Mü-kem-mel
9/10
·481 syf.··
2026 21. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:06
Okuma doygunluğu yaşadınız mı hiç? İşte o lanet dönemde okuduğum ama bayıldığım bir kitap. Kesinlikle okunmalı bence, Zülfü Livaneli'nin okuduğum 2. kitabı ve her ikisinden de çok aşırı keyif aldım. Türk okuyucular bu yazarın değerini bilmeli bence. Profesör Maximilian Wagner ile Nadia'nın aşkı öyle iyi kurgulanmış ve yazılmış ki kitabı bırakası gelmiyor insanın, 18 günde okudu yazıyor ama işaretlemeyi unuttuğum için, normalde 5 günde bitirdim. Hem merak uyandırıyor hem de hiç bitmese de okusam dediğim bir kitap, kesinlikle okunmalı.:)
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma
Puan vermedi·40 syf.··
2026 22. kitabı
Bazı çocuk kitapları vardır; sadece çocuklara yazılmış gibi görünür ama aslında büyüklere de sessizce bir şeyler anlatır. Kanatsız Arı Mu, benim için tam da öyle bir kitaptı. Bir arının kanadının olmamasını anlatıyor gibi başlıyor; sonra fark ediyorsunuz ki aslında hepimizin kendimizde eksik sandığı yanlarına dokunuyor. Bazen en büyük gücümüz, eksik sandığımız şeyin ta kendisi olabiliyormuş. Ahmet Şerif İzgören'in kalemini zaten uzun zamandır severek takip ediyorum. Yine yüzünüzde bir tebessüm bırakırken kalbinize küçük ama derin cümleler bırakmayı başarıyor. Hikâye bitiyor ama düşündürdükleri uzun süre sizinle kalıyor. Hele çizimleri o kadar güzel ki çizerimizin ellerine sağlık. Şimdi serinin diğer kitapları beni bekliyor. Eğer onlar da ilki kadar güzelse, Mu'nun yolculuğundan ayrılmak hiç istemeyeceğim. Çocuklar için harika bir hikâye... Ama bence içinde hâlâ çocuk kalan her yetişkin de bu kitabı mutlaka okumalı. Teşekkürler Ahmet Şerif İzgören... Yine kalbime dokunan bir hikâye bıraktınız. @ahmetserifizgoren @elmacocuk pervin özcan
Kanatsız Arı MuAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 2016243 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·724 syf.·
2026 15. kitabı
Postmodern tarzıyla Oğuz Atay , kitaba adını verdiği tutunmak,tutunamayanlar ve tutunmak istemeyenler üçgeninde yazmış kitabı. 200 sayfaya yakın yerde asla tek bir noktalama işareti göremezsiniz. Anlam bazen karmakarışık olabiliyor ya da senin bütün iç dünyanı yerle bir edecek cümleler kurabiliyor tek bir cümlesiyle. Selim Işık‘ın intiharının arkasındaki nedenler o kadar çok irdelenmiş ki hayata tutunamadığı için ölmesini yadırgamamak gerekir . Turgut Özben’in Selim’in iç dünyasını göremediği ,onun intiharına engel olamadığı için kendisi de tutunamamıştır bir anlamda hayata. Turgut’un Selim yüzünden hayattan kopuşunu o acısını bütün cümlelerde hissedebilirsiniz fakat kitabın sonunda beklediğim şey olmadı ben Turgut’un da hayattan kopacağını düşünürken daha yavan bitti kitap. Çok değişik bir serüvendi, çok değişik bir kitaptı bence . Ayrıca sosyal medyada o kadar çok Olric ile ilgili sahte yazılar görürsünüz ki kitapta onlardan pek eser yoktur :) Veee son olarak ; okunması gereken kitapların başında geliyor TUTUNAMAYANLAR
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
6/10
·400 syf.··
2026 32. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:52
"Demek insanların yüzü başka, içleri başkaydı." Allah hepimizi korusun böyle insanlardan. Orhan Kemal öyle bir kaynana figürü yazmış ki şeytana dudak uçuklatır. Gelini Nazan'a yapmadığını koymayan Hacer Hanım ikiyüzlü, yalancı, dini istismar eden, bencil, çıkarcı bir kaynanadır. Oğlunu istediği gibi manipüle edip gelinine karşı doldurmakta üstüne yok. Torunu Haldun'u da pis işlerine alet edip kendine kalkan olarak kullanıyor. Bence kendinden başka kimseyi sevmeyen kaynana Hacer Hanım bir yuvanın yıkılmasına bir kadının hayatının kararmasına sebep oluyor. Nazan ise tam vur eline al elinden ekmeği tabirine uyan bir gelindir. Yazarın cümleleri ile: "Hayatı boyunca çekilen tarafa sürüklenmiş, istenen her şeyi