Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale;
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
"Lütfen." Merrett'in cesaretinin son damlaları bacaklarından aşağı akıyordu. "Ben size zarar vermedim. Söylediğiniz gibi size altın getirdim. Sorunuzu cevapladım. Benim çocuklarım var."
"Genç Kurt'un asla olmayacak." dedi tek gözlü haydut.