Puan vermedi·360 syf.··
2026 84. kitabı
Dört kitaplık serinin önsözü niteliği taşıyan bir kitap da diyebiliriz. Yazarın kendisiyle yaptığı iç çatışmaları Tanrı ile sohbet ediyormuş gibi yansıtması ve tanrı ile insan arasında nasıl bir ilişki olduğunu görüyoruz kitap boyunca. Okurken sorgulanması gereken ne kadar fazla olgunun olduğunu da görmekteyiz. Tanrı ya da yaratıcının kuranda belirttiği “Onu düzenleyip içine ruhumda üfledim” ayetine dolaylı olarak bir çok kereler vurguda bulunuyor. Beni başka yerde arama, ben sendeyim , sen de bendesin. Hallacı Mansur’un canıyla ödediği Enel Hak düşüncesi kitapta kendini sıklıkla gösteriyor. Kitap boyunca bireyin ben merkezci bir kişilik taşıması gerektiğine vurgu yapıyor. Önce kendini kurtaracaksın, kendisini kurtaran insan tüm dünyayı kurtarır. İnsanların başına gelen her şeyden kişinin kendisi sorumludur. Neyi düşünüp, neyi çağırırsan başına gelecek olan yine o olacaktır, vurgusuyla Tanrı bütün sorumluluğu insanın üzerine yıkmaktadır. Cennet, cehennem, siyaset, ekonomi, cinsellik ve başka konular ile ilgili yorumlarla karşılaşmaktayız kitap boyunca. Kitabın sonun da serinin diğer kitaplarının içeriğiyle ilgili bilgilere veriyor.
Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir DiyalogNeale Donald Walsch · Ötesi Yayıncılık · 20191,421 okunma
Sarı Yüz/Herkese hitap etmeyen çok satan
2/10
·303 syf.··
2026 31. kitabı
Her yerde,herkeste görüp duyduğunuz hatta artık fotoğraflarını görmekten bıktığınız çok satan "Sarı Yüz"ü sonunda ben de okudum :) Hiç konusuna değinmeden kısaca ve öz belirtmek gerekirse; ︎Eğer yazarlık,yayınevleri,editörler,kitap basım süreci ve reklam çalışmaları gibi alanlara ve uğraşlara merakınız,ilginiz hatta niyetiniz varsa okuyun yoksa okumayın çünkü çok sıkılırsınız:)
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Vi Keeland, Davetiye
9/10
·320 syf.··
2026 1. kitabı
Merhaba, oncelikle Vi Keeland'in yazarligini gercekten cok cok seviyorum. Her seferinde beni assiri duygulandiriyor. Ben Stella'ya bayildim yaptigi meslek zaten harika ve o kadar havali ki. Hudson muthis biri kendinden emin ve ne istedigini bilen biri, kizi icin aldigi karar o kadar iyiydi ki. Onlar olana kadar cildirdim ama her sey cok yerindeydi. Ben Stella'nin kiz kardesine daha cok sasirdim Lexi'nin olayindansa cidden kucuk bir yaprak dokumu cekmisler. Kitaplarda karakterlerin ruhu olmasini bayagi seviyorum ve bu kitaptaki karakterler de oldukca ruhlu birileriydi. Davetiye ____________
1000Kitap
DavetiyeVi Keeland · Yabancı · 01,068 okunma
O nasıl bir son !!
9/10
·128 syf.·
2026 39. kitabı
Tarık Tufan dan okuduğum üçüncü kitap. Diğer kitapları da çok etkili başlayarak şok etkisi yapan sonlarla bitiyor. Sanırım yazarın özellikle dikkat ettiğim özelliği bu. Bir yere kadar okuyup gelince bir anda şok etkisi yaratacak bir olayın içinde buluyorsunuz kendinizi ve gidişatı hiç de öyle tahmin etmiyorsunuz. Bunu yaparken de son derece yavaş ve emin adimlarla ilerliyor. Okuduğum kitapta yine kahramanımızin adı verilmemiş ilk bölümde 34 yaşında kanser hastası olduğunu doktorla yaptığı konusmadan anliyoruz. Hastalık ilerledikçe ailesinin evine gitmesi gerektiğini düşünüyor ve ailesine geliyor. Bu arada yavaş yavaş geçmişine doğru giriş yaparak İlknur ile tanisiyoruz. İlknur ile evlilik hayaller kuruyorlar ancak zamanla ilknurun yaşadığı gerçekler ile yüzleşen kahramanımız onunla yollarını ayırmayı seçiyor. Ve bir sabah İlknur mahalleden gidiyor. Tüm mahalleli kahramanımızı suçluyor. Hasta olunca mahalleye dönen kahramanımiz kitap boyunca iç monolog halinde yaşadıklarıni ,hissettiklerini aktarıyor. Yazar bunu yaparken kısa ve etkili şekilde yapıyor. Ki okudukça kahramanın yerinde kendinizi buluyorsunuz. Ve derken son iki sayfada etkili vuruşu yapıyor ve bitiriyor. Ben böyle bir son hayal etmemiştim. İnsanın zamanında yapmadıklarından ne kadar pişman olabileceğini acı bir gerçekle önümüze seriyor yazar. 120 sayfada bu kadar duyguyu biraraya getirmek ve barındırmak gerçekten büyük başarı. Tarık Tufan bundan sonra her zaman okuyacağım bir yazar.
