Ebû Süfyan,durum karşısında hayret ve takdirini gizleyemedi: "Ben, insanlar arasında ashabının Muhammed'i sevdiği kadar hiç kimsenin, hiç kimseyi sevdiğini şimdiye kadar görmüş değilim!"
Sayfa 484
Din
Ben nedensiz yere böyle küçük görülecek bir kadın değilim.
Reklam
“Zamanın sonsuzluğunda, maddenin sonsuzluğunda ve sonsuz bir boşlukta bir köpük organizma ortaya çıkıyor, tutuyor ve sonra patlıyor, bu köpük de ben oluyorum.“
Sayfa 482·Kitabı okudu
Yalancı Çoban, yine Mirket'in o anda en son duymak isteyeceği cümleler arasından üçüncüsünü söylemişti. Bunlardan ikincisi ise şu cümleydi: "Ben dürüm-ayran Federasyonundan geliyorum, hesaplarınızda bir hata tespit ettik!"
Alıntı
"De ki: Eğer Allah dileseydi ben Kur'an'ı size okuyamazdım, hiç bir sûretle de size onu bildirmezdi. Bilirsiniz ki daha önce, bir ömür boyu aranızda yaşadım, böylesi bir iddiada bulunmadım. Aklınızı kullanıp bunu anlamaz mısınız?" (Yunus 10/16) âyet-i celilesi de tam da bu tecrübe usulünün ilim vesilelerinden, aklî delillerden olduğunu göstermektedir. Çünkü bu âyet-i kerimede Resûl-i Ekrem'in peygamberliğini, Kur'an'ın vahye dayandığını inkâr edenlere denilmiş oluyor ki: "Hz. Muhammed'in [sallallahu aleyhi vesellem] kırk senelik hayatı sizin gözlerinizin önünde cereyan ettiğinden pek mükemmel bir tecrübe dönemi meydana gelmiştir. Resûl-i Ekrem, yıllarca sizin aranızda yaşamış olduğundan onun okuyup yazmamış, İlâhiyyat ilimleriyle uğraşmamış olduğunu pekâlâ bilirsiniz. Artık aklınız yok mu? Hiç düşünmez misiniz? Sonradan Kur'ân-ı Mübîn gibi muazzam bir kitap getirmesi onun Allah Teâlâ tarafından peygamberlikle, vahye mazhar olduğunu ispat etmez mi?"
Muharrem Ayının Onuncu (Aşura) Gününün Fazileti
Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: “Cahiliyede Kureyş, Âşure günü oruç tutardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de Âşure orucunu tutardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde de Âşure orucunu tuttu ve ashabına da Âşure orucunun tutulmasını emretti. Ramazan orucu farz kılınınca, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âşure günü oruç tutmayı terk etti. Bundan sonra dileyen Âşure orucunu tuttu, dileyen de tutmadı.” Sahih Buhari 1859; Sahih Muslim 1125/113, İmam Malik, el-Muvatta 1/299; İmam Ebu Davud, es-Sunen 2442; İmam Tirmizi, es-Sunen 753; Ahmed bin Hanbel, Müsned 6/162 Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde oradaki Yahudileri oruçlu olarak buldu ve onlara şöyle sordu: −“Bu ne orucu!?” Yahudiler: −Bu salih bir gündür. Allah-u Teâlâ İsrâiloğullarını düşmanlarından bu gün kurtardı. Bu sebeple Musa (Aleyhisselam) bu gün oruç tutmuştur, dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Biz Musa’ya sizden daha yakınız!” Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) dedi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o gün oruç tuttu ve insanlara da oruç tutmalarını emretti! İbni Mace’de ki hadiste ise Yahudiler şöyle demişlerdir: “Bu gün, Allah-u Teâlâ’nın Musa (Aleyhisselam)’ı kurtardığı ve Firavun’u denizde boğduğu gündür. Musa (Aleyhisselam)’da bu gün, şükür olarak oruç tutmuştur.” Ebu Davud’da ki hadis ise Yahudiler şöyle demişlerdir: “Bu gün, Allah-u Teâlâ’nın Musa (Aleyhisselam)’ı Firavun’a üstün kıldığı gündür.” Sahih Buhari 1860; İbni Mace 1734; İmam Ebu Davud 2444, İmam Darimi, es-Sunen 1766 Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
Reklam
Reklam