vurgu yaparak başlıyor. Vedalaşması sürerken aslında anlıyoruz ki... Hayatın tekdüze akıp gidişi içinde hayallerini usul usul yitirdiğini fark etmeyen, aşkın neye benzediğini unutan, bir adada tek başınaymış gibi yaşamayı benliğinin parçası olarak kabullenen, neyi beklediğini tam olarak bilmeden yıllarca bekleyen bir kadının hikâyesi... Türkan, Orhan’la yıllarını sessizlik içinde geçirdiği o evi kapatıp, kapısını ardından çektikten sonra şöyle bir cümle geçiyor aklından: “Bu eski evde bir sürü şey oldu. Ve aslında hiçbir şey.” Onunla birlikte biz okuyucular da o sessizlikte geçen anılarımızın yasını tutuyoruz. Eksik kalmışlık hissini kendi derinlerimizden duyuyoruz. Yaşamaya başlamak için ölümleri beklemek iyi bir fikir olmasa da çok güçlü bir ateşleyicidir çoğu zaman. Aynı yerden yara alanlar birbirlerini yaralarından tanıyor sanırım. Kendi yaralarınızdan çokça iz bulacağınız bir tarafı da var Çiçeklenmelerin. Aşağıya birkaç alıntı bırakıp size keyifli okumalar dileyeyim sevgili okurlar. “Kahve yapmak bana hâlâ dünyaya etki ettiğimi hatırlatıyordu. Dokunduğum bir şeyi değiştirebildiğimi, yok olmadığımı, yeryüzünden gidenin ben
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
İnsana Yatırımın Adresi : İçimizdeki BİZ
Puan vermedi·270 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:10
Değerli iletişim psikoloğu ve yazar Doğan Cüceloğlu'nu rahmet ve sevgiyle anarak başlamak istiyorum. Onun bizlere miras bıraktığı İçimizdeki Biz, özellikle iş dünyasındaki yöneticiler ve şirket sahipleri için adeta bir rehber niteliğinde. Kitabı okurken en çok etkilendiğim nokta, başarının bir "ben" çabası değil, "biz" olma bilinciyle geldiği gerçeğiydi. Doğan Cüceloğlu, en tepedeki yöneticilerden en alt kademedeki işçiye kadar herkesin bir ailenin parçası gibi görülmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü gerçek başarı, ancak herkesin kendini değerli hissettiği, fikirlerine ve duygularına kulak verildiği bir ortamda filizlenebiliyor. " İçimizdeki Biz" kitabından öğrendiğim temel dersleri şu şekilde özetleyebilirim: ° En Büyük Yatırım İnsana Yapılandır: #306049771 Bir işte başarılı olmak istiyorsanız, yanınızdaki çalışanlara değer vermelisiniz. #305879075 İnsan mutlu değilse, yaptığı işin verimi de düşüktür. Karşımızdaki insanın hislerini küçük görmeden dinlemek, başarının ilk anahtarıdır. ° Yaşam Bir Bütündür: Evdeki huzur işe, işteki mutluluk eve yansır. Bu zinciri koparmamak, yaşamı bir bütün olarak yönetmek gerekir. #306049073 ° Hatalar Birer Ders: Geçmişteki başarısızlıklar moralimizi bozmamalı; aksine, neyi yanlış yaptığımızı gösteren bir pusula olmalı. #306050716 Yenilgi, pes ettiğimizde başlar. Önemli olan, hatalardan ders çıkarıp güçlenerek ayağa kalkmaktır. ° Sürece Odaklanmak: Hayallerimizi kurarken gerçekçi olmalı, kendimizi sonuca değil, o sürece odaklamalıyız. #305951574 #305976412 Kendimize yatırım yapmadan, emek vermeden bir beklenti içine girmek büyük bir yanılgıdır. ° Kalıpları Kırmak: Çoğu zaman kendi
İçimizdeki BizDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20173,238 okunma
Koltuk uğruna kaç hayat feda edilir?
