Kalabalık içinde yalnız yaşamak, kalabalık içinde gezip beraber bir köşeye kaçmak, işte asıl zevk budur.İnsan kalpleri birbirine bağlayan bu bağları o zaman anlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyanın bütün kızılderilileri yenilir,Spartaküs kaybeder,gün batarken sararır,kuşlar döner,Sadri Alışık denen hergele,her filminde ağlardı.O ağladıkça ben de ağlardım.Nedenimi bilmez ağlardım.Ağladıkça Sadri'ye kıl kapar gıcık olurdum.Üçüncü şahıs olarak kalışına,hep gidici kadınları sevişine,bu gidiciliklerin mecburiyet gibi duruşuna,Sadri'nin bu mecburiyetlere,giden kişinin özgürlüğüne bakıp,ona ihanet etmemek için kendine ihanet edişine...
Çoğu zaman kendimize benzeyen ve zayıf yanımızı paylaşan kimselere açarız içimizi.Demek ki kendimizi düzeltmeyi ya da iyileştirmeyi istemeyiz.Çünkü bunun için önce kusurlu diye hüküm giymek gerekir.Halbuki yalnızca acınmayı ve yolumuzda cesaretlendirilmeyi dileriz.Kısacası hem suçlu olmamayı hem de kendimizi arındırmak için çaba göstermemeyi isteriz.
Çünkü herkesin ara sıra yoğun mutluluk anları vardır ama sürekli olarak kişisel mutluluk peşinde koşmak bir kepazelikten başka bir şey değildir.Böyle bir dünyada bunca felaket,bunca yoksulluk,bunca haksızlık ortasında,ancak inekler kadar kafasız ve duyarsız olanlar-yani gerçekten insan sayılamayacak yaratıklar-kişisel açıdan mutlu olabilirler.