Kolera'nın bütün kahvelerinde ve özellikle Berber Ali'nin dükkânında politika konuşulmaya başlandı. Tuttukları partinin siyasetinden hiç anlamayanlar, gece, gündüz, sigara, içki ve kadından başka sözcük bilmeyenler 'parti tutma modası'na kapılıp futbol takımı tutar gibi partili oldular.
.epub
Alıntı
Hancıya, bu kentte bir berber yok mu dedim. Bir berber mi ne yapacaksınız berberi? Çıldıracağım tüm sorularıma başka bir soruyla karşılık veriyor bu adam
Sayfa 60·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Diyor ki bir berber: :)
“Saçla sakalın erkeğin süsü olarak, zengin buklelerle bir bütün halinde döküldüğü, sanatçının tatlı çilesi olduğu ey altın çağlar! Geçip gittiniz. Erkekler süslerinin en güzelini kaldırıp attılar. Dehşet verici aletlerle sakallarını ta diplerine kadar kazıtan, utanç verici bir sınıf türedi.”
Polonyalı şair Adam Mickiewicz'in müzesinin önünde yaktıkları ateşle ısınan Kolera'nın şairleri, Berber Ali'nin kavgaya gittiğini gördüklerinde, ısınmaya bırakıp yazacakları kitaplara konu olacak bu olayı yaşamaya koştular.
.epub
Alıntı
Berber Ali, Kolera'daki hayatın ciğerine ve sertliğine daldıktan sonra hesapta hiç yokken zevk düşkünü kevaşelerin aşk tuzağına kendini kaptırmıştı. Çapkınlık yaparken ayak bağı olmasın diye karısına öyle tırsınç hikâyeler anlatmıştı ki, kadıncağız 'Dışarı çıkarsam boğulurum,' korkusuyla uzun yıllar sokağa ayağını göstermemişti.
.epub
Alıntı
sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana ben şiir yazmasam, kim tanır gözlerini geçerken yalnızlık sokağından hangi demirci indirir parmağına çekici hangi berber yanağını keser müşterisinin gözlerine bakmasam, doğar mı güneş
Reklam
Reklam