Batuhan YALIN

Batuhan YALIN
@batuhanyalin
Okuryazar.
Günümüz insanının iç sıkışıklığına bir ayna.
8/10
·140 syf.··
2023 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 16:19
Kitap bir adamın kendini yerden yere vurması, kendi kafasının içinde çelişkilere yer verip, bizi yani okuyucuyu kısa bir süreliğine aldatmaya çalışmasıyla -ki bunu kendisine (aslında hepimiz gibi) günlük yaşamda defaatle yaptığını anlıyoruz- başlıyor. Sonrasında da bir hatıra dizisiyle bizi başbaşa bırakıyor ve kitap açıkçası bu olay örgüsüne dahil olduğunda akıcı hale geliyor. Ana karakterin ağzından okuduğumuz metnin bu bahsettiğim ilk kısmı gündelik insanın, sizin, benim içinde kendinden pek çok parça bulabileceği bir yapıya sahip. 40 yaşına gelmiş ve bahsettiği üzere "bir şey" olmayı becerememiş karakter yaşadığı hayattan beklediklerini öyle alamamış, öyle istemediği bir hale gelmiş ve geriye dönüp baktığında hayatını o kadar hezimet halde görüyor ki kendisine olan saygısını tamamen yitirmiş. "Kötü biri olamamak bir yana, herhangi bir şey olmayı da beceremedim: Ne kötü ne iyi, ne alçak ne namuslu, ne kahraman ne de haşere biriyim" diyordu. Karakter, devamında kafasındaki düşünceleri, beklemiş olduklarını ve algısal yönelimlerini öyle dürüstçe anlatıyor ki kitap, günümüz dünyasının boktan haline sıkışmış çoğumuzun içindeki yaralara dokunabilecek hale geliyor. Böyle akıp giderken de az önce bahsettiğim bir hatıra dizine değiniyor ve 20li yaşlarındaki birtakım olaylara şahitlik ediyoruz. Bu kısımda hikayeyle birlikte hayatı alıştığımız otonom şekilde yaşadığımız, canlılığımızı kaybettiğimiz vb. birçok düşsel konuya değiniyor. Ve tabi ki Fyodor Dostoyevski romanlarının klişelerinden fakirliği de epey güzel hissettiriyor. Başarısızlık, yıkıklık, yitip giden hayaller ve karşılanamayan beklentiler, sahte ilişkiler içinde boğulup giden bir adamın hayatına kısacık bir bakış yapmış oluyoruz. Kitap buruk bir şekilde veda ediyor ki gerçek hayatta böyledir ya biraz. "Kolay elde edilmiş
İnsan ve Duygular
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Denizlerin altında rüya gibi bir yolculuğa konuk oluyorsunuz
8/10
·532 syf.··
2023 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2023 01:11
İlkokul dönemlerinde çok kısa özetini okuduğum ve yine aynı çocukluk dönemlerinde televizyonda çıkan çizgi filmini izlediğim bu hikayeyi yıllar sonra tam metniyle tekrar okumak ve hayal meyal hatırladığım bu fantastik macerayı yeniden deneyimlemek istedim. Jules Verne gibi bir dahinin elinden çıkmış muhteşem eserde, yazar döneminin ötesinde bir denizaltıyı tasarlamış ve bunu o dönemde kullanılmayan bir sürü çağının ötesinde teknolojiyle donatmış, yenilmez bir "narval" haline getirmiş. Kitabı okuyup bitirdiğinizde, içinde geçen olaylar artık sizin de tecrübe ettiğiniz olaylar olacaklar, hem de tüm duygularıyla birlikte. Anlatım dilinin sadeliği, merak unsurunun neredeyse sonuna dek hiç bitmeyişi, karakter gelişimlerinin basit ama gayet mantık çerçevesinde aktarılmış olması, kitabı tüm okuma süresi boyunca dinamik halde tutuyor. Denizler altında aylarca sürecek olan maceraların kendileri bile başlı başına merak unsuru yaratırken, yazarın bunları aktarım şekli altındaki bilgi yoğunluğuyla harman olduğunda ortaya tahayyül etmesi son derece zevkli, enerjisi asla düşmeyen bir macera serisi