— "Demin bir şey söyledin. Beni merakta bıraktın: "Hepsi birbirinin aynı!" diyordun. Niçin söyledin bunu? — "İnsanlar... Gülüm." — "İnsanlar mı birbirinin aynı?" — "Evet." — "Niçin bu sözü söyledin?" — "Çünkü... bak... Bu dünyada kimbilir kaç milyon adam, kaç milyon sevgilisine der ki: 'Ben senin için canımı veririm.' Kadın, zavallı kadınlar! buna inanırlar. Yalandır bu, yalan. Ben bu yalandan nefret ediyorum. Bu yalan olunca sevmek de yalandır. Ben istiyorum ki seven bir insan ölüme hazır olsun." — "Fakat bunu ne ile ispat eder, Selma? Kendini öldürerek mi?" Selma gözlerini sımsıkı yumdu ve açtı: — "Oh, hayır!" dedi. — "Peki, ne yapsın? Söyle bana: Ne yapsın?" — "Hazır olsun, kafî." — "Ya hazırsa? Fakat ya hazır olduğuna kadın inanmıyorsa?"
Alıntı
Düşündüm, BİR HAYAT NEDİR?
Başlar ve biter, Bir HAYAT NEDİR? Acı ve tatlıdır, unutulur hepsi, BİR HAYAT NEDİR? Emin olmasam da"hayat bir iz bırakmaktır"diyebilirim. Mezar taşı bir iz sayılır mı, emin değilim. Razı olan için mezar taşı bir izdir. Ben razı değilim. Gerçi elimden ne gelir?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
dede, cennet her şeyin kendisi olduğu yerdir. dede cennette insanlar sevgiden emindirler. dede insanlar cennette, ekmek kırıntısı kadar bir sevgi gördüklerinde acaba bunu benimsersem, yüreğimi açıp bu sevgi kırıntısını içime alırsam benim canımı yakarlar mı, karşılığında bir şey isterler mi, gece gündüz biz sana kocaman, devasa, ucu bucağı görülmeyecek denli büyük bir ekmek kırıntısı kadar sevgimizi verdik derler mi, başıma kakarlar mı, ben bütün varlığımla minnet ve şükran kesilmişken beni nankörlükle suçlarlar mı diye düşünmek zorunda kalmaz.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
“Zaman bana da bir nehir gibi geliyor. O nehirde yüzüyorum. Sular akıyor ama hangi damla arkamda, hangisi önümde; nehir mi hızlı akıyor, ben mi; su önüme mi geçiyor, arkamda mı kalıyor anlayamıyorum. Gerçek olan tek şey sonsuz bir akış.”
Sayfa 215
Edebiyat
Bu ben gerçekten ama niye böyle bunun bi adı nedeni var mı acaba
Liseden beri en yakın arkadaşımdı. Beni bilirdi. Sürekli arayıp sormayı sevmezdim. Sorgulanmaktan ve trip atılmasından ise nefret ederdim. İstersem uğrar, aklıma esmezse günlerce aramazdım. Bu, ona değer vermediğim için değildi. Unuttuğumdandı. O da bendeki değerini bu eylemlerle ölçmezdi.
Sayfa 105 - Ahuzar
Duygu ve Düşünce
Kırılan taraf olmak seni haklı yapar mı?
“​Sevgiyi senin suretinde yaratmıştım. Bu kalbin, birini sevmeye ihtiyacı vardı. Ve sen bunu anlamadın. Ve bana eziyet ettin. Ve eziyet ettiğini bilmedin. Göz yaşımı silmedin. Ve ben, senin bilgisizliğinin artmasına izin verdim. Fakat hiç bir şeyi unutmadım. Ve hepsini aklıma yazdım. Ve sana izin verdim ki, bilmeden yaptığın eziyet artsın. Ve sonunda artık dayanamıyorum diyebilmek için ben de bilmeden bu oyunu oynadım sana. Ve bulaşıkları yıkadım. Ve bütün sözlerimi yarıda kesmene izin verdim. Ben ki, bu konuda kimseye yetki vermemişimdir. Oysa, elimin tersiyle seni yıkabilirdim. Bıraktım ki, sen kendi sonunu hazırla. Ve bana bütün yaptıklarını bir bir aklımda tuttum. Derler ki tarla kuşu bütün gece öttüğü zaman tarla faresi bütün ihtiyatı elden bırakır ve yuvasından çıkarmış. Ve beni deliğimden sen çıkarmıştın. Ve sonra bütün hayallerimi yıktın. Yönetimi eline aldın. Ve sonra birlikte sokakta yürürken, istediğin yerden karşı kaldırıma geçmeğe cesaret ettin.” Dile getirilmeyen kırgınlıklar zamanla delillere dönüşür. Bir taraf, farkında olmadan ilişkiyi yıkıma sürüklerken bu duruma sessiz kalmak, ayrılık suçuna ortak olmaktır. İnsan, bu delilleri toplarken en büyük eziyeti kendisine yapar.
Sayfa 91·Kitabı okuyor