Kur'an ve Sünnete Göre Müslümanca Yaşamak
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 83. kitabı
·
983 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 01:29
Müslüman olduğunu zannederek yaşamak mı zordur yoksa Müslümanca düşünüp, İslam’ın yaşanılabilen, yaşanması gereken vecibeler bütünü (Hakiki din) olduğuna inanmak mı? Yazar güzel bir örnekle başlıyor sorunun cevabına: “İki kişi tartışıyormuş. Biri öbürüne diyormuş ki: -Allah isterse deveyi iğnenin deliğinden geçirir; deveyi küçültür, iğnenin deliğinden geçirir. Öbürü itiraz etmiş:- Hayır, demiş, bence deveyi küçültmez, iğnenin deliğini büyültür, bu işi öyle yapar. Deveyi mi küçültür, iğnenin deliğini mi büyültür noktasında anlaşamıyorlarmış. Derken, oradan geçen birinin hakemliğine müracaat etmek istemişler. Hangimiz haklıyız diye sormuşlar. O da demiş ki:- Allah, deveyi iğnenin deliğinden geçirmeyi murad ederse ne deveyi küçültür, ne iğnenin deliğini büyültür; o deveyi o delikten öylece geçirir.” Günümüzde Müslümanların yaptığı tartışmalar bu fıkrayı hatırlatacak mahiyette sürdürülüyor. İster politik, ister bireysel düzlemde olsun, kendimize bir çıkış yolu ararken, ya deveyi küçültmek zorunluluğunu hissediyoruz, ya iğnenin deliğini büyültmek. Belki bir bakışta böyle bir tartışma çoğumuza anlamlı görünebilir. Devenin küçültülmesi yahut iğnenin büyütülmesi kabilinden tartışmalar, bize mevcut şartları zorlamak gibi gelebilir. Hele dünyanın gidişatına müdahale etmemeyi profan bir zihniyet çerçevesinde görenler için devenin küçültülmesi yahut iğnenin büyültülmesi kaçınılmaz diye kabul edilebilir. Devenin küçültülmesi yahut iğnenin büyültülebilmesi her ne kadar mucize gibi görünüyorsa da, aslında, profan kafa yapısının mucizeyi akla uygun hale getirme çabasından başka bir şey değil.” Der yazar. İslam’ın her hükmünü bilimsel bir hakikate dayandıran ya da mantık çerçevesinde somutlaştıran kimseler aslında yanlış gözlük takmaktadırlar. Bunlar olmasa bile İslam yaşanabilir,
1000Kitap
Müslümanca YaşamakRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 20175,8bin okunma
MURADI KESTİRME DA'VÂSI...
9/10
·589 syf.·
Beğendi
·
2024 40. kitabı
İbdâ Mimarı Salih Mirzabeyoğlu'nun 61. eseri Ölüm Odası B/7 serisinin 5.kitabı "Ebu Süleyman Lûgatı" alt başlığı ile İbda Yayınları tarafından Aralık 2022’de yayımlandı... Eserde (evvel neşredilen 4 cild de olduğu gibi) lûgat, ebced ve iştikaklar bolca kullanılmakta, ancak bunların yanında belki de onlardan daha evvel mâna intikallerine (tesbit, tahlil, tetkik, ebcet hesabı ve harflerin, kelimelerin, ebced karşılığı ve tedâiler, şifreler, hayret ve hayran olunacak teşhisler, nev-i şahsına münhasır mücerret fikirler, şerhler ve tedâiler, tedâiler, tedâiler...) bakmak gerekebilir. Meselâ Mevlâna Hâlid-i Bağdadi'nin iki matla beyitinin şerhi için, 32 sayfa (tetkik, tahlil, tesbit ve teşhisine) yer ayrılması ve bu tahlil ve tetkiklerin ebced hesabı ile (ki; temel ve asıl unsurdur!) harflerin sayı değerleri ile ile kelime ve kelime topluluklarının hesablanması sanatına vakıf, Lûgat ilmi, ve iştikak ilminin harmanlanmasından ortaya çıkan mücerret fikirlere, tedâilere giden bir Mütefekkir tarafından yapılması... Bu eseri incelemek, haddim değil, "anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var!" vecizesi babında; anladım desem, bu anlamanın hakkını verebilecek incelemeyi yazacak durumda değilim. Aczimin idrakindeyim ve bununda gerçek idrak demek olduğunu zevken idrak ederek tadıyorum. Binaenaleyh eserden tadımlık, bir kaç paragraf alıntılıyayım da nasibinize, ve istidadınıza ne düşüyorsa alın, idrakinize sunuyorum: KELİMÂT-ÜL FEREC: Ferahlık veren kelimeler. Genişlik veren kelimeler. Fütûhat kelimeleri (sh.115) İştikak ve lûgat ilmine dair bir alıntı: - "NİSAF: Bir şeyi tam olarak ikiye bölme... NISF: Yarım, yarı... NASFET: İnsaf. Haklılık. Bir şeyin yarısını almak. Hakkaniyet. Şeriat ve kanunların şümûlüne girmeyen hakları temin ve ifâsına zorlayan fıtrî adalet hissi... NASİFE: Su mecrası,
Mücerret Fikir
Ölüm Odası B-Yedi / Ebu Süleyman LügatıSalih Mirzabeyoğlu · İbda Yayınları · 20229 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2023 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2023 21:37
Kitabın incelemesine üzerinde önemle durduğum bir pasajı paylaşarak başlamak istiyorum. "Bir fikrin, münevver kimselerde bile tesir husule getirebilmesi, bu fikrin doğruluğunun ispat edilmiş olmasından ileri gelmez. En açık bir ispatın çoğunluk üzerinde ne kadar az tesir icra ettiğini görerek de bunu anlayabiliriz. Pek parlak bir bedâhet ancak tahsil görmüş bir dinleyici tarafından tasdik olunur; fakat az zamanda bu bedâheti anlatan fikir o dinleyenin şuuraltı ile, iptidai anlayış tarzına geçer. Aradan bir kaç gün geçtikten sonra onu tekrar görünüz, size eski delillerini ayni tâbirlerle gösterecektir. Çünkü o his haline gelmiş evvelki fikirlerin tesiri altındadır." Sayfa 68 Mesela bir insan ile tartışırken mantıklı deliller ile karşınızdaki insanın yanlış bir düşüncede, inanışta olduğuna ikna etmeye çalışırsınız fakat bu çoğunlukla mümkün olmaz. Gösterdiğiniz deliller o kadar açıktır ki buna rağmen hala nasıl düşüncesini değiştirmediğine şaşar kalırsınız. İşte bunun sebebi o insanın inandığı yanlış düşüncenin artık hislerine sirayet etmiş olmasından kaynaklanıyor. Yani kökleşmiş. Derin bir şekilde yerleşmiş. İşte bu durum bizim insan olarak kendimizi hakikate kapattığımız en tehlikeli ve maalesef çözümü en zor sorunumuz. Yani yanlışta ısrar ederek yaşamaya devam ediyoruz. Ve bu durum belkide insanların %99'unda var. Hepimizde az ya da çok mutlaka var. O yüzden edindiğimiz fikirlere, inanışlara o kadar çok dikkat etmeliyiz ki o kadar ince süzgeçlerden geçirmeliyiz ki bu fikirler, inanışlar eğer hakikatten uzaksa bizde kökleşip yerleşmesin. Ve ayrıca bazen de şöyle bir durup kendimizi sorguya çekerek inandığımız, inanmadığımız, sevdiğimiz, sevmediğimiz neler varsa bunların üzerinde tekrar düşünüp muhakeme ederek tekrar tekrar gözden geçirmeliyiz. Kendimize ve bizi biz
Kitleler PsikolojisiGustave Le Bon · Bedir Yayınevi · 19695,2bin okunma
5/10
·640 syf.··
2022 30. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2022 11:15
Bismillah. - Kitaba ve Yazılış Hikayesine Dair Tahrif Hareketleri üç cilt ve iki bin küsur sayfadan oluşan hacimli bir kitap. Yazarın son dönemlerinde kaleme aldığı kitaplarındandır. Hatta vefatından 5-6 sene önce çıkan bir söylentiye göre, dördüncü cildi de yazıyordu. Ama nasıl olduysa dördüncü cilt çıkmadı. Ya söylenti asılsızdı, ya tamamlayamadı ya da yaşlılığından dolayı uğraşamadı. Esasen en başta kitabın tek cilt olarak ve sadece güncel tahrif hareketlerini kapsamına alacak şekilde telifi düşünülüyor. Fakat sonra ilk fitnenin -ki açıklayacağız- zuhurundan itibaren günümüze kadar bütün Tahrif Hareketleri’ni işlemekte karar kılınıyor. Onun için olacak, Tahrif Hareketleri kitabının ismine “Geçmişten Günümüze..” diye önad gibi bir detay eklenmiş. Soğuk Savaş döneminde Doğu ve Batı diye iki kutba ayrılan dünya, Soğuk Savaş sonrasında tek kutuplu duruma geçiş yapıyor. Medeniyetin bu dönemde aykırı bulduğu ve “kızıl tehlike” şeklinde nitelendirdiği komünizm sahadan çekilince, tek kutuplu dünyanın en azından görüntüsünü bozan İslam dünyası “yeşil tehlike” diye yaftalanıveriyor ve bu tehlikeyle bir mücadeledir başlıyor. Bu mücadele zaman içerisinde çok kılık değiştiriyor. Yazarın