Franklin doğuştan çok duygusal bir insandı. Kendi benliğinin yapısını baskı altına almak yerine duygularını aksi yöne çevirdi. Kendine karşı ve başkalarının ona vermediklerine karşı takıntılı olmak yerine, onların dünyayı nasıl deneyimlediklerini, neler hissettiklerini ve neler kaçırdıklarını daha derin düşünmeye başladı. Başkalarının içinde görülen duygular empati yaratır ve onları neyin harakete geçirdiğini daha derinlemesine anlamanızı sağlar. Dışarıya dönük odaklanma Franklin'e keyifli bir hafiflik ve rahatlık duygusu verdi. Yaşamı asla sıkıcı olmadı ve gereksiz çatışmalardan uzak kaldı.