ÜÇ YOL: BEDÂHET, TECRİD ve HİKEMİYAT...
(...) Aslında ben basitleştirmeye çalıştım. Çok daha derin bir konudur İbda Diyalektiği. İslâm’ı elde etmenin üç yolu olduğunu belirtir: Bedahet-apaçıklık dâvası: İnsan ruhunda ezelî olarak bulunan bir hassadır. Öyle ki, insanda bedahet olmasaydı, gördüğü çizginin eğri mi, doğru mu olduğunu bile ayırdedemezdi; aynada gördüğü şeklin kendi yüzü olduğunu bilemezdi. (Mitolojideki köpeğin masalını hatırlayın!) Kafasında mânâlar bir araya gelmez, bir kavram bütünlüğü oluşmaz, fikirler zihninde yer etmezdi. İslâm’ın kalbin yolu oluşu: İslâm’ın imânla bulunuşu… Ve tasavvufî oluş’la doğrulanışı… Tecrid (soyutlama, düşünüş) ölçüleri: “Beşer zekâsının sekreteri” olarak İbda… Ve Olanca Batı felsefesinin ve medeniyetinin içinden geçerek doğan İslâm tefekkürü ve yeni İslâm medeniyeti… Yeni mütefekkir, dehâ tipinin bundan böyle “İbdacı” olarak doğuşunun zemini… Hikemiyat!.. İbda Diyalektiği bu üç yolda da görünür. Bu üç yolda da görünen insanlara hitab eder, onları hasrı içine alır.
İbda Diyalektiği -Kurtuluş Yolu -II-, 20 Mayıs 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İBDA Diyalektiği
HER ŞEY MÛCİZE...
(...) “Evvelâ her şey mûcize… Her şey Allah’ın mûcizesi… Yekûn hâlinde varlık ve tek tek her şey mûcize… Göz mûcize, kulak mûcize, akıl mûcize, ruh mûcize… İki parmak ucu arasında bir çiçeğin ipek nescini [dokusunu] lif lif tadan duygu nedir? Ne sayalım! İnsanın içine ve dışına doğru her şey mûcize… Hacim mûcize, şekil mûcize, renk muûcize… Sonra bütün bunlar basit ve tabiî sayılıp da meccanî [bedava] bir bedâhet [apaçıklık] hissi içine girildi mi, artık bunlardan ötesinde olmaz sanılan şeyler ayrıca mûcize…”
Sayfa 231 - BÜYÜK DOĞU Yayınları
Çöle İnen Nur
Reklam
Din bir imtihandır, bir tecrübedir. Ervah-ı âliyeyi, ervah-ı safileden tefrik eder. Öyle ise ileride herkese göz ile görülecek vukuatı öyle bir tarzda bahsedecek ki; ne bütün bütün meçhul kalsın, ne de bedihî olup herkes ister istemez tasdike mecbur kalsın. Akla kapı açacak, ihtiyarı elinden almayacak. Zira eğer tamamen bedahet derecesinde bir alâmet-i Kıyamet görülse, herkes tasdike muztar olsa; o vakit kömür gibi bir istidad, elmas gibi bir istidad ile beraber kalır. Sırr-ı teklif ve netice-i imtihan zayi' olur. İşte bunun için, Mehdi ve Süfyan mes'eleleri gibi çok mes'elelerde çok ihtilaf olmuş. Hem rivayat dahi çok muhteliftir, birbirine zıd hükümler olmuş.
İşin ilmî ve fikrî cephesini ele almaksızın bedâhet duygularına hitap ediyor ve işin nereye vardığını, resmî hükûmet ajansı bildirisine dayanarak gösteriyorum: İstasyon yerine «Duralga», Greyfurt yerine «altıntop» telgraf yerine «duyarga», kamyon yerine «yüklet», daktilo yerine «yazmaç»... Ve: Lokomotif (çekit), kolye (boyuncak), çek (ödene), anarşist (baştanımaz), bütçe (geçinge), hamam (ısıdam), ekvator (eşlek), kabristan (gömütlük), biblo (süslük), traktör (çeker), şampiyon (yarışbaşı), teleks (uzçektiri), final (sonlama), direksiyon (yönelteç), gaz (uçuntu), fermuar (kapayıcı), kamyonet (yükleteç), kangren (çürükçe), karikatür (gülünç çizim), rüşvet (yedirmecilik)... Sakın ola ki, bu deli saçmalarına karşı fikrî bir itiraz ve mantıkî bir karşılık aramaya kalkışmayın! Zaif olur!.. Sadece «kepazelik», «skandal», «suikast» ve «ihanet» kelimelerinin karşılıklarını onlara sorun, yeter!.. Dehşet!.. Ruhumuzdan boğazlanıyoruz da kimsede gık yok!.. Madde ve ruh farkı ölçüsüne vatanın barbarlarca istilâsından beter bu hal!.. Birtakım frenkçe kelimelere de karşılık arama gibi sözde millî bir gayret maskesi altında hedef sadece İslâm ve onun mübarek mefhumlarını zedelemektir.
Hey gidi hey...Şu etrafindaki kolayci ,bedavaci insanlara da bak !..Bedahet duygularinin çek-çek arabalarinda, keyif surerek mesafeleri aşan insanlar ...Bu insanlardan kime bahsedebilir halinden...Kime ve hangi dille anlatsin halini...Yoksa zaman, mekan,mazi ,tarih,eşya,hareket,bu dunyada ne varsa hepsi birden yalan da , butun insanlik kendisini aldatmak için birlik mi olmustur ?..
Sayfa 48·Kitabı okudu
HAKİKATİ KENDİ ALÇAKLIĞINA ÂLET ETMEK....
(...) Nahiv ilminde bir bahistir: Söz, hâl ve makama uygun olmalıdır!.. Hakikati kendi alçaklığına âlet etmeye kalktın mı, bâsiret, ferâset, ilhâm, bedâhet, ihtimal hesabı ve tahmin çerçevesinde serdedilen bir sözü, "kehânet satmak" diye çarpıtabilir ve sahibini de "ölçüye aykırı olmak" diye hasedine uygun bir şeklide karalamaya çalışabilirsin...
Sayfa 158 - ÜÇ IŞIK isimli konferansından 1990, İBDA Yayınları
Üç Işık
Reklam
Reklam