yapmış, sonunda suç onun olmuştu." Her olayda kabak başına patlar ve hep o suçlu çıkar fakat kendini hiç savunamayan bir kadındır. Eşiyle güzel zamanlar geçirmek ister fakat yetiştirilme tarzından dolayı içindekileri dışarı yansıtamaz, utanır. Kimseye karşı gelemez, nereye çekilirse oraya gider. Kaynanasının yaptıklarına boyun eğmek zorunda kalır ve ona kurulan tuzağı fark edemez. Daha sonrasında kaynanasının sahte iyi niyetlerine de inanarak ne kadar saf olduğunu gösterir. Başına daha neler neler gelir sayfalar ilerledikçe. Anne oğul, kaynana gelin, toplum ve dedikodu ekseninde dönen roman bir yandan çok abartılı olaylarla ilerliyor. Bu kadar da olmaz dedirtecek şeyler oluyor kitapta. Nazan'ın uysallığına, kaynananın şeytanlıklarına ve Mazhar'ın eşine karşı davranışlarına sinir olmamak elde değil. Sonrasında hikayeye dahil olan bar kızı Jale bence kitaptaki en mantıklı aklı selim olan karakter. Tabi onun da kusurları var elbette. Orhan Kemal'in bizi çıldırtmak için yazdığını düşündüğüm El Kızı kitabı bazen üzüp bazen de saç baş yoldurtacak bir kitap. Okurken
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 77. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:11
Jojo Moyes’in Senden Önce Ben romanını okurken, bunun yalnızca bir aşk hikâyesi olmadığını düşündüm. Benim için kitap, birbirinin hayatına dokunan iki insanın, birbirlerini değiştirme çabasından çok, birbirlerine farklı bir yaşam penceresi açmalarını anlatıyordu. Roman boyunca en çok Louisa Clark karakterinin değişimini takip etmekten etkilendim. Hikâyenin başındaki Lou ile son sayfalardaki Lou aynı insan değil. Başlangıçta güvenli sınırlarının dışına çıkmaktan çekinen, hayatını küçük bir çevrede sürdüren biri iken, Will Traynor ile tanıştıktan sonra kendi hayatını da sorgulamaya başlıyor. Bence romanın asıl yolculuğu da Lou’nun bu dönüşümüydü. Will karakteri ise beni tek bir duyguya yönlendirmedi. Bazı bölümlerde ona hak verdim, bazı bölümlerde ise kararlarını kabullenmekte zorlandım. Geçirdiği kazadan sonra yaşadığı fiziksel ve psikolojik mücadele, onu sadece “yardıma muhtaç” bir karakter olmaktan çıkarıyor. Hayata, özgürlüğe ve kendi kararlarını verebilme hakkına bakışı, roman boyunca üzerinde en çok düşündüğüm konulardan biri oldu. Lou ile Will arasındaki ilişkiyi sevme nedenim, bunun klasik bir aşk hikâyesi gibi ilerlememesiydi. Birbirlerini değiştirmeye çalışsalar da, aslında birbirlerine kendilerini yeniden keşfetme fırsatı veriyorlar. Lou’nun Will’e yeniden yaşama isteği kazandırmaya çalışması kadar, Will’in de Lou’yu korkularının dışına çıkmaya teşvik etmesi bana oldukça gerçek geldi. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın zor bir konuyu kesin doğrular üzerinden anlatmamasıydı. Özellikle Will’in aldığı karar etrafında şekillenen tartışmalar boyunca, karakterlerin bakış açılarını anlamaya çalıştım. Roman bana tek bir cevap vermedi; tam tersine, her okurun kendi vicdanıyla değerlendireceği sorular bıraktı. Jojo Moyes’in anlatımı oldukça akıcı.
1000Kitap
Senden Önce BenJojo Moyes · Pegasus Yayınları · 201333,1bin okunma
İnanılmazdı
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 05:12
Toskovat'ın bir parfümünü hatırlattı bu kitap. "Age of innocence" parfümünü. Çocukluktan çıkıp travma ile çarpışmak... Zeze aslında zaten yetişkin dünyasına uygun birisiydi, sadece onu anlayan yoktu. Sonra bir gün anlayan birisi çıktı fakat uzun sürmedi Portuganın ölümünün zeze ile paylaştığı araba ile olması da cabası. Arabayla beraber Portuga öldü, fakat arabanın diğer yarısındaki çocuk da öldü aslında. Portuga ve Zeze'nin arasındaki bağ çok kuvvetliydi. Ruhları çok uyumluydu. Bence sadece aşık insanların yaşadığı bir şey değildir uyum Şeker portakalında şeker portakalı bence portugaydı. Şey gibi, "incir reçeli sendin" gibi.
Duygu ve Düşünce
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma