Delice aşkın bütün belirtileri vardı bende, ama kelime bir türlü gelmiyordu. Sanırım böyle anlarda sizinle alay ederek hatta kötü niyetle bile olsa “aşık” kelimesini telaffuz edecek bir sırdaş lazımdır, soruyu kendimize de soralım diye; çünkü o zaman cevap kesindir.
Unutulmaz bir gün oldu bu benim için, çünkü bende büyük değişimler yarattı. Zaten herkesin yaşamında böyle olmaz mı? Yaşamınızdaki sayılı günlerden bir tekini silin... yazgınızın yönü kim bilir nasıl değişik olurdu!
Bunu okurken bir dakika durun, sizi çekip götüren zinciri düşünün; ister demirden olsun ister altından, ister çiçeklerden ister dikenlerden örülü olsun... o unutulmaz günlerin birinde ilk halkası yaratılmasaydı, bu zincir belki de size, yaşantınıza hiç dolanmayacaktı!
Ben de ona sarılıp saçlarını okşardım. Benim ona sarılamadığım kaç anda acı çekmişti? On beş yıl çok uzundu. Çok fazlaydı ve Meltem, tüm bunları yaşamak için çok küçüktü. Ama tüm bunlar hiçbir şeyi değiştirmiyordu. -Rüzgar Ataoğlu
«Ona Dan demeni istiyor, mektup yazmaya devam etmeni istiyor. Hoşlanıyor senden, mektupların onun yalnızlığını gideriyor. 'Shinzo'da da bende de yanıklar var. İkiz gibiyiz,' diyor; İngilizceyi okulda öğrenmiş.»
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır. Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır. Aşk cellådından ne çıkar madem ki yar vardır. Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır. Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır. O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır. Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır. Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır. Yarımışsam külümden yapılan bir hisar vardır..