“… Ludwig Feuerbach, Hegel’e bile karşı çıkarak insanın yediği şeyden öte bir şey olmadığını kesinleyecek, düşüncesini ve geleceği şöyle özetleyecektir: ’Gerçek felsefe felsefenin yadsınmasıdır. Hiçbir dindir benim dinim. Felsefem de hiçbir felsefe.’”
Yoşiya'ya kadar bütün krallar, dinin merkezîleşmesi üzerinden değerlendirilirken, Yoşiya'dan sonra böyle bir uygulama görülmez; Yoşiya zamanına kadar Davut düzenli bir şekilde ve önemli bir kişi olarak hikâyelerde yer alırken, daha sonrasında kendisinden bahsedilmez; o halde bu, Yoşiya'yla ilişkilendirilebilecek bir kırılma noktasına ve konuya bakış açısındaki değişimi gösteren kanıtlara sahip olduğumuz anlamına gelir. Bu iki yeni kanıt, Yoşiya'da bir son ve kırılma olduğunu gösteren diğer kanıtlarla da uygunluk gösterir. Kanıtlar, Tesniyeci tarihin ilk edisyonunun yazar-editörünün, Yoşiya'nın hükümdarlığı döneminde yaşayan biri olduğunu gösterir. Bu yazar-editör aynı zamanda Yoşiya'yı destekleyen biriydi.
Bunlar, Tesniye'yi ve ondan sonra gelen altı kitabı yazan kişiyi nerede ve hangi zaman diliminde arayacağımızı bilmek için, benden öncekilerin ve benim Kutsal Kitap'tan çıkardığımız ipuçlarıdır. Artık bu kişinin ne zaman yaşadığını biliyoruz: Yaklaşık olarak MÖ 622 civarında. Nerede yaşadığını da biliyoruz: Yahuda'da ve neredeyse kesin olarak biliyoruz ki Kudüs şehrinde. Ancak şu soru hâlâ cevap bekliyor: Kimdir bu yazar?
Şimdi tutturduğum yolu sonuna dek sürdürmek zorundayım; okumazsam, kendi bildiğim gibi çalışmazsam, hiçbir şey yapmazsam, aramaktan vazgeçersem, işte o zaman yok olurum. En acı yazgı olur benimki.
Şimdi, benim görüşüm şöyle: Yılmadan devam etmek, devam etmek, gerekli olan bu. Bu kez de soracaksın: Kesin hedefin ne? Hedefim gittikçe kesinleşecek, ağır ağır ama emin bir biçimde ortaya çıkacak- tıpkı kaba eskizin azar azar, üstünde ciddiyetle çalışarak, başlangıçta belli belirsiz olan fikrin üstünde uzun uzadıya düşünülerek, uçup gidecek esinin yakalanarak, resme dönüştürülmesi gibi, sonsuzluğa dek aynı kalacak hale getirilmesi gibi...