8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 11:29
Yazar eserini otobiyografik türde kaleme almış. Ben kitabı tamamladığımda üç grup fikir oluştu zihnimde; yazarın özel hayatı, seyehatleri, sık sık ifade ettiği şahsi fikirleri. Sevan Nişanyan özel hayatında eşleri ve ailesi için zor bir karakter, okul, iş ve akademik hayatında bazen bir dahi, bazen bir çılgın, bazense çok iyi bir demogog olduğunu söyleyebilirim. Seyehatlerinde fazlasıyla cesur olduğunu ifade etmek isterim. Sevan Nişanyan'ın Cumhuriyet, Atatürk ve Türk tarihi hakkındaki fikirlerine katılmasam da kendisinin memleketimiz için büyük bir değer olduğunu düşünüyorum. Akıcı, arı duru bir Türkçe ile yazılan kitabı özellikle gençlerin , hayatında ümitsizlik ve yılgınlığa kapılanların okumasını tavsiye ediyorum.
Hayata Dair
Aslanlı YolSevan Nişanyan · Everest Yayınları · 2018242 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi
Bir Vacilando kitabının ilk sayfasını açtığımda bizi karşılayan “Yolculuğa hazır mısın?” sorusunu çok seviyorum. Okuru, kitabın büyülü dünyasına davet ediyor adeta bu soru. “Hazırım” diyor ve okumaya başlıyorum. Öznur Unat’ın Palaçinka kitabını,öncelikle adından dolayı okuma listeme eklemiştim. Palaçinka, herkesçe bilinen adıyla “krep” yani “Balkan akıtması”dır. 2023 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü alan kitap hemen hepsi hüzün barındıran dokuz öyküden oluşuyor. Kitaba adını veren ilk öykü “Palaçinka”da, meyhanede geçmişi yaşayan bir adamın öyküsünü okuruz, bir tabak palaçinkanın iyileştirici gücünü hissederiz. “Ben, Datça Bir de Şerafettin”öyküsünde çalışmak zorunda olan küçük Şerafettin ve talihsiz kardeşiyle tanışırız. “Buruşuk Gömlek” öyküsünde Rumelili Cevahir Hanım için “Yokluğu varlığından daha çok yer kaplayan biricik hatırası” buruşuk gömleğin sırrını okuruz. “Ay Tutulması”nda sıra dışı bir çocuk olan Şeref’i ve talihsiz gelin Hatice ile karşılaşırız. “Nana”nın odasındaki bıçak Hatice Gelinin sırrını çözecektir. Ve Floyen Tepesi’nde de Sevan ve Zeliha’nın Norveç-Bursa arasında bir erik yaprağıyla mühürledikleri mektuplarını okuruz. Öznur UNAT’ın öyküleri hüzün öyküleri, mutsuzluk öyküleri, geçmişin tozlu raflarından bulup çıkarılan öyküler…Ama hepsi de hayallerine tutunup yaşadığını hissetmeye çalışan kahramanların öyküleri…
PalaçinkaÖznur Unat · Vacilando Kitap · 202552 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·776 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 23:13
Ermeni Tehciri ya da Soykırımı üzerine yaptığım okumalara devam ediyorum. Alman yazar Franz Werfel'in en meşhur kitabı olan ve gerçek bir hikayeden esinlenerek yazdığı romanından bahsedeceğim. Romanın hikayesini 1929 yılında Şam'dayken kurguluyor. Ve 1932-1933 yılları arasında yazıyor. Bu roman 1915 yılında o dönem Maraş'a bağlı olan Zeytun kazasındaki yaklaşık 5 bin Ermeni'nin zorunlu göçe karşı gelmek için gösterdiği direnişi anlatıyor. