Kalpler, Beğeniler ve Pekiştirme Döngüsü
Özgür olduğunuza, seçimler yaptığınıza, neye dikkat göstereceğinizi belirleyen karmaşık bir zihniniz olduğuna inanıyorsunuz - ama bunlar hep hikâye. Odaklanma hissinizle birlikte siz, hayatınız boyunca tecrübe ettiğiniz tüm pekiştirmelerin toplamından ibaretsiniz aslında. Skinner'a göre insanlarda -özgür iradeyle seçim yapan bir kişi olmak anlamında- zihin yoktu. Akıllı bir tasarımcının sizi istediği gibi programlaması mümkündü. Bun- dan yıllar sonra Instagram'ı tasarlayanlar da şöyle soracaklardı: Kullanıcıları -kalpler ve beğeniler yoluyla- selfi çekmeye özendirsek, fazladan yem almak için sol kanadını açıp duran güvercinler gibi, saplantılı biçimde bunu yapmaya başlarlar mı acaba? Skinner'ın esas tekniklerini alıp bir milyar insana uygulayacaklardı.
Sayfa 59 - Metis·Kitabı okuyor
Alıntı
Sosyal medya kodamanları, dünyayı daha iyi bir yer ha­line getirmeye çalışan dost görünümlü bilgisayar dahileri gibi davranmayı bırakmalı ve tişört giymiş tütün çiftçileri olduklarını, çocuklara bağımlılık yapan bir ürün sattıkla­rını kabul etmeliler. Çünkü itiraf edelim ki "beğenileri" kontrol etme bağımlılığı, artık sigara içmenin yerini aldı.
Bill Maher, Real Time (12 Mayıs 2017)·Kitabı okuyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Dostluk, çağımızda çoğu zaman hafifleyen bir şeye dönüşüyor: beğeniler, kısa mesajlar, emojilerle geçiştirilen hal hatırlar. Oysa dostluk, birlikte zamanın ağırlığını taşıyabilme sanatıdır. Mevcudiyetin radikalliği burada ortaya çıkar. Arkadaşlarla bir kafede buluştuğunuzda masanın ortasına küçük bir oyun koymayı deneyin: herkes telefonunu sessize alıp masaya bıraksın; sohbete ilk dayanamayıp telefonuna uzanan hesabı ödesin. Eğlenceli görünür; arkasında net bir cümle durur: “Şu an burada birlikte yarattığımız an, herhangi bir bildirimden daha değerli.” Arkadaşlarımıza, onların fotoğraflarını “beğenmekten” fazlasını borçluyuz. Dertlerini dinlemek, başarılarını sahiden kutlamak, zor zamanlarında fiziksel olarak yanlarında olmak. Bunların hepsi “eşlik etme” sanatının parçalarıdır. Sömürü Bakışı'nın yüzeyselliğine karşı Bağlantı Bakışı'nın sıcaklığını ve derinliğini korumak bazen en sessiz direniş biçimi olur.
Sayfa 180·Kitabı okudu
1000Kitap
acının sıradanlaşması ve kalplerin taşlaşması
Suriye'den ve diğer mazlum coğrafyalardan yansıyan karelere bakın. Görmediğimiz bir şey kaldı mı? Yoğun bombardımanlar, can çekişen çocuklar, enkazlardan çıkarılan paramparça haldeki bebekler, yavruları kollarında son nefesini veren annelerin feryatları... Her şey avucumuzun içinde, parmaklarımızın ucunda. Bunları paylaşıyor, WhatsApp gruplarında birbirimize yolluyor, üzerine yorumlar yapıp "beğeniler" topluyoruz. Nihayetinde değişen ne? Hiçbir şey. Kanlı ceset fotoğraflarının ulu orta ve sürekli olarak paylaşılması, kalpleri dört aşamada katılaştırıyor: İlk önce bakamıyorsunuz, içiniz parçalanıyor. İkinci aşamada bakabilmeye başlıyorsunuz, "vay alçaklar!", "vay zalimler!" nidaları eşliğinde üzülmeye devam ediyorsunuz. Üçüncüde tepkiler artık,"tüh, yine katliam yapmışlar!" halini alıyor. Dördüncü ve son aşamada, "yazık!" demekten başka ses çıkmıyor ağzınızdan.