yaratıyor. Ek olarak içeriğinde verilen detay bilgilerin de derinliği hikayeye olan inancı çok yüksek oranda arttırıyor. Yani kitap sadece basit bir hikaye dizisi değil, tarihi, biyolojik, jeolojik, teknolojik, yer yer sosyolojik vb. birçok alanda bilgi veriyor. Bu şekilde de derinliğe sahip olan bu kitabı okurken Jules Verne' e tekrar tekrar hayran olmamak elde değil. Eleştirecek olursam; Bunlarla birlikle eleştireceğim yönlerine gelecek olursam, eğer ciddi bir biyolog değilseniz kesinlikle kısaltılmış versiyonunu alın. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Her aldığım kitabın tam metnini almaya çalışırım fakat bu kitap için olmayadabilirmiş. Zira içinde öylesine latince deniz canlısı ismi
Jules Verne
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201916,3bin okunma
5/10
·360 syf.··
2022 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2022 02:57
Kitabın temel anlattığı şey, her şeye rağmen iyi bir insan olarak kalmak, kötülüğe kötülükle karşılık vermemek ve sevgi yumağı olmak tarzı binimum şey. Bununla birlikte Amerika'da siyahilerin uğradığı ırkçılıkları, siyah beyaz ayrımının, sınıfsal yapının ne denli olduğunu anlatmaya çalışıyor. Kitabın en beğendiğim yanı karakterleri, mekânları ve hatta olayları öyle güzel anlatıp öyle akıcı bir dille sunuyor ki sanki oradaymışsınız hissi alıyorsunuz. Karakterlerle birebir tanışmış gibi bir hisle okuyorsunuz kitabı. Tam bir film izlemek gibi geliyor bu anlamda inanılmaz kuvvetli bir yanı var. Kitap ortalarına kadar aslında olay bazında hiçbir şey anlatmamasına rağmen bu akıcı dilin gücüyle gerçekten bir diziyi takip edermişçesine içine çekip kendini okutuyor ama bir yerden sonra ana olay örgüsü dışında konuyla alakasız o kadar detaya yer veriyor ki havada kalan alt metin derinliği olmayıp sadece rutin olayları anlatan bir hale geliyor. Alakasız bir sürü şeyi dahil edip bunları hiçbir yere bağlamadan havada bırakarak finali yapıyoruz ve kitabın sonuna bu kadar detay ve akıcı anlatım gücüyle bir şey olmasını bekler halde gelip hüsrana uğratıyor. Bunu her kitap muhakkak vurucu bir sonla bitmelidir diye bir tezi savunmuyorum, ama bu kitap böyle bitmeliydi. Uzun uzun anlatırım da saçmalıklardan biri mesela bir erkek bir kız iki küçük kardeşin dünyasından okuduğumuz kitabı kardeşlerden kız olan anlatıyor, ama hikayeyi öyle anlatıyor ki gayet büyük bir dille, yani olaylardan yıllar sonra bu konuyu anlatır gibi. Ama hikaye sonunda durum oralara falan hiç uğramıyor, bu da mantık hatası oluşturuyor çünkü 8 yaşında bir çocuk maalesef böyle bir anlatım yapacak durumda değildir. Fantastik türde bir kitap olsa, masalsı bir konuyu anlatsa böyle mantık aramam da sen eğer Amerikan
İnsan ve Toplum
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,6bin okunma
Laylaylom Okumaya Müsait Olmayan Kitap
10/10
·%14 (53/365 syf.)··
Beğendi