Hayal MeyalTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20207,2bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:31
الحمد لله، الحمد لله، الحمد لله، والصلاة والسلام على نبيه ﷺ، السلام عليكم ورحمة الله وبركاته. Çok kıymetli bir hocanın tavsiyesi üzerine alıp okuduğum bir kitap. Açıkçası hocanın tavsiyesiyle zaten güzel bir kitap olacağını tahmin etmiştim ama bu kadarını beklemiyordum. Gerçek Bir Talebe Olma Yolunda Dökülen Terler! Normalde taş çatlasa iki günde bitecek bir kitapken, vallahi bitsin istemedim. Bazı sayfalarına tekrar tekrar döndüm. Alıntılar konusunda kendimi tutamadım; bu yüzden biraz spoiler verdim. Daha fazla vermemek için de artık az konuşacağım (başarabilirsem). Kitabın üslubu, tarihine yakışır bir şekilde seçilmiş. Gerçekten okuyor gibi değil, adeta izliyor gibi hissettim kendimi. Hatta birçok yerde ciddi anlamda heyecanlandım :) Fakat bu heyecanın ötesinde, bana birçok şeyi sorgulattı. Özellikle nimetlere karşı şükrümü ne kadar eda edebildiğim sorusu zihnime ağır bir şekilde düştü. İster istemez her okuyucuya şu soruyu sorduruyor: “Sen, zamanının sultanı, padişahısın. Asırlar önce sultanların ve padişahların ulaşamadığı nimet ve imkânlara sahipsin. Peki ömrünün baharını nerede harcadın?” Bu soru, beyne inen bir balyoz gibi insanın üzerine çöküyor. “61 yaşındaki birinin olgunluğu, düşünce tarzı, azmi ve çalışkanlığı karşısında hayâ edip saygı duyacağı 16 yaşında bir ravi.” Ben daha çok konuşurum ama burada keseyim. Kitap not alınmadan okunacak bir kitap değil. Notlar alarak istifade edilecek bir kitap. Hâlâ kafamda ravinin kim olduğuna dair birkaç ihtimal var :) Sonunu hiç böyle beklemiyordum; hem duygulandım hem de çok şaşırdım.. Allah ona rahmet etsin. Yazarın kalemine sağlık وآخر دعوانا أن الحمد لله رب العالمين "Duamızın sonu, âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir."
RâviMuhammed Enes Topgül · Ketebe yayınevi · 2021879 okunma
'Gerçek' KADIN!
Puan vermedi·63 syf.··
2026 110. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:16
Simone de Beauvoir Ben Bir Feministim adlı eserinde daha önce yazmış olduğu Kadın - İkinci Cins 1 adlı yapıtındaki temel dinamikleri anlatımını sağlamıştır. Bu anlatımda röportaj havasında geçmesi ve yer yer Jean-Paul Sartre ve Albert Camus bahsetmesi de modern ve postmodern bir dünyanın 'eril-dişil' düzleminde kadının sıfatları ve yüklemleri tartışılmıştır. Simone de Beauvoir 'kadın' kavramını tüm sıfat ve yüklemlerinden arındırarak 'kadın eşittir insan' tanıtımı üzerinden bir evren kurmaktadır. Bu evrenin oluşsallığını sağlayacak denklemler düşünüldüğünde de 'eril' bireyin, yönetimin ve sistemin çizmiş olduğu kamusal kadın kimliğinin yıkılmasını istemiştir. Kadın kimliğinin sadece bedensel bir 'özne' olmadığını açıklamaya çalışan Simone de Beauvoir, toplumsallığın tabularındaki kadın formu yerine 'gerçek' kadın yani tüm sıfatlarından ve yüklemlerinden arındırılmış sadece insan olarak kadın olmayı savunmuştur.Buradan hareketle de feminizmin önder ve ilerici bir kuramcısı ve savunucusudur. Ben Bir Feministim eserde yer yer 'eril' düzenin birey, toplum ve kadın üzerindeki olumsuz tasavvurlarına değinirken ve bu değinme noktlarını Jean-Paul Sartre'nin de destek çıkmasıyla daha oturaklı bir biçemde kendi düşünüşünün onayını hem kendinden de hem de eril bireyden almıştır. Peki bu onama nedir? Asılda Simone de Beauvoir buna ihtiyacı varmış hissi düşüncesi ve eylemsel bağlamda ihtiyacı yok gözükmektedir. Ancak Simone de Beauvoir tanınma ve geniş kitleye ulaşma noktasında Jean-Paul Sartre omuzlarına dayanmıştır diyebiliriz. Lakin bu dayanma körü körüne değildir. Yeri geldiğinde Jean-Paul Sartre eleştirilerini katışıksız ve saf bir yargılamayal hem nesnel hem de öznel bağıntılarla sunmuştur.Diğer bir açıdansa Simone de Beauvoir kadn ve aile tandeminde iki kutbunda normlar ve dayatmalardan arındırılmasını hatta yıkılmasını vaaz etmiştir. Bu vaazdan hareketle düşünürün savı modern çağ ve postmodern çağda net bir
Ben Bir FeministimSimone de Beauvoir · Kadın Çevresi Yayınları · 1986190 okunma