Sayfa 24 - Ketebe
....dair sizin de deneyebileceğiniz bir örnek vereyim. Bir güvercini kafese koyun ve acıkmasını bekleyin.2 Sonra kafese bir düğmeye bastığınızda içine yem bırakan bir yemlik ekleyin. Güvercinler çok hareketli hayvanlardır - güvercinin önceden belirlediğiniz rasgele bir hareketi yapmasını (kafasını yukarı kaldırmasını ya da sol kanadını dışarı çıkarmasını, örneğin) bekleyin ve tam o anda düğmeye basın. Sonra aynı hareketi tekrar yapmasını bekleyin ve yine yem verin. Bunu birkaç defa yaptığınız takdirde güvercin yem istediğinde sizin belirlediğiniz o rasgele hareketi yapması gerektiğini öğrenecek - ve o hareketi sık sık yapmaya başlayacak. Doğru yönlendirdiğiniz takdirde, ödüllendirmeyi seçtiğiniz hareket güvercinin odağına yerleşecek. Saplantılı biçimde kafasını yukarı kaldırmaya ya da sol kanadını dışarı çıkarmaya başlayacak. Keşfi yapan Skinner bunun ne kadar ileri götürülebileceğini, bu tür pekiştirmelerle bir hayvanın ne ölçüde programlanabileceğini öğrenmek istemiş ve epey ileri gidilebileceğini keşfetmişti. Bu şekilde bir güvercine pinpon oynamayı, bir tavşana bozuk paraları alıp kumbaralara koymayı, bir domuza elektrikli süpürge kullanmayı öğretebilirsiniz. Doğru ödüllendirdiğiniz takdirde pek çok hayvan çok karmaşık ve kendileri için anlamsız- şeylere odaklanacaktır. Skinner bu ilkenin insan davranışlarının neredeyse tamamını açıkladığına ikna olmuştu. Özgür olduğunuza, seçimler yaptığınıza, neye dikkat göstereceğinizi belirleyen karmaşık bir zihniniz olduğuna inanıyorsunuz - ama bunlar hep hikâye. Odaklanma hissinizle birlikte siz, hayatınız boyunca tecrübe ettiğiniz tüm pekiştirmelerin toplamından ibaretsiniz aslında. Skinner'a göre insanlarda -özgür iradeyle seçim yapan bir kişi olmak anlamında- zihin yoktu. Akıllı bir tasarımcının sizi istediği gibi
Sayfa 59 - Metis/Ağustos 2025/10.basım/İstanbul
Hayata Dair
Baltasar Gracian
Büyüklüğe Giden En Kısa Yol Başkalarından Geçer. Doğru insanlarla ilişki kurmak her zaman işe yarar. Huylar ve beğeniler paylaşılır. Farkına varılmadan, sağlam duyular ve hatta yetenekler bile gelişebilir. Önce sabırsız, sonra ağırkanlı, sonra da diğer mizaçtaki kişilerle birlikte olun. Böylece, orta yolu hiç zorlanmadan bulacaksınız. Diğerleriyle aynı fikirde olmak büyük bir sanattır. Zıtlıkların değişimi dünyayı güzelleştirerek, onun dönmesini sağlar. Eğer bu durum fiziksel dünyada bir uyum yaratıyorsa, bundan daha fazlasını manevi dünyada da yapabilir. Arkadaşlarınızın ve yandaşlarınızın seçiminde bu politikayı benimseyin: En uç noktalardakilerle de birlikte olun ki, daha işlevsel olan orta yolu bulabilesiniz.
Felsefe