Kitabın detaylı incelemesini çektiğim videoyu buradan izleyebilirsiniz: youtu.be/1RcK42qM0XM Bu incelemeyi yazarken kitabın 53. sayfasındayım. Eğer niye bu kadar erken davranıp bir inceleme yazıyorsun diye sorarsanız kitap aslında alışılan bir temada değil de o yüzden. 53. Sayfaya geldiğimde fark ettim ki kitap gittikçe vites atıyor ve kendi içinde ağırlaşıyor. Normal bir olay örgüsü olan roman okur gibi okunacak türden değil, aksine defalarca geriye dönerek veya yavaş yavaş aklın bilgi süzgeci ve hafızanın derinliklerine işlenerek incelenecek bir haldedir. Giriş dediğine bakmayın, belki de insan aklı için en büyük zihinsel bir etkinlik sayılan felsefeyi Ahmet Arslan olabildiğince sade ve yalın bir dille, tüm konferans ve videolarında ve söyleşilerinde de iddia ettiği gibi felsefenin herkesin anlayabileceği bir olgu olduğunu da kanıtlar nitelikte sade şekilde anlatmaktadır. Ama buna rağmen kitap 53. sayfaya kadar bile gerçekten temel birçok bilgiye değinir hale geldi ve "laylaylom" şekilde okuma yapıldığında bu biriken bilgi yumağı kocaman bir kar topuna dönüşeceğini ve başa çıkılamaz bir hale geleceğini gösterir cinsten. Böylesine dolu dolu bir bilgi ve araştırmalar ürünü olan bir kitabı bu şekilde okuyarak ziyan etmeyi bir kayıp ve sonrasında bir üzüntü öğesi olarak görüyorum. Bu durumdan bu kitabı diğer kitapların aksine bir ders kitabı niteliğinde okumaya karar vererek ilerliyorum ve tekrar geriye dönüp baştan okuma yapmaya başladım. Adım adım anlaya anlaya, kavramları idrak edip üzerlerine kafa yorarak okunursa ve gerçekten son sayfaya kadar bu şekilde götürülürse felsefe alanında gerçek manada temel düzeyde donanımlı bir hale gelinir. Kitabı okumaya niyetlenen biriyseniz kesinlikle söylediğim şekilde okuyun, 1 haftada çay bisküviyle bitirilecek bir kitap
Felsefe
Felsefeye GirişAhmet Arslan · BB101 Yayınları · 20171,475 okunma
Kendini Kandır - Plasebo Pornografisi
3/10
·%52 (215/408 syf.)·
Kitap okumaya ciddi olarak ilk başladığım dönemde adına ve hakkında yapılmış yorumlara da aldanarak bir hevesle aldığım ama sonrasında kendisine verdiğim paraya üzüleceğim hale gelen kitaptır. Kitap adı ve kendini pazarlama şekli itibariyle psikoloji, kendini geliştirme kitabı gibi dursa da aslında çok çok büyük oranda zorlasanız akademik çalışma ürünüdür. Bir doktorun kliniğine gelen hastalar üzerindeki gözlemleri, teknik ve alandaki terminolojilerle, tablo ve grafiklerle, örnekler üzerinden anlattığı ve bunlardan da "kıssadan hisse" çıkartmamızı bekleyen bir içeriği vardır. Bütün bu biraz Amerikan tarzı " sen aklına koyduğun her şeyi başarırsın, çünkü senin inanılmaz bi gücün ve sevgin de var" kişisel gelişim gazları tamamen aldatmacadır. Maalesef toplumdaki bir çok insan ki bu neredeyse %80 falandır; başkalarının kendisini gazlamasına, bir telkin aracına ihtiyaç duyar. Burada oturup Türk toplumu üzerinde sosyolojik bir inceleme yapacak değilim elbette fakat bu kitap, bu saçma arzuyu bile karşılayamamaktadır. Kitabın okumaya dayandığım yerine kadar, -ki genelde kitap yarım bırakmayı sevmem- anlattığı ve kitabın tüm özet cümlesini söyleyeceğim şimdi. Tek cümleyle kitabı okumuş sayılacaksınız. Düşünceler, duyguları yönetir, iyi düşünün iyi olun. Kitap okuduğum yere kadar ve devamında atlaya atlaya kurcaladığım sonuna kadar bunu defalarca farklı varyasonlarda ve ne sizin ne benim hiçbir işimize yaramayacak akademik terminoloji kelimeleriyle süsleyerek sunuyor. Kitabın hitap etmesi gereken kesim psikoloji alanında lisans ve lisans üstü eğitim yapan insanlardır. O tablolar, denek olarak görülen hastaların şematik halindeki duygu durum çıkarımları vb. binimum teknik tabir ancak bu alanda akademik çalışma yapan insanlara fayda sağlayabilir. Yanınızda keyif kahvesiyle
Psikoloji
İyi HissetmekDavid Burns · Psikonet Yayınları · 201815,5bin okunma