Başkalarının aşk öykülerini her zaman bilmeyiz, onların nesnesi,hedefi,amacı kendimiz olduğumuzda bile
Başka bir insanla kurulan diğer birçok ilişki gibi bir insanı sevmek de, ne yazık ki, bir iddia taşır. Bir insanı sevdiğimizi söylemek, bir insanı sevdiğini iddia etmek olur her zaman. Ve yaşamımız boyunca diğer bütün iddialarımız gibi bunda da sınanırız. Annesinden bir şeyi almasını çok fazla istedikten, ağlayıp çağırdıktan sonra elde ettiği şeyden bir süre sonra sıkılmaya başladığını belli etmekten çekinen bir çocuk gibi; sevgimiz sınandığında da her zaman bu iddiamız aklımıza gelir ve direnmeyi seçeriz, çoğu durumda sevdiğimiz insandan gelen şeyleri görmezden gelmeye meylederiz. Yaptığı ya da yapmadığı şeyler için kendince haklı sebepleri olduğunu düşünmeye çalışırız. Sevginin ölçüsü sevilenin yaptıklarının hangi ölçüde görmezden gelindiği olur çoğu zaman.
Çocukluk zamanlarından beri beraber olan Berta ve Tomàs. Tomàs'ın Oxford'da okuduğu dönemde başına gelen bir olay ve Berta ile paylaştıkları hayatlarının devamında bu olayın yankıları. Bir kadının sevdiği adam ile sınanması. Bekleyişler arasında enfes bir dille bize aktarılan duyguların yoğunluğu. İspanyol ve dünya edebiyatının büyük ustası Marias'tan keskin ve derin karakter analizleri ile bir ilişkinin sınır noktaları ve anatomisi.
Kitapta aynı zamanda Franco dönemi İspanya'sı ve o çağ dünyasının politikasını, insanların bu politik olaylara dari fikirlerini ve hislerini duymak da mümkün.
Şahane çeviri için de sayın Neyyire Gül Işık'ı da tebrik etmeden geçmemek gerekir.