kitabı yazmakta olduğu zamanların biraz öncesinde “dinler arası diyalog” kılığıyla meydandaydı. Takdimdeki ifadelere bakarsak, böyle bir hengâmda yazar “dilsiz şeytan” hadisine mazhar olmama gayretiyle Tahrif Hareketleri macerasına girişiyor. Ciltlerin ilk baskıları sırasıyla 2010-11-12 yıllarında yapılmış. Demek ki dinler arası diyalog modası ve bu modanın dinamoluğunu yapan topluluğun forsu birkaç yıl daha devam edecek, ondan sonra tarihe gömülecektir. Hatta Fethullah Gülen ve avenesini konu alan üçüncü cilt 2012 senesinde baskıya veriliyor. O dönemde birçok (olumsuz manada) saf Müslüman’ın
1000k
Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri 1Kadir Mısıroğlu · Sebil Yayınevi · 2011380 okunma
9/10
·131 syf.··
2020 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 12:49
YAZAR HAKKINDA Çocukluk ve Eğitim Yılları 1873 yılının kasım ayında Fatihte doğmuştur. Babası ipekli Tahir efendi annesi Emine Şerif hanımdır. İlk ismini babası "Ragîf" olarak koydu babasının vefatından sonra annesi ve arkadaşları ona Akif olarak hitap etmeye başladılar ve o Akif ismini benimsedi. Rüştiye yıllarında Türkçe öğretmeni Kadri Efendiden etkilendi, Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Mülkiye idadisine yazıldı. Babasının vefatı ve evlerinin yanması sonucu maddi sıkıntı yaşadılar, idadiden ayrılan Akif Ziraat ve Baytar mektebine kaydoldu. Mektebin son iki yılı şiirle iyice yakınlaşan Akif spora ilgiliydi 4 yılın ardından mektebi birincilikle bitirip Ziraat Bakanlığına memur olarak atandı. Edebi Hayatı ve II. Meşrutiyetin Akif'e Etkisi Resmi Gazete ve Servet-i Fünûn Dergisinde yazıları yayımlandı. II. Meşrutiyetten sonra İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu. Ancak Mehmet Âkif, üyeliğe girerken edilen yeminde yer alan "Cemiyetin bütün emirlerine, bilâkayd ü şart (kayıtsız şartsız) itaat edeceğim." cümlesinde geçen "kayıtsız şartsız" ifadesine karşı çıkmış, "sadece iyi ve doğru olanlarına'" şeklinde yemini değiştirtmişti[1]. Meşrutiyetten sonra edebiyata atılan Akif Sırat-ı Müstakim dergisinde başyazar oldu daha sonra derginin ismi değişse de Akif çoğu eserini bu dergide yayımladı. Dergi ve gazeterle de mısırlı bilgin Muhammed Abudun etkisiyle benimsediği İslam birliği görüşünü yaymaya çalıştı. Daha sonra Teşkilât-ı Mahsusa'ya, Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye Cemiyeti'ne ve İstiklâl Savaşı'na Katılan Akif, Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi beyin ısrarı üzerine istiklal marşını yazdı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45'te ulusal marş olarak kabul edildi. Âkif, ödül olarak verilen 500
Safahat 6 - ÂsımMehmet Âkif Ersoy · Dergah Yayınları · 2011130 okunma
Puan vermedi
Okumalara doyamadım ki eminim sizlerde okudukça kendinizi benim gibi aşırı bilgi yüklenmiş; güzel bir zihin ağırlığında hissedeceksiniz. Üstâd'ın eseri, Kafir ve Mümin arasında geçen diyaloglar ile başlıyor. Sonrasında Ruh ve Nefs diyaloğu ile sürüyor konuşmalar. Akabinde her müslümanın bilmesi gereken bazı kelimelerin anlamları ile devam ediyor. Örneğin nazar, büyü, bedahet, şeriat..gibi kelimelerin herkesin anlayacağı seviyede anlamları mevcut. Hz. Ömer'inda birçok kıssasına yer verilmiş. NFK'i ve eserlerini yeterince tanımıyorum ya da hiç okumadım diyenler varsa mutlaka bu eserinden başlamalı derim. Bu kitabı, kelimeleri ve cümleleri ile çokca istifade ettiğim bir abi hediye etmişti. Yine yaptı abiliğini :) Rabbim bizleri güzel, kaliteli ve iyi kitap hediye insanlar ile karşılaştırsın :) Kitabı vakit kaybetmeden keşfedenlere keyifli okumalar şimdiden..
1000Kitap
Mümin - KâfirNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20181,634 okunma