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Geride kalan 110 yılda ve daha öncesiyle de yaşanan olayları da göz önüne alırsak; Ermenilerle aramızda yaşananlara hiçbir zaman objektif olarak bakamadık. 2010 yılında Habertürk'te iki program yapıldı. Sevan Nişanyan ve Yusuf Halaçoğlu yaşanan olayları enine boyuna değerlendirmeye çalıştılar. Belki bir daha böylesine bir tartışma ortamı oluşmadı ülkemizde. Ben son 10 yıldır alternatif tarih yazımına önem vermeye başladım. "Alternatif Tarih Yazımı" derken neyi kastediyorum? Ülkelerin kurucu ve hakim güçleri tarafından tek taraflı yazılan ve anlatılan tarihin dışında objektif bir şekilde yazılan tarihi kastediyorum. Çünkü tarih her zaman galiplerin diliyle yazılır. Peki gerçek hikayeyi, mazlumların, kaybedenlerin, güçsüzlerin hikayesini merak etmiyor muyuz? İşte bu yüzden ben alternatif tarih yazımını önemsiyorum. Gelelim romana. Takdir edersiniz ki bu roman tek taraflı bir bakış açısıyla, sadece 1915 yılında birkaç aylık bir dönemde yaşanan olayları anlatıyor. I. Dünya Savaşı'na girilmiş. Ruslar, Fransızlar ve İngilizler ile birçok cephede savaşlar veriliyor. Aynı zamanda bu ülkeler yıllardır Osmanlı tebaası olan azınlıkları kışkırtarak iç isyanları destekliyorlar. Hükümetteki İttihat ve Terakki Paşaları bilhassa Enver Paşa, Ermenilerin cephe gerisinde sorun yaratmaması için 1915 yılında tehcir
Roman
Musa Dağ’da Kırk GünFranz Werfel · Belge Yayınları · 2022194 okunma
SESİN BENİ SEVDİĞİNİ SÖYLÜYORDU
Puan vermedi·360 syf.·
2024 3. kitabı
“Kendi öyküsünü tamamlamak ve kendinden öte hayatlara bir el uzatmak fikriyle çıktığı bu yolda ona Ali Nesin, Sevinç Erbulak, Barbaros Şansal, Fırat Tanış, Enver Aysever, Serra Yılmaz, Ece Temelkuran, Filinta Önal, Mine Söğüt, Yekta Kopan, Bülent Ortaçgil, Nebil Özgentürk, Sevan Nişanyan, Fazıl Say, Ercan Kesal, Ezel Akay, Atilla Birkiye, Murat Ateş, Tansu Okan, Sait Ali Köknar ve babalarının kıymetli hikâyeleri eşlik ediyor. Kimiyle Gümüşlük’te, kimiyle Şirince’de, kimiyle Kuruçeşme’de kimiyle Yalıkavak’ta, kimiyle ofisinde, kimiyle rakı sofrasında sohbet ediyor. Baba Öyküler’deki her bir kahramanın eşsizliğinin hakkını verirken bizi kendi öykülerimizle benzerlikler kurmaya ve onlarla yüzleşmeye davet ediyor.” Yukarıdaki uzun alıntı aykırıakademi.com sitesinden alınmadır , kitabın yazarı ile yapılmış eseri hakkındaki içerikle ilgili. Sanat camiamız içinde dublaj sanatçıları,müzisyen, yazar, sunucu, heykeltraş, mimar olanların babaları bir şekilde ülke ya da dünya çapında tanınmış kişilerin oğlu kızı olmak nasıl bir hayat getirmiş onları anlamak, babaların çeşitli versiyonlarını görmek için belge niteliğinde 2017 yılında yayınlanmış bir kitap.. Kitabın yazarı Jehan Barbur’u tanınmış ve sevip takip ettiğim kişiler arasına koymadım hiç aklımda ona dair imge hep şu,gümüşi pullu ve kısa bir elbise giymiş,mikrofon önünde, piyano çalan bir müzisyen arkada,yüzü herkesten ayıramayacağım belirsizlikte birisi ,bu türden kitapları seviyor olmam kendisi ile yollarımızı kesiştirdi diyebilirim. Jehan Barbur Beyrut ‘ta dünyaya gelmiş, Arap asıllı ,Fransızca ikinci anadili olan bir Türk. Bir gün Erkan Oğur ile sohbet ederken böyle bir kitap yazma fikri doğuyor.Tanınmış şahsiyetlerin de bir babası vardı ve onları şekillendirirken hayatlarının tam olarak neresindeydi