10/10
·368 syf.·
2026 66. kitabı
Öncelikle sözlerime, Hakan Günday ‘a duyduğum hayranlığı dile getirerek başlamak istiyorum. Hatta hayranlığımın da ötesinde, bu kitabıyla birlikte ona adeta âşık oldum diyebilirim. Kendisiyle en yakın zamanda tanışmayı umut ederek incelememe başlıyorum. :) Zamir… Evet, o bir halk kahramanı. Tabii kendisi bunu istiyor mu, orası ayrı bir muamma. İnsanın bir yüzü olmadan halkın yüzü olabilmesini Zamir bize bu eserde çok etkileyici bir şekilde anlatıyor. Yazar, neredeyse tüm dünyanın siyasi meselelerini büyük bir ustalıkla ele almış. Bitmek bilmeyen savaşlar, bu savaşlarda kurban edilen kadınlar ve çocuklar, yıllardır sömürülen insanlar… Zirvedekiler ve yerin dibindekiler… Gözü doymayan koltuk sevdalıları, yalnızca kendini satmakla kalmayıp ülkesini de satan omurgasızlar..Töre uğruna genç yaşta çürütülen bedenler, o küçücük bedenlerin zorla büyütmek zorunda bırakıldığı ceninler… Of… Bunları yazarken yine çok öfkelendim. Bu satırları adeta haykırarak yazıyorum. Ben bütün bunları görüyorum ve eminim ki benim gibi gören daha birçok insan var. Bu haksızlıklara boyun eğmeyip sesini yükseltenler cezaevlerinde; tüm bunları görüp de haykıramayanlar ise evlerinde, soğan ekmeğe talim ederek kaderine razı yaşıyorlar işte.. Bu kitap, sıradan bir kitap değil. Bambaşka bir eser. Okurken yalnızca bir hikâye okumuyor, insanlığın acılarıyla yüzleşiyorsunuz. Benim için adeta bir yaşam kılavuzu niteliğinde idi.Lütfen herkes okusun. Daima sevgiyle kalın:)
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 66. kitabı
6 Şubat’tan sonra depremle ilgili çok şey okudum, çok şey dinledim. Yine de bu kitapta bazı sayfalarda durup devam etmek kolay olmadı. Çünkü burada yalnızca deprem yok. Savaş var, göç var, kayıplar var. Bir türlü yerleşik hayata geçemeyen, sürekli yeniden başlamak zorunda kalan bir insanın yıllara yayılan hikayesi var. Ali’nin çocukluğundan itibaren yaşadıklarını okurken insan bazen yoruluyor. Daha bir sorun geride kalmış gibi görünürken yenisi çıkıyor karşısına. Açlık, korku, sınırlar, kaçışlar derken yıllar geçiyor. Buna rağmen kendine bir hayat kurmaya çalışmaktan vazgeçmemesi hoşuma gitti. Çalışıp para kazanmak, sevdiği insanla aynı evde yaşamak, çocuğunu büyütmek… İstediği şeyler aslında çoğumuzun sıradan gördüğü şeyler. Nahrin ve Sara’nın olduğu bölümlerde hikayenin havası değişiyor. İlk kez telaşın yerini biraz olsun huzur alıyor. Bu yüzden deprem bölümlerine gelince içim sıkıştı. Çünkü bu kez yalnızca Ali için endişelenmedim. O günleri hatırlayan herkes gibi ben de yeniden aynı çaresizlik hissinin içine döndüm. Bir haber beklemek, bir ses duymayı umut etmek, saatlerin geçmesini izlemek… Bu kitap bende en çok insanların birbirine tutunma halini bıraktı. Yol boyunca karşısına çıkan insanlar, gördüğü iyilikler, uzatılan eller… Bazen insanı ayakta tutan şeyin büyük mucizeler değil, tam zamanında gelen küçük bir yardım olduğunu bir kez daha hatırlattı bana.
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026105 okunma