İnsan ve Hayat
Baba ÖykülerJehan Barbur · Ot Kitap · 2016259 okunma
3/10
·100 syf.··
2023 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 02:19
Sevan Nişsanyan’dan, “Cezaevinden Anahit’e mektupler” adlı kitabının sonuna gelebildim, çok şükür.. Bu kitabı keşfettiğimde adamın ruhundan haberim yoktu, kitabın ne ile ilgili olduğunu bilmiyordum, ne ile ilgili gittiğinide araştırmadan, sırf kapağına bakarak başladım E-book üzerinden okumaya. Nişanyan Ermeni, ve Türkiye’de yaşamış senelerce.. ve başından geçenlerini, geçmişini mektuplarda sevgili kızı Anahit’e anlatmış. Fakat bu kişi ve yazdığı bazı şeyler, yada daha doğrusunu yazmak gerekirse, çoğu şeyler beni rahatsız etti. Üçüncü eşinden olan kızına mektup yazıyor ve orada geçmişte yaşadığı eski eşleri ve sevgilisi hakkında bahsediyor, eski eşi, sevgilisi ve Anahit’in annesi hakkında birlikte yaşadığı özel şeyleri, mektupta kızına anlatıyor.. hangi kafa? Eski eşlerini kötülemesi ve kendini iyi çıkarması, kendini ve çocuklarını övmesi.. sanki tek mükemmel insan oymuş ve tek mükemmel çocuk onun çocuklarıymış gibi bir hava sergiliyor.. sevmedim.. zamanınız varsa okuyabilirsiniz ama ben çoğunlukla sıkıldım ve böyle bir kitap olduğunu bilseydim hiç başlamazdım diye düşünüyorum. Okumayı düşünenlere spoiler vermeyi korktuğumdan dolayı çok şey yazamıyorum. Okuyacak olanlara şimdiden bolca keyifler!
Anı /Biyografi
Cezaevinden Anahit’e MektuplarSevan Nişanyan · Propaganda Yayınları · 20186 okunma
Kabul edin!
Puan vermedi·288 syf.··
2022 31. kitabı
Bir yetişkinseniz ve çocuk yapmayı düşünüyorsanız, bu kitapları okumanın çocuğunuz için faydası olur. Yok, ben bu kitabı kendim için okudum veya okumak istiyorum diyorsanız, geçmiş olsun: Kitapta yazanları anlayacak yaşa geldiğinizde iş işten geçmiş, hayatınızın rayları zaten dizilmiş, kitaptan alabileceklerinizin sayısı çok azalmıştır. Kitaplar hayatımızı derinden etkiler elbette ama, bir GPS haritası değildirler. Tesadüflerin ve çevremizin üzerimizdeki belirleyici rollerini unutmamalı. Özellikle İlber Ortaylı gibi “doğuştan şanslı” bir insanın değerli göreceği bir kariyerde bu ikisinin etkisi çok daha artıyor. Diğer türlü, kendini aşan insanlara zannettiğimizden daha nadir rastlanır. Nadir insanların başarı hikâyelerini daha çok duymamız, işin aslını değiştirmiyor. “Azmetmek” denilen efsaneye hiç inanmadım ama, gerçekse bile, ancak yukarıda bahsettiğim tesadüf ve çevre temelinin üzerine inşa edilebilirler. Sevan Nişanyan’a birgün sordular: “Aydın nasıl olunur?” diye. “Ya aydınsındır ya da değilsindir. Sonradan olamazsın.” cevabını verdi. Anlayana, pek hikmetli bir söz…
İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20227,